<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>avrupa &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/avrupa/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2020 12:09:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>avrupa &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yurt</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/yurt/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Aug 2019 14:25:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Afet İnan]]></category>
		<category><![CDATA[afrika]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Fuat Cebesoy]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara'nın İlk Günleri]]></category>
		<category><![CDATA[asya]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ten Hatıralar]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[Batı]]></category>
		<category><![CDATA[bayındırlık]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[çöl]]></category>
		<category><![CDATA[doğu]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Mücadele Hatıraları]]></category>
		<category><![CDATA[örgütlenme]]></category>
		<category><![CDATA[refah]]></category>
		<category><![CDATA[Türk toplumu]]></category>
		<category><![CDATA[türk ülküsü]]></category>
		<category><![CDATA[Türk ulusu]]></category>
		<category><![CDATA[uygarlık]]></category>
		<category><![CDATA[varlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yunus Nadi]]></category>
		<category><![CDATA[yurt]]></category>
		<category><![CDATA[yurt toprağı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2487</guid>

					<description><![CDATA[Ülkeyi Doğu ve Batı diye ikiye ayırmak doğru değildir. Yurt bir bütün olarak ele alınmalı, kurtuluş için genel&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkeyi Doğu ve Batı diye ikiye ayırmak doğru değildir. Yurt bir bütün olarak ele alınmalı, kurtuluş için genel çareler<br />
aranmalıdır.</p>
<blockquote><p><strong>1918, Milli Mücadele Hatıraları, Ali Fuat Cebesoy</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Yüzyıllardır inleyip duran, fakat zorbaların, aldatıcıların, cahillerin çıkardıkları engeller yüzünden yürekleri paralayan sesini ulusun kulağına duyuramayan zavallı yurt bugün diyor ki: &#8220;Can kulağınızı, yanmış, yıkılmış bağrında en derin acıları duymuş olan ananızın içten gelen seslenişine artık hep açık bulundurunuz. Baylar, Asya&#8217;da, Afrika&#8217;da, Avrupa&#8217;da hüküm sürmek gücünü ve yeteneğini göstermiş olan atalarımızın bu sesi vaktinde duymalarına engel olunmasaydı, Türk toplumu, Türk ülküsü, Türk çıkarları korunup verimli bir biçimde gelişeceği yerde bize bugünkü yıkıntı mı miras kalırdı? Baylar, yurdumuz artık bayındırlık istiyor, varlık ve refah istiyor. Bilim ve beceri, yüksek düzeyde uygarlık, özgür düşünce ve özgür anlayış istiyor. Şeref, namus, bağımsızlık, gerçek varlık, yurdun bu isteklerini tümüyle ve olanca hızıyla yerine getirmek için köklü ve ciddi bir çalışma istiyor.</p>
<blockquote><p><strong>Ağustos 1924, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Gerektiğinde yurt için bir birey gibi bir tek karar ve kararlılıkla çalışmasını bilen bir ulus, elbette, büyük bir geleceğe hak kazanan ve aday olan bir ulustur.</p>
<blockquote><p><strong>1927</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Yurt toprağı! Sana her şey feda olsun. Kutlu olan sensin. Hiç birimiz senin için canımızı esirgemeyiz. Fakat sen de Türk ulusunu sonsuza dek yaşatmak için verimli kalacaksın. Türk toprağı, sen, seni seven Türk ulusunun mezarı değilsin. Türk ulusu için yaratıcılığını göster.</p>
<blockquote><p><strong>1930, Atatürk&#8217;ten Hatıralar, Afet İnan, </strong></p></blockquote>
<p>&#8220;Anadolu insana, bir boşluk, bir çöl gibi görünüyor. Öyle görünür Anadolu. Zaten yaptığımız işin zevki de işte burada. Bu çölden bir hayat çıkarmak bu çözülmeden bir örgüt yaratmak gerekiyor. Kaldı ki, görünürdeki boşluğa bakmayın; boş görünen o alan doludur. Çöl sanılan alanda saklı ve güçlü bir varlık bulunuyor. O, ulustur; O Türk ulusudur. Eksik olan şey örgütlenmedir. İşte biz onun üzerindeyiz.</p>
<blockquote><p><strong>Ankara&#8217;nın İlk Günleri, Yunus Nadi</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Ulusu</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/turk-ulusu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Aug 2019 14:19:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Alman]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Bristol]]></category>
		<category><![CDATA[büyük millet meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[Fransız]]></category>
		<category><![CDATA[Hakimiyet-i Milliye]]></category>
		<category><![CDATA[ruslar]]></category>
		<category><![CDATA[Türk ulusu]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ulus]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2463</guid>

