<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Atatürk&#8217;ün Milliyetçilik Anlayışı &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/ataturkun-milliyetcilik-anlayisi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 27 Aug 2020 19:02:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>Atatürk&#8217;ün Milliyetçilik Anlayışı &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Tarihi Hakikat, Milli Hissiyat</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/tarihi-hakikat-milli-hissiyat/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Aug 2020 19:02:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Fen]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve İdam]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve İlim]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve millet]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve milliyetçilik]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Milliyetçilik Anlayışı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5997</guid>

					<description><![CDATA[Bu milleti bugün idam sehpası karşısında bulunduran işlerin ve hareketlerin kaynağı hayaldir, hissisattır. Uzaklara gitmeye hacet yok. Bu&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu milleti bugün idam sehpası karşısında bulunduran işlerin ve hareketlerin kaynağı hayaldir, hissisattır. Uzaklara gitmeye hacet yok. Bu milletin umumî seferberliğinin hangi hakikate, hangi hakikî hesaba dayandığını bir defa düşününüz. Bunun tek sebebi hissiyattır! Umumî Harbe, bu milleti sevk eden nedir? Hangi hakikattir? Histir! Daha ilersine gidelim, mazimize dönelim; küçük bir tarihî vak’a: Sadrazam Kara Mustafa Paşa, bu milleti Viyana kapılarına sevk ederken bütün kuzey Almanya’yı zapt ve fethederek dünya çapında bir Osmanlı İmparatorluğu yapmak hulyasına düşmüştü. Fakat, zavallı babamız düşünmüyordu ki bütün bu zafer emelleri peşinde dolaşırken, bu teşebbüsler torunlara, babadan miras kalmış yerlerini kaybettirmek için zemin hazırlıyordu. Fakat efendiler! Bu topluluğun büyük bir imparatorluk, maddî bir imparatorluk halinde bir noktadan sevk ve idaresini düşünmek istiyorsak bu bir hayaldir! İlme, mantığa, fenne aykırı bir şeydir! Dikkat ediniz ve bir tarihî hakikat, bir fennî ve ilmî hakikat olarak daima hatırda tutunuz ki, bir siyasî cismin hududunu geçemeyeceği bir güç sonlanması vardır! Nasıl ki bir insanın normal teşekkülü için birtakım mâkul ve tabiî hatlar vardır. Eğer bu hatlar tabiîlikten uzaklaşırsa, eğer insanın teşekkülünde bu hatların tecavüz edilmesi söz konusu olursa, o zaman karşımızda ya hiç gelişmemiş bir cüce veyahut dev gibi bir şey görürsünüz! İnsan teşekkülü için böyle olduğu gibi insanlardan meydana gelen topluluklarda da bu kaide aynen mevcut ve geçerlidir. Birkaç asır evvelki vaziyetimize gözlerinizi çeviriniz: Afrikalar, Suriyeler, Iraklar, Makedonyalar, Bulgaristan, Sırbıstan ve diğerleri&#8230; Bütün bu ülkeleri göz önüne alınız. Bütün bu ortam, bu geniş daire içerisinde iklimi çeşitli ve orada oturan milletlerin tabiatları çeşitli, her şey çeşitli olduktan sonra bunların hepsini bir imparatorluk altında bulundurmak ve yaşatmak mümkün müydü? Tabiata, akla ve tabiat kanununa aykırı olduğundan dolayı neticenin ne olduğunu görüyorsunuz!</p>
<blockquote><p>1921 (Atatürk’ün S.D.I, s. 193-195)</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Milletinin İdari ve Siyasi Nitelikleri</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/turk-milletinin-idari-ve-siyasi-nitelikleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Aug 2020 10:03:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve millet]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Osmanlı Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Türk milleti]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Milliyetçilik Anlayışı]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk'tan Alıntılar]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk'tan Seçme Sözler]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk'tan Seçmeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5972</guid>