					<description><![CDATA[Baylar, bende bazı arkadaşlarım gibi Batı uluslarını, bütün dünya uluslarını tanırım. Fransızları tanırım, Almanları tanırım, Rusları ve bütün&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Baylar, bende bazı arkadaşlarım gibi Batı uluslarını, bütün dünya uluslarını tanırım. Fransızları tanırım, Almanları tanırım, Rusları ve bütün dünya uluslarını kişisel olarak tanırım ve bu tanışmam savaş meydanlarında olmuştur, ateş altında olmuştur, ölüm karşısında olmuştur. Yemin ederek inanmanızı isterim ki, bizim ulusumuzun içgücü bütün ulusların içgücünden üstündür.</p>
<blockquote><p><strong>Temmuz 1920, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bayanlar, baylar, açıkça söyleyeyim ki, biz, üç buçuk yıl öncesine kadar sadece bir topluluk halinde yaşıyorduk. Bizi istedikleri gibi yönetiyorlardı. Dünya bizi temsilcilerimize göre tanıyordu. Üç buçuk yıldır tam anlamıyla ulus olarak yaşıyoruz. Bunun maddi ve belirgin tanığı yönetimi, biçimi ve niteliğidir ki, onu yasa Büyük Millet Meclisi diye adlandırmıştır.</p>
<blockquote><p><strong>Ekim 1922, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bizim ulusumuz, ulusallığını anlamazlıktan gelişinin çok ağır cezalarını gördü. Osmanlı İmparatorluğu içindeki çeşitli topluluklar hep ulusal inanlara sarılarak, ulusallık ülküsünün gücüyle kendilerini kurtardılar. Biz ne olduğumuzu, onlardan ayrı ve onlara yabancı bir ulus olduğumuzu aralarından kovulunca anlayabildik. Gücümüz zayıflar zayıflamaz, onurumuzu kırarak aşağıladılar. Anladık ki kabahatimiz kendimizi unutmalığımızmış (1).</p>
<p>(1) Atatürk&#8217;ün ABD elçisi Bristol ile konuşmasından.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1923, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bir ulus için mutluluk olan bir şey, başka bir ulus için felaket olabilir. Aynı neden ve koşullar birini mutlu ettiği halde başka birini mutsuz edebilir. Onun için bu ulusa gideceği yolu gösterirken dünyanın her türlü biliminden, bulgularından ve gelişmelerinden yararlanalım, ama asıl temeli içimizde atmak zorundayız. Ulusumuzun tarihini, ruhunu, geleneklerini gerçek, sağlam ve doğru bir bakışla görmeliyiz. Açıkça söyleyelim ki, hala ve hala genç aydınlarımızın halkla uyum halinde olmaları kesin gerçekleşmemiştir. Ülkeyi kurtarmak için bu iki anlayış arasındaki ayrılığı gidermek, yürümeye başlamadan önce de bu iki anlayış arasında uyumu sağlamak gerekir. Bunun için halkın yürümesini hızlandırması, aydınların da çok hızlı gitmesi gerekmektedir. Ancak halka yaklaşmak, halkla kaynaşmak daha ziyade aydınlara düşen bir ödevdir. Gençlerimiz ve aydınlarımız niçin yürüdüklerini ve ne yapacaklarını önce kendi kafalarında iyice kararlaştırmalıdırlar. Yüzyıllardır düşmanlarımız Avrupa topluluklarına Türklere karşı kin ve düşmanlık düşüncesi aşılamışlardır. Batı kafasına yerleşmiş olan bu düşünceler özel bir anlayış meydana getirmiştir. Bu anlayış her şeye ve bütün olup bitenlere karşın hala sürmektedir. Ve Avrupa&#8217;da hala Türk&#8217;ün her türlü ilerleyişe düşman olan, ruh ve düşünce bakımından gelişmeye elverişli olmayan bir adam olduğu sanılmaktadır. Bu büyük bir yanılgıdır. Sorunu basitleştirmek için size şu örneği ileri süreceğim: Tutunuz ki karşınızda iki adam var; bunlardan biri zengin ve her türlü araç emrinde; ötekisiyse yoksul ve elinde hiç bir araç yok. Bu araçlar konusunun dışında ikincisinin ruhsal bakımından ötekisinden hiç farkı yok, ötekisinden aşağı da değil. İşte Avrupa ile Türkiye birbirine karşı bu durumdadır.</p>
<blockquote><p><strong>27 Eylül 1923, Hakimiyet-i Milliye </strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Türkiye halkı, soy, din ve kültür bakımından birleşik, birbirine karşılıklı saygı ve özveri duyguları besleyen, yazgısı ve<br />
çıkarları ortak olan bir toplumdur.</p>
<blockquote><p><strong>Kasım 1932, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İkinci Dünya Savaşını Hazırlayan Nedenler</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/ikinci-dunya-savasini-hazirlayan-nedenler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Aug 2019 12:16:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya]]></category>
		<category><![CDATA[Almanya'nın durumu]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[bolşevikler]]></category>
		<category><![CDATA[bolşevizm]]></category>
		<category><![CDATA[Fransa]]></category>
		<category><![CDATA[İkinci Dünya Savaşını Hazırlayan Nedenler]]></category>
		<category><![CDATA[ingiltere]]></category>
		<category><![CDATA[İtalya]]></category>
		<category><![CDATA[Mussolini]]></category>
		<category><![CDATA[Mussolini ve İtalya]]></category>
		<category><![CDATA[rusya]]></category>
		<category><![CDATA[Ulus Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Versay Antlaşması]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Bir Dünya Savaşı ve Rusya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2480</guid>

					<description><![CDATA[Almanya&#8217;nın durumu Bence dün olduğu gibi yarın da, Avrupa&#8217;nın yazgısı Almanya&#8217;nın tutumuna bağlı bulunacaktır. Olağanüstü bir etkin gücü&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Almanya&#8217;nın durumu</strong></p>
<p>Bence dün olduğu gibi yarın da, Avrupa&#8217;nın yazgısı Almanya&#8217;nın tutumuna bağlı bulunacaktır. Olağanüstü bir etkin gücü olan bu yetmiş milyonluk çalışkan ve disiplinli ulus, ulusal tutkularını kamçılayabilecek siyasal bir akıma kaptırdı mı, er geç Versay Antlaşmasını ortadan kaldırma girişiminde bulunacaktır.</p>
<blockquote><p><strong>1935, Ulus Gazetesi&#8217;nde yayınlanma tarihi 3 Eylül</strong><strong> 1951</strong></p></blockquote>
<hr />
<p><strong>Yeni Bir Dünya Savaşı ve Rusya</strong></p>
<p>Avrupa devlet adamları başlıca anlaşmazlık konusu olan önemli siyasal sorunları, her türlü ulusal bencilliklerinden arınmış olarak ve yalnız herkesin yararına yönelik son bir çaba ve tam bir iyi niyetle ele almazlarsa, korkarım ki, felaketin önü alınamayacaktır. Zira, Avrupa&#8217;nın sorunları İngiltere, Fransa ve Almanya arasındaki anlaşmazlıklar sorunu olmaktan çıkmıştır. Bugün Avrupa&#8217;nın doğusunda, bütün uygarlık, hatta bütün insanlık için bir tehlike oluşturan bir güç belirmiştir. Bütün maddi ve manevi olanakların dünya düzenini yıkma amacı uğruna eyleme tümüyle hazırlamış bu korkunç güç, üstelik, Avrupalılar ve Amerikalılarca henüz bilinmeyen, daha yepyeni, geniş yöntemler uygulamakta ve rakiplerinin en küçük hatalarından bile en iyi biçimde yararlanmayı bilmektedir. Avrupa&#8217;da çıkacak bir savaşı kazanacak olan ne İngiltere, ne Fransa, ne de Almanya&#8217;dır, sadece Bolşevizmdir. Rusya&#8217;nın yakın komşusu ve bu ülkeyle en çok savaşmış bir ulus olarak biz Türkler olup bitenleri yakından izliyoruz ve tehlikeyi bütün çıplaklığıyla görüyoruz. Uyanan Doğu uluslarının görüş ve düşünüşlerini çok iyi sömüren onların ulusal tutkularını okşayan ve yığınları kışkırtmasını bilen Bolşevikler yalnız Avrupa için değil, bütün Asya için de bir tehlike oluşturan başlıca güç haline gelmiştir.</p>
<blockquote><p><strong>1935, Ulus Gazetesi&#8217;nde yayınlanma tarihi Ekim </strong><strong>1951</strong></p></blockquote>
<hr />
<p><strong>Mussolini ve İtalya</strong></p>
<p>İtalya Mussolini&#8217;nin yönetiminde, kuşkusuz, büyük bir kalkınmaya ve gelişmeye kavuşmuştur. Eğer Mussolini çıkacak bir savaşta İtalya&#8217;nın görünüşteki korku olan ululuğunu savaş dışında kalarak gereğince sömürebilirse barış masasında başlıca rollerden birini oynayabilir. Fakat korkarım ki İtalya&#8217;nın bugünkü şefi, Sezar rolünü oynamak hevesinden kendisini kurtaramayacak ve İtalya&#8217;nın askeri bir güç oluşturmaktan henüz uzak olduğunu hemen gösterecektir.</p>
<blockquote><p><strong>1935, Ulus Gazetesi&#8217;nde yayınlanma tarihi 3 Ekim </strong><strong>1951</strong></p></blockquote>
<hr />
<p><strong>Versay Antlaşması</strong></p>
<p>Versay Antlaşması Birinci Dünya Savaşına yol açmış etkenlerin hiçbirini ortadan kaldırmadığı gibi, tersine birbiriyle savaşmış olan başlıca ulusların arasındaki uçurumu büsbütün derinleştirmiştir. Zira, savaşı kazanan devletler, yenik düşmüş ülkelere barış koşullarını kabul ettirirken bu ülkelerin etnik, jeopolitik ve ekonomik özelliklerini hiç gözetmemişler, sadece düşmanlık duygularından esinlenmişlerdir. Böylece bugün içinde yaşadığımız barış dönemi sadece bir ateşkes dönemi olmaktan ileri gidememiştir.</p>
<blockquote><p><strong>1935, Ulus Gazetesi&#8217;nde yayınlanma tarihi 5 Kasım 1951</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Ulusu ve Batı Uygarlığı</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/turk-ulusu-ve-bati-uygarligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 03 Aug 2019 13:51:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[bayındırlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bilim ve teknik]]></category>
		<category><![CDATA[çağdaş]]></category>
		<category><![CDATA[doğu batı]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[halk]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Çağ]]></category>
		<category><![CDATA[teknik]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Ulusu ve Batı Uygarlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti]]></category>
		<category><![CDATA[ulus]]></category>
		<category><![CDATA[ulussever]]></category>
		<category><![CDATA[uygarlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2061</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;Halkla sık sık ilişkim oldu. O temiz yürekli topluluk, bilmezsiniz, yenilikten ne denli yanadır.&#8221; Aralık 1922, Tercüman-ı Hakikat&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Halkla sık sık ilişkim oldu. O temiz yürekli topluluk, bilmezsiniz, yenilikten ne denli yanadır.&#8221;</p>
<blockquote><p><strong>Aralık 1922, Tercüman-ı Hakikat</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bugüne kadar elde ettiğimiz başarılar bize ancak ilerlemeye ve uygarlığa doğru bir yol açmıştır; yoksa daha tam anlamıyla ilerleyişe, uygarlığa ulaştırmış değildir. Bize ve torunlarımıza düşen görev, bu yol üzerinde duraksamadan ilerlemektir.</p>