					<description><![CDATA[Milletimiz, ufak bir aşiretten anavatanda müstakil bir devlet tesis ettikten başka batı âlemine, düşman içine girdi ve orada&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milletimiz, ufak bir aşiretten anavatanda müstakil bir devlet tesis ettikten başka batı âlemine, düşman içine girdi ve orada çok büyük müşkülât içinde bir imparatorluk vücuda getirdi. Ve bunu, bu imparatorluğu altı yüz seneden beri tam bir heybet ve azametle devam ettirdi. Buna muvaffak olan bir millet, elbette yüksek siyasî ve idarî niteliklere sahiptir. Böyle bir vaziyet yalnız kılıç kuvvetiyle vücuda gelemezdi. Cihanın malûmudur ki, Osmanlı Devleti pek geniş olan ülkesinde bir hududundan diğer hududuna ordusunu fevkalâde süratle ve tamamen donatılmış olarak naklederdi. Ve bu orduyu aylarca ve belki de senelerce iyi besler ve idare ederdi. Böyle bir hareket yalnız ordu teşkilâtının değil, bütün idarî şubelerin fevkalâde mükemmeliyetini ve kendilerinin kabiliyetli olduğunu gösterir.</p>
<blockquote><p>1919 (Nutuk III, s. 1182-1183)</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Irkı</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/turk-irki/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Jul 2020 21:30:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Cumhuriyet Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Fazilet]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Millet Sevgisi]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve milliyetçilik]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Türk Irkı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün millet sevgisi]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Milliyetçilik Anlayışı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5795</guid>

					<description><![CDATA[Şunu ilâve edeyim ki, Türk ırkının dünyanın en güzel ırkı olduğunu tarihî olarak bildiğim için, Türk kızlarından birinin&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Şunu ilâve edeyim ki, Türk ırkının dünyanın en güzel ırkı olduğunu tarihî olarak bildiğim için, Türk kızlarından birinin dünya güzeli seçilmiş olmasını, çok tabiî buldum. Fakat, Türk gençlerine bu münasebetle şunu da hatırlatmayı lüzumlu görürüm: Övünç duyduğumuz tabiî güzelliğinizi sağlıklı biçimde muhafaza etmesini biliniz ve bu yolda uyanık bir gelişmenin arasız gerçekleşmesini ihmâl etmeyiniz. Bununla beraber, asıl uğraşmaya mecbur olduğunuz şey, analarınızın ve atalarınızın oldukları gibi, yüksek kültürde ve yüksek fazilette dünya birinciliğini tutmaktır.</p>
<blockquote><p>1932 (Cumhuriyet gazetesi, 3.8.1932)</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Milletin İdaresi</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/milletin-idaresi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jul 2020 13:20:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve millet]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Ordu]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Milliyetçilik Anlayışı]]></category>
		<category><![CDATA[Milletin İdaresi]]></category>
		<category><![CDATA[Milletin İradesi]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Selim İmece]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Selim İmece ve Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Ordu ve Millet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5749</guid>

					<description><![CDATA[Milleti sevk ve idare edenlerin dayanağı, ordu olmuştur. Diğer milletlerde ordu ile millet, daima birbiriyle karşı karşıyadır. Halbuki,&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milleti sevk ve idare edenlerin dayanağı, ordu olmuştur. Diğer milletlerde ordu ile millet, daima birbiriyle karşı karşıyadır. Halbuki, bizde tamamiyle olay tersinedir. İkinci Meşrutiyeti, kahraman subaylarımız ilân ettikleri gibi bu inkılâpları da yine bunların fedakârlığına borçluyuz.</p>
<blockquote><p>1925 (Mustafa Selim İmece, Atatürk’ün Ş.D.K. ve İ.S., s. 55)</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk&#8217;ün Milliyetçilik Anlayışı</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/ataturkun-milliyetcilik-anlayisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 May 2020 18:20:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Milliyetçilik Anlayışı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürkçülük]]></category>
		<category><![CDATA[çağdaş türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[laik türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[milliyetperver]]></category>
		<category><![CDATA[türk milleti]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5221</guid>