<blockquote><p><strong>Ağustos 1923, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Yüzyıllar boyunca, düşmanlarımız Avrupa uluslarına Türklere karşı kin ve düşmanlık düşünceleri aşılamışlardır. Batıdaki kafalara yerleşmiş olan bu düşünceler özel bir görüş oluşturmuştur. Bu görüş her şeye ve bütün olaylara karşın hala sürmektedir. Ve Avrupa&#8217;da hala Türkün her türlü ilerlemeye karşı bir insan, ruhça ve düşünce bakımından gelişmeye yeteneği olmayan bir insan olduğu sanılmaktadır. Bu büyük bir yanılgıdır. Cevabımı sadeleştirmek için size şu örneği vereceğim: Tutunuz ki, karşınızda iki adam var; bunlardan biri zengin ve her türlü araç emrinde; ötekisi yoksul ve elinde hiçbir araç yok. Bu araç yokluğundan başka ikincisi ötekinden ruhça hiç farklı ve aşağı değildir. İşte Avrupa ile Türkiye birbirine göre bu durumdalar. Bizi aşağı bir düzeyden hiçbir zaman kurtulamayacak olan bir ulus olarak tanımakla yetinmemiş olan Batı, yıkılmamızı hızlandırmak için ne yapılmak gerekirse yapmıştır. Batı ve Doğu görüşlerinde birbirinin karşıtı iki ilke söz konusu olduğu vakit bunun en önemli kaynağını bulmak için Avrupa&#8217;ya bakmak gerekir. İşte Avrupa&#8217;da sürekli olarak savaştığımız bu görüş vardır. İmparatorluk döneminde padişahın hükümetleri Türk ulusunun Avrupa ile ilişki kurmasını engellemek için ellerinden geleni yapmışlar, yönetimi ulusun istek ve iradesinden uzak olarak yürütmüşler ve Türk ulusunun her türlü ilerlemenin dışında kalmasına neden olmuşlardır. Biz ulusseverler gözleri gören adamlarız. Gözlerimizi her gün daha da açmaktayız. Ve gerek içerde, gerek dışarda olup bitenleri görüyoruz. Ulusumuzun uygarlaşmış uluslarla ilişki kurmasını kolaylaştırmak çıkarlarımız gereklerindendir.</p>
<blockquote><p><strong>Eylül 1923, Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Cilt III</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ülkemiz, ne olursa olsun, çağdaş, uygar ve sürekli yenilenen bir ülke olacaktır. Benim için bu, önemli bir yaşam sorunudur. Bütün öz verilerimizin verimli olması buna bağlıdır. Türkiye, ya yeni görüş ve düşüncelerle donanmış olarak dürüst biçimde yönetilecek, ya da böyle yönetilmeyecektir. Göreceğimiz işlerde engeller hiç bir zaman halktan, bu yoğun topluluktan gelmeyecektir. Halk, refah içinde, bağımsız ve varlıklı olmak istiyor. Komşularının refah içinde olduğunu görerek yoksulluk içinde olmak çok ağırdır. Gerici düşüncelerle beslenmiş olanlar belirli bir sınıfa dayanabileceklerini sanıyorlar. Bu, kesinlikle kuruntudur, bir sanıdır. İlerleme yolumuzun önüne dikilmek isteyenleri ezip geçeceğiz. Yenileşme yolunda duracak değiliz. Dünya şaşılacak hızda bir akımla ilerliyor. Biz, bu düzenli gidişin dışında kalabilir miyiz?</p>
<blockquote><p><strong>Aralık 1923, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt III</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Türklerin yüzyıllardır izlediği yol, hep aynı doğrultuda olmuştur. Biz, hep Doğu&#8217;dan Batı&#8217;ya yürüdük.</p>
<p>***</p>
<p>Ülkemizi çağa uygun bir duruma getirmek istiyoruz. Bütün çabalarımız Türkiye&#8217;de çağdaş, yani batılı bir yöntem oluşturmak içindir. Uygar olmak isteyip de Batı&#8217;ya yönelmemiş bir ulus var mıdır?</p>
<p>***</p>
<p>Ülkeler çeşit çeşittir fakat uygarlık birdir. Ve bir ulus ilerlemek için bu tek uygarlığa katılması gerekir. Osmanlı İmparatorluğunun yıkılış süreci Batı&#8217;ya karşı elde ettiği zaferlerinden aşırı gurur duyarak kendisini Avrupa uluslarına bağlayan ilişkileri kestiği gün başlamıştır. Bu bir hata idi. Biz bu hatayı yinelemeyeceğiz.</p>
<blockquote><p><strong>Şubat 1924, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt III</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Medeni hukukta, yurttaşlık hukukunda, aile hukukunda izleyeceğimiz yol ancak uygarlık yolu olacaktır.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1924, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Uygarlık yolunda başarı yenileşmeye bağlıdır. Toplumsal yaşamda, ekonomik yaşamda, bilim ve teknik alanında başarılı olmak için, tek gelişme ve ilerleme yolu budur. Yaşam ve geçime egemen olan kuralların zamanla değişmesi, gelişmesi ve yenilenmesi zorunludur. Uygarlığın yeni yeni buluşlarının, olağanüstü teknik başarıların dünyayı değişmeden değişmeye sürüklediği bir çağda, yüzyılların eskitip yıprattığı görüşlerle, geçmişe düşkünlükle varlığını koruma olanağı yoktur. Uygarlıktan söz ederken şunu da kesinlikle belirtmeliyim: Uygarlığın temeli, ilerleme ve güçlülüğün temeli, aile yaşamındadır. Bu yaşamda aksama, kesinlikle, toplumsal, ekonomik ve siyasal güçsüzlüğe neden olur. Aileyi oluşturan kadın ve erkeklerin doğal haklarına sahip çıkmaları, aile görevlerini yapmaya güçleri olması gereklidir.</p>
<p>***</p>
<p>Ulusumuzun amacı, ulusumuzun ülküsü bütün dünyada tam anlamıyla uygar bir toplum olmaktır. Bilirsiniz ki, dünyada her ulusun varlığı, değeri, özgürlük ve bağımsızlık hakkı, sahip olduğu ve ileride meydana getireceği uygar eserlerle orantılıdır. Uygarca bir eser meydana getirmek yeteneğinden yoksun olan uluslar özgürlük ve bağımsızlıklarını kesinlikle yitireceklerdir. İnsanlık tarihi baştan başa bu söylediklerimi doğrulamaktadır. Uygarlık yolunda yürümek ve başarıya ulaşmak yaşamanın ilk koşuludur. Bu yol üzerinde duraklayanlar, ya da bu yol üzerinde ileri değil geriye bakmak cahillik ve aymazlığında bulunanlar uygarlığın coşku ile akıp giden seli içinde kesinlikle boğulacaklardır.</p>
<blockquote><p><strong>Ağustos 1924, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Yüzyıllar boyunca sürekli olarak ilerleme yolunda yürüyen uygar uluslardan Türkiye&#8217;nin geri kalmasına neden olan engellerin ortadan kalktığını görmekle Türk ulusu büyük bir iç rahatlığı duymuştur.</p>
<blockquote><p><strong>Kasım 1924, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Dağları delen, göklerde uçuşan, göze görünmeyen küçücük parçacıklardan yıldızlara kadar her şeyi gören, aydınlatan, inceleyen uygarlığın güç ve yüceliği karşısında Orta Çağ kafasıyla, ilkel ve boş inanlarla yürümeye çalışan uluslar kesinlikle yok olacak veya hiç değilse esir olup aşağılanacaktır. Halbuki Türkiye Cumhuriyeti halkı yepyeni ve olgunlaşmış bir topluluk olarak sonsuza dek yaşamaya karar vermiş; esirlik zincirlerini ise, tarihte benzeri görülmemiş kahramanlıklarla parça parça etmiştir.</p>
<p>***</p>
<p>Biz her bakımdan insan olmalıyız. Acılar çektik; bunun nedeni dünyanın durumunu kavrayamamızdır. Düşüncelerimiz, görüşlerimiz uygar olacaktır. Şunun bunun sözüne önem vermeyeceğiz. Uygar olacağız; bununla övüneceğiz. Bütün Türk ve İslam dünyasına bakınız. Görüşleri uygarlığın gerekli kıldığı kapsam ve yükselişe ayak uyduramadığından ne büyük felaketler ve acılar içindeler. Bizim de şimdiye kadar geri kalmamız ve son felaket çamuruna batışımız bundandı. Beş, altı yıl içinde kendimizi kurtarmışsak, bu, görüşlerimizdeki değişmeden ileri gelmiştir. Artık duramayız. Ne olursa olsun ileri gideceğiz. Geriye ise hiç gidemeyiz. Çünkü ileri gitmek zorundayız. Ulusumuz bunu açıkça bilmelidir. Uygarlık öyle güçlü bir ateştir ki, ona ilgisiz kalanları yakar, yok eder. İçinde bulunduğumuz uygarlık ailesinde bize yaraşan yeri bulacak ve onu koruyup yüksek bir düzeye çıkaracağız. Refah, mutluluk ve insanlık bundadır.</p>
<blockquote><p><strong>Ağustos 1925, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Ulusumuzun içinde bulunduğu uygar ulusların ekonomik ve uygarlıktan yana ihtiyaçları birbirine o kadar yakındır ki, bunu karşılaması gereken yasaların da aynı yakınlıkta olması gereği apaçıktır. Yüzyılımızın ihtiyaçlarına uygun yasa yapmak ve onu iyi uygulamak bayındırlaşma ve ilerleme nedenlerinin en önemlilerindendir.</p>
<blockquote><p><strong>Kasım 1925, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul İşgaline Karşı Tepki</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/istanbul-isgaline-karsi-tepki/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Jul 2019 15:32:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara'nın İlk Günleri]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[hak]]></category>
		<category><![CDATA[halifelik]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul İşgaline Karşı Tepki]]></category>
		<category><![CDATA[İtilaf Devletleri]]></category>
		<category><![CDATA[Mebuslar Meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[meclis]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Tanrı]]></category>
		<category><![CDATA[Türk ulusu]]></category>
		<category><![CDATA[wilson]]></category>
		<category><![CDATA[Yunus Nadi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=1991</guid>

					<description><![CDATA[Haklarımızı ve bağımsızlığımızı savunmak için giriştiğimiz mücadelenin kutsallığına ve hiçbir gücün bir ulusu yaşamak hakkından yoksun bırakamayacağına inanıyoruz.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Haklarımızı ve bağımsızlığımızı savunmak için giriştiğimiz mücadelenin kutsallığına ve hiçbir gücün bir ulusu yaşamak hakkından yoksun bırakamayacağına inanıyoruz. Tarihin şimdiye kadar yazmadığı nitelikte bir kıyım olan ve Wilson ilkelerine göre düzenlenmiş bir ateşkes anlaşmasıyla ulusu savunma araçlarından yoksun bırakmak gibi bir düzene dayanılarak yapıldığı için ilgili ulusların şeref ve onurlarıyla da bağdaşmayan bu davranışın değerlendirilmesini resmi Avrupa ve Amerika&#8217;nın değil, bilim, kültür ve uygarlık Avrupa ve Amerika&#8217;sının vicdanlarına bırakmakla yetinir ve bu olaydan doğacak büyük tarihsel sorumluluğa son olarak bir daha dünyanın dikkatini çekeriz. Davamızın haklılık ve kutsallığı, bu güç zamanlarda, Tanrı&#8217;dan sonra en büyük yardımcımızdır.</p>
<p>***</p>