					<description><![CDATA[ATATÜRK milliyetçiliği; Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını korumayı ve aynı zamanda Türk toplumunu çağdaşlaştırmayı amaç edinmiştir. Başka milletlerin bağımsızlığına saygılı,&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ATATÜRK milliyetçiliği; Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını korumayı ve aynı zamanda Türk toplumunu çağdaşlaştırmayı amaç edinmiştir. Başka milletlerin bağımsızlığına saygılı, saldırganlığa ve yayılmacılığa karşıdır. Kapalı bir toplum anlayışını reddeder ve gerekli durumlarda çağdaşlaşmaya katkı sağlayabilecek başka ülkelerin deneyimlerinden yararlanmayı önerir. ATATÜRK milliyetçiliği ümmetçiliğe karşıdır. Çağdaş ve lâik bir milliyetçiliktir. Toplumun her kesiminde ulusal kimlik bilincinin canlı tutulmasını ister. Ayrımcı değil birleştiricidir. Dini, mezhebi, etnik kökeni ne olursa olsun kendini Türk kabul eden herkesi Türk sayar.</p>
<p>ATATÜRK milliyetçiliği; Türk insanının mutluluğu için çalışan, üreten, yaratan, uygarlığa katkı sağlayan, bedenini, parasını ve beynini Türk ismini uzaya yazmak için seferber eden bir anlayışın sembolüdür. ATATÜRK milliyetçiliği bütün yaşamını tarif edilemez yalnızlıklara, imkânsızlıklara ve sıkıntılara rağmen Türk ulusuna adayan ve buna rağmen ulusuna karşı olan görevlerinin henüz bitmediğine inanan ve bunun acısıyla ebediyete intikal eden ATATÜRK’ün aşağıdaki sözlerinde anlamını bulmuştur:</p>
<p>“Türk milliyetçiliği, ilerleme ve gelişme yolunda ve milletler arası temas ve ilişkilerde, bütün çağdaş milletlere paralel ve onlarla bir uyum içinde yürümekle beraber, Türk toplumunun özel karakterini ve başlı başına bağımsız kimliğini korumaktır.”</p>
<p>“Biz öyle milliyetçileriz ki, bizimle iş birliği yapan bütün milletlere hürmet eder ve saygı duyarız. Onların milliyetlerinin bütün gereklerini tanırız. Bizim milliyetperverliğimiz her hâlde bencil ve gururlu bir milliyetperverlik değildir.”</p>
<p>“Dünyanın bize saygı göstermesini istiyorsak, önce bizim kendi benliğimize ve milliyetimize bu saygıyı hissen, fikren, fiilen bütün davranış ve hareketlerimizle gösterelim; bilelim ki millî benliğini bulamayan milletler başka milletlerin avıdır.”</p>
<p>“Bu dünyadan göçerek Türk milletine veda edeceklerin çocuklarına kendinden sonra yaşayacaklara, son sözü şu olmalıdır:</p>
<p>“Benim Türk milletine, Türk Cumhuriyeti’ne, Türklüğün geleceğine ait görevlerim bitmemiştir, siz onları tamamlayacaksınız. Siz de sizden sonrakilere benim sözümü tekrar ediniz.” Bu sözler, bir kişinin değil, Türk ulusunun duygusunun ifadesidir. Bunu her Türk bir parola gibi kendinden sonrakilere devamlı tekrar etmekle son nefesini verecektir. Her Türk ferdinin son nefesi, Türk ulusunun nefesinin sönmeyeceğini, onun sonsuz olduğunu göstermelidir. Yüksek Türk, senin için yüksekliğin sınırı yoktur. İşte parola budur.”</p>
<p><em> Atatürkçülük (Birinci Kitap); s. 83-85. </em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