<p>Bugün İstanbul zorla işgal edilerek Osmanlı Devleti&#8217;nin yedi yüz yıllık varlık ve egemenliğine son verildi. Yani, Türk ulusu uygarlık yeteneğini, yaşama ve bağımsızlık hakkını ve bütün geleceğini savunmaya çağrıldı. İnsanlık dünyasının beğenisi, İslamlık dünyasının kurtuluş dileklerinin gerçekleşmesi,  yüksek halifeliğin yabancı etkilerden kurtarılmasına ve ulusal bağımsızlığımızın geçmişteki ünümüze yaraşır bir inançla savunulup sağlanmasına bağlıdır. Giriştiğimiz bağımsızlık ve yurt savaşımında (savaşında) ulu Tanrı&#8217;nın yardım ve kayırıcılığı bizimledir.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1920, Nutuk</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Devlet başkentinin İtilaf Devletlerince resmen işgali, yaşama, yargı ve yürütme güçlerinden meydana gelen ulusal devlet gücünü işlemez bir duruma düşürmüştür ve Mebuslar Meclisi bu durum karşısında görevini yapamayacağını resmen bildirerek dağılmıştır. Bu duruma göre, devletin başkentinin korunmasını, ulusun bağımsızlığını ve kurtulmasını sağlayacak önlemleri düşünüp uygulamak üzere ulusça olağanüstü yetki verilecek bir meclisin Ankara&#8217;da toplantıya çağrılması ve dağılmış olan mebuslardan Ankara&#8217;ya gelebileceklerin de bu meclise katılmaları zorunlu görülmüştür. Karşımızdaki düşmanlık ve alçakça kötülük dünyasına karşı ulusa seslenmeli ve ulus cevap vermelidir. Ulusun en yetkili ağzı ancak meclis olabilir. Bir kere meclis açılsın ve olayların güdüsüyle, olması olanaksız ya, Ankara&#8217;yı bırakmak zorunda bile kalsak gideceğimiz her yerden daha büyük bir güç ve yetkiyle bağırabiliriz. Ulusumuzun kurtuluş ve bağımsızlığını, yurdumuzun son kaya parçasının üzerinde bile savunacağız, ve ne olursa olsun, başaracağız.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1920, Yunus Nadi, Ankara&#8217;nın İlk Günleri</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>&#8220;Ben her şeyi meclisten bekleyenlerdenim. Öyle bir döneme geldik ki onda her şey yasal olmalıdır. Ulus işlerinde haklılık, ancak ulusal kararlara dayanmakla, ulusun genel eğilimini yansıtmakla sağlanır. &#8220;Bence meclis kuramsal bir kuruluş değil, gerçek bir kuruluştur ve gereçlerin en büyüğüdür. İlkin ordu ve sonra meclis deniyor oysa, orduyu meydana getirecek olan ulus ve onun adına meclistir. Çünkü ordu demek yüz binlerce insan ve milyonlar değerinde varlık demektir. Bunu ancak ulusun karar ve kabulü meydana getirebilir; bir kere de bu duruma geldi mi, ulusun yaşam ve varlığına ters düşen zulümlerle baskıların tümünü kaldırmaya gücü olmak yetkisini yalnız kuramsal olarak değil eylemsel olarak da kazanmış olur.</p>
<blockquote><p><strong>Mayıs 1920, Yunus Nadi, Ankara&#8217;nın İlk Günleri</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Ulusunun Hakları</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/turk-ulusunun-haklari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Jul 2019 16:30:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Fuat Cebesoy]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[milli sınır]]></category>
		<category><![CDATA[milliyerperver]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[türk milleti]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Ulusunun Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Büyük Millet Meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[ulus]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=1946</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;Artık milletin bundan böyle kendi haklarını kendisinin araması ve savunması, bizlerin de olabildiğince bu yolu göstermemiz ve bütün&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Artık milletin bundan böyle kendi haklarını kendisinin araması ve savunması, bizlerin de olabildiğince bu yolu göstermemiz ve bütün ordu ile beraber yardım etmemiz gerekir.&#8221;</p>
<blockquote><p><strong>5 Kasım 1918, Ali Fuat Cebesoy ile Adana’da yaptığı görüşmede söylenmiştir.</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bizim istediğimiz şey bu güne kadar her şeyden yoksun bırakılmış, varlığına önem verilmeyen milletin, refaha hak kazanmış bir güç olduğunu hükümetimize ve hükümetlere anlatmaktır.</p>
<blockquote><p><strong>Ekim 1919, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Biz haklarımızı ve bağımsızlığımızı savunmak için giriştiğimiz savaşın kutsallığına inandığımız gibi, hiçbir gücün milleti yaşamak hakkından yoksun bırakamayacağı kanısındayız.</p>
<blockquote><p><strong>Mart 1920, Nutuk</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bize milliyetperver derler. Fakat öyle milliyetperverleriz ki, bizimle işbirliği eden bütün milletleri sayarız. Onların milliyetlerinin bütün gereklerini tanırız. Bizim milliyetperverliğimizde bencillik ve gurur yoktur.</p>
<blockquote><p><strong>Ağustos 1920, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Biz milli sınırlarımız içinde özgür ve bağımsız yaşamaktan başka bir şey istemiyoruz. Biz Avrupa&#8217;nın başka milletlerinden esirgenmeyen haklarımıza saldırılmamasını istiyoruz.</p>
<blockquote><p><strong>Eylül 1921, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bütün dünya bilmelidir ki, Türkiye halkı, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve onun hükûmeti kendilerine uşakmış gibi davranılmasına katlanamaz. Her uygar millet ve hükûmet gibi varlığının tanınması isteğinde kesinlikle direnir. Bütün davası da budur. Biz savaşçı değiliz. Barışseveriz. Ve barışın bir an önce kökleştiğini görmek ve buna yardım etmek isteriz.</p>
<blockquote><p><strong>Eylül 1921, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Müttefiklerin, Türkiye&#8217;nin, halkımızın varlığı ve gelişmesi için kesinlikle zorunlu olan koşulları kabul ve onaylayacak anlayışa daha varmadıkları görülüyor. Uygar milletler ve ülkeler için sözü bile edilmeyecek birtakım bağımsızlığı yok edici koşul ve istekleri Türkiye için uygun görmekte olan müttefiklerin inat ve direnişi, bütün dünyanın hayretle, şaşkınlıkla karşılaması gereken bir olaydır. Biz bağımsızlığımızı sağlayan bir barış istiyoruz. Bunun sağlanmasını görmedikçe yaşayabilmemiz için muhtaç olduğumuz yaşam koşullarını sağlamak üzere tam bağımsızlığa ulaşıncaya kadar başladığımız işi sürdüreceğiz. Milletin ciddi kararı budur. Milletimizin bu kararını, ne olursa olsun, uygulamak için her türlü önlem zaten alınmıştır.</p>
<blockquote><p><strong>Şubat 1923, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt III</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Baylar, hiç kimseden fazla bir şey istemiyoruz. Dünyanın her uygar milletinin doğal olarak sahip olduğu şeylerden bizi yoksun bırakmamalıdırlar ve haklarımızı kabul etmelidirler. Çünkü haklarımız doğaldır, yasaldır, akla uygundur ve bizim için gereklidir. Biz bu haklardan vazgeçmeyeceğiz ve ne denli haklı isek, bu hakkımızı savunma ve koruma için de ülkemizin, milletimizin yetenek ve gücü o denli etkin olacaktır.</p>
<blockquote><p><strong>Şubat 1925, Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fransız Gazetecisi Pierre Dominique</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturk-hakkinda-soylenenler/fransiz-gazetecisi-pierre-dominique/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Jul 2019 16:10:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk Hakkında Söylenenler]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[Pierre Dominique]]></category>
		<category><![CDATA[türk]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Ulus Gazetesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=1905</guid>

					<description><![CDATA[Bugünün Türkleri, dört, beş yüzyıl önce Avrupa&#8217;yı titreten canlı ulus durumuna erişmiştir. Ve bu akşam o büyük ölünün&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bugünün Türkleri, dört, beş yüzyıl önce Avrupa&#8217;yı titreten canlı ulus durumuna erişmiştir. Ve bu akşam o büyük ölünün başında bekleyen Türkiye, güçlü ve dipdiri Türkiye&#8217;dir.</p>
<blockquote><p><strong>Ulus Gazetesi, 18 Kasım 1938</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uluslararası Kadın Birliği Avustralya Delegesi Cardell Oliver</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturk-hakkinda-soylenenler/cardell-oliver/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Jul 2019 15:34:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk Hakkında Söylenenler]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[Cardell Oliver]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Kadın Birliği Avustralya Delegesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=1859</guid>

					<description><![CDATA[Bugün Türkiye, gerçekten bütün dünyanın ilgisini çekmiş bulunuyor. Özellikle kadın hakları alanında birçok Avrupa uluslarını geri bırakan son&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün Türkiye, gerçekten bütün dünyanın ilgisini çekmiş bulunuyor. Özellikle kadın hakları alanında birçok Avrupa uluslarını geri bırakan son hamleleri bizi İstanbul&#8217;a getiren en büyük etkendir.</p>
<p>Bütün dünya kadınları, Türk kadınının bugünkü haklarına erişebilirse gerçekten kendilerini talihli sayacaklardır.</p>
<blockquote><p><strong>Cumhuriyet Gazetesi, 10 Nisan 1935</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eski Fransız Başbakanı Edouard Herriot</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturk-hakkinda-soylenenler/edouard-herriot/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 Jul 2019 15:30:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk Hakkında Söylenenler]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Edouard Herriot]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Fransız Başbakanı]]></category>
		<category><![CDATA[ingiltere]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[kemalizm]]></category>
		<category><![CDATA[manda]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[vatanseverlik]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancı Gözlüyle Cumhuriyet Türkiyesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=1852</guid>

					<description><![CDATA[Türk ulusu hızla batıya yönelmiştir. Mucize diyeceksiniz. Hayır. İsteyerek, hesaplanarak yapılmış, sağduyu ve ulus sevgisinden güç alan bir&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk ulusu hızla batıya yönelmiştir. Mucize diyeceksiniz. Hayır. İsteyerek, hesaplanarak yapılmış, sağduyu ve ulus sevgisinden güç alan bir eser.</p>
<blockquote><p><strong>Kemalizm, 1936</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>O&#8217;nun bilime karşı duyduğu ilgi ve gelişme yolundaki azmiyle, genç Türkiye Avrupa&#8217;ya katılmıştır. Onda, bugünkü uygarlığın en coşkun merkezlerinden birini selâmlamaklığımız için artık hiçbir şey eksik değildir.</p>
<p>***</p>
<p>Çevresinde, maneviyatı bozulmuş kimseler ya İngiltere&#8217;nin himayesini yahut Amerika mandasını istemeyi düşünüyordu. Mustafa Kemal onlara:</p>
<p>-Hayır, dedi. Verilecek tek bir karar vardır ki, o da milli hâkimiyet esasına dayanan kayıtsız ve şartsız istiklâl sahibi yeni bir Türk Devleti kurmaktır. &lt;&lt;Ya istiklâl, ya ölüm!&gt;&gt;</p>
<p>Ne asîl bir vatanseverlik!</p>
<p>***</p>
<p>O&#8217;nda hayran olduğum iki olağanüstü nitelik var:</p>
<p>Biri alev gibi parlayan yurt sevgisi, diğeri eserine mutlak bir mantık ve birlik sağlayan nefse güven..</p>
<p>Bir tek adam, her şeyi tasarlamış, her şeyi gerçekleştirmiştir. O&#8217;nun kazandığı ün ve gördüğü saygının yüceliği, eşsizliği kolayca anlaşılır. Tanıyanların hiçbiri O&#8217;na &#8220;büyük devlet adamı&#8221; unvanını vermekten kendini alıkoyamaz.</p>
<blockquote><p><strong>Yabancı Gözlüyle Cumhuriyet Türkiyesi, 1938</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>&#8220;Atatürk&#8217;ün askerlik tarafına şaşmıyorum. Meslekte, deha sahibi insanlar vardır. Buna şaşılmaz. Fakat İsviçre medeni kanunu kabul etmek ve Türkiye&#8217;de yürürlüğe koymak, bu adeta dehanın da üstünde bir şey. İşte buna hayranım!&#8221;</p>
<blockquote><p><strong>Laiklik ve Atatürk&#8217;ün Laiklik Politikası, Genelkurmay ATASE</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İngiliz Times Gazetesi</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturk-hakkinda-soylenenler/times-gazetesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Jul 2019 14:14:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk Hakkında Söylenenler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[devrim]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Ağlıyor]]></category>
		<category><![CDATA[İngiliz Times Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[inkılap]]></category>
		<category><![CDATA[Kurtuluş Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Ulus Gazetesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=1759</guid>

					<description><![CDATA[Padişahların gösterişini, halifeliğin çekiciliğini umursamayıp bakışlarını, ordularının belkemiği olan Anadolu çiftçisine sevgiyle yöneltti. Ulus Gazetesi, 16 Kasım 1936&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Padişahların gösterişini, halifeliğin çekiciliğini umursamayıp bakışlarını, ordularının belkemiği olan Anadolu çiftçisine sevgiyle yöneltti.</p>
<blockquote><p><strong>Ulus Gazetesi, 16 Kasım 1936</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>I. Cihan Savaşı&#8217;nda, Gelibolu yarımadasındaki kahramanlık destanı olan mücadelede ve Kurtuluş Savaşı&#8217;ndaki dâvada yüksek dehası kendine tam ve parlak zaferler kazandırmıştır.</p>
<p>Yüksek ruhu ve sebatı sayesinde herhangi bir komutanın sinirini kıracak zorlukları ve talihsizlikleri sarsılmaksızın atlatmıştır.</p>
<p>***</p>
<p>Kendisi tarafından hazırlanıp yönetilmiş olan Türk devrimi; erkek, kadın bütün yurttaşlarına, Türkiye&#8217;nin önceki kuşaklarından hiçbirine nasip olmayan özgürlük ve güven dolu bir hayat sağladı. Başarıları, Türkiye&#8217;yi Avrupa devleti yaptı, yakın doğunun tarihini değiştirdi.</p>
<blockquote><p><strong>Cumhuriyet Gazetesi, 13 Kasım 1938</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bir zamanlar Avrupa&#8217;ya fuzuli girmiş bir devlet sayılan Türkiye, Atatürk&#8217;ün önderliği altında Avrupa&#8217;nın iç politikasının değerli ve ilerici bir üyesi olmuştur.</p>
<blockquote><p><strong>Cumhuriyet Gazetesi, 15 Kasım 1938</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Atatürk&#8217;ün kendi eliyle yön çizdiği yeni Türkiye&#8217;nin dış siyaseti, bu memleketi batılı uluslar topluluğuna katmış ve eski düşmanlarını dost yapmıştır.</p>
<blockquote><p><strong>Dünya Ağlıyor, 1938</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Büyük savaşı izleyen birçok devrimler arasında hiçbirisi. Yeni Türkiye&#8217;deki hareketlerden daha az beklenmiş ve daha çok göze çarpmış değildir. Türk ulusal ihtilali, yeni adamları yönetim mevkiine getirmekten çok daha ileri işler görmüş ve Türk ulusunun görünüş ve yapısını tamamiyle değiştirmiştir.</p>
<p>Zamanımıza hiçbir önder, bundan büyük güçlükler karşısında bu adam kadar büyük başarılar elde etmiş değildir.</p>
<blockquote><p><strong>Times&#8217;in Türkiye Özel Sayısı</strong><br />
<strong>Ulus Gazetesi, 27 Ağustos 1938</strong></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
