<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>atatürk&#8217;ün demokrasi anlayışı &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/ataturkun-demokrasi-anlayisi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 05 Sep 2020 23:34:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>atatürk&#8217;ün demokrasi anlayışı &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Milliyetçilerin Vazifeleri</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/milliyetcilerin-vazifeleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Jul 2020 14:00:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk İlkeleri]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk ve demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Halkçılık]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve milliyetçilik]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk'ün demokrasi anlayışı]]></category>
		<category><![CDATA[devletçilik]]></category>
		<category><![CDATA[halkçılık]]></category>
		<category><![CDATA[milliyetçilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5828</guid>

					<description><![CDATA[Siz milliyetçi topluluk, halk ile konuştuğunuz vakit yüksek sesle söylemeyi unutmayınız. Yüksek ses, imanın ifadesi olduğu vakit tesir&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Siz milliyetçi topluluk, halk ile konuştuğunuz vakit yüksek sesle söylemeyi unutmayınız. Yüksek ses, imanın ifadesi olduğu vakit tesir yapmaktan uzak kalmaz. Yolunda çalıştığımız büyük ülküyü, halkın kalbinde bir fikir haline, bir his haline geçirmelisiniz. Demokrasinin ne olduğunu halka anlatmak, bilhassa sizin vazifenizdir. Birtakım kelimeler vardır ki, sık sık telâffuz edildiği halde, hattâ aydınlarımız arasında, onu tamamiyle anlayan çok değildir. Halkçılığımızın ne olduğunu, esaslarının neden ibaret bulunduğunu, halkçıların halka karşı ne gibi vazifeler yüklenmek mecburiyetinde kalacaklarını madde madde izah etmek lâzımdır. Cumhuriyeti, onun gereklerini yüksek sesle anlatınız. Cumhuriyet ilkelerini sevdiriniz. Bunu kalplere yerleştirmek için hiçbir fırsatı ihmal etmeyiniz.</p>
<blockquote><p>1930 (Ayın Tarihi, Cilt: 24, Sayı: 82-83, 1931)</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Demokrasi İlkesinin Belirgin Özellikleri</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/demokrasi-ilkesinin-belirgin-ozellikleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 May 2020 13:45:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Medeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk ve demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Medeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk'ün demokrasi anlayışı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Egemenlik Anlayışı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5124</guid>

					<description><![CDATA[Demokrasi ilkesi: Egemenliği kullanan araç ne olursa olsun, esas olarak, milletin egemenliğe sahip olmasını ve sahip kalmasını gerektirir.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Demokrasi ilkesi: Egemenliği kullanan araç ne olursa olsun, esas olarak, milletin egemenliğe sahip olmasını ve sahip kalmasını gerektirir. Bu noktayı, birkaç kelime ile açıklayalım:</p>
<p>a. Demokrasi temeli bakımından esas itibariyle siyasi niteliktedir. Demokrasi, bir toplumsal yardım veya bir ekonomik örgüt sistemi değildir. Demokrasi maddi refah meselesi de değildir. Böyle bir görüş vatandaşlann, siyasi hürriyet ihtiyacım uyutmayı hedef alır. Bizim bildiğimiz demokrasi, özellikle siyasidir; onun hedefi, milletin idare edenler üzerindeki kontrolü sayesinde, siyasi hürriyeti sağlamaktır.</p>
<p>b. Demokrasinin birinci özelliği ile ortak ikinci bir özelliği daha vardır. O da şudur; Demokrasi, fikridir; bir kafa meselesidir. Her halde, bir mide meselesi değildir. Hükümet ilkesi de, bir adalet sevgisini ve ahlak düşüncesini gerektirir. Demokrasi, memleket aşkıdır, aynı zamanda babalık ve analıktır.</p>
<p>c. Demokrasi, esasında bireyseldir; bu özellik vatandaşın egemenliğe, insan sıfatıyla, katılmasıdır.</p>
<p>d. En son olarak, demokrasi, eşitlik severdir; bu özellik, demokrasinin bireysel olması özelliğinin zorunlu bir sonucudur. Şüphesiz bütün bireyler aynı siyasi hakla sahip bulunmaktadırlar. &#8220;Demokrasinin hı bireysel ve eşitlik sever özelliklerinden, genel ve eşit oy ilkesi çıkar.&#8221;</p>
<p><em>Medeni Bilgiler, S. 56</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk&#8217;ün Demokrasi Anlayışı</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/ataturkun-demokrasi-anlayisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 May 2020 12:36:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk ve demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk'ün demokrasi anlayışı]]></category>
		<category><![CDATA[ismet paşa]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul 1955]]></category>
		<category><![CDATA[istiklal hareketi]]></category>
		<category><![CDATA[istiklal mahkemesi hatıraları]]></category>
		<category><![CDATA[izmit mebusu sırrı bey]]></category>
		<category><![CDATA[Kılıç Ali]]></category>
		<category><![CDATA[menteşe milletvekili halil bey]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Peker]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4947</guid>

					<description><![CDATA[ATATÜRK, düşünceleriyle, davranışlarıyla ve tavırlarıyla daima düşünce özgürlüğünün gereğini yapmaya önem vermiştir. Önem vermekle kalmamış herkesin bu konuda&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ATATÜRK, düşünceleriyle, davranışlarıyla ve tavırlarıyla daima düşünce özgürlüğünün gereğini yapmaya önem vermiştir. Önem vermekle kalmamış herkesin bu konuda duyarlı olmasını da istemiştir. O, “Özgürlüklerden doğan bunalımlar ne derece büyük olursa olsun baskıdan doğan sahte güvenlikten daha tehlikeli değildir.” sözüyle de düşünce özgürlüğünün toplumun güvenliği açısından gerekli olduğuna işaret etmiştir. Aşağıdaki anekdot ATATÜRK’ün bu konudaki yaklaşımını göstermesi açısından önemlidir:<br />
Düşünce özgürlüğü, istiklâl hareketi, mücadele, tartışma Mustafa Kemal’in değişmez özelliklerindendi. Onun çocukluğundan beri bütün okulu özel ve resmî hayatının her aşamasını ayrı ayrı incelersek bu nitelikleri çok açık bir şekilde görebiliriz. Eleştirilerden itirazlardan, muhalefetten hoşlanır, bunlardan yararlanmasını bilirdi. Çalışma arkadaşlarına da daima kendisi gibi olmalarını önerirdi.<br />
Hiç unutmam; bir gün İsmet Paşa ile Recep Peker ATATÜRK’e, merhum Menteşe Milletvekili Halil Beyden acı acı şikâyet ediyorlardı. Herkesçe bilindiği gibi Halil Bey çok yurtsever bir insandı. Düşüncelerini, fikirlerini, ürkmeden çekinmeden, olduğu gibi, açıkça her fırsattan yararlanarak kürsüye çıkar söylerdi.<br />
Recep Peker ATATÜRK’e:<br />
-Hükûmetin getirdiği bir iş, Meclisten çıkacak herhangi bir siyasî mesele yoktur ki Halil Beyden zorluk görmesin! İşleri daima engellemeye çalışıyor, dedi.<br />
İsmet Paşa da:<br />
-Bize Mecliste ot yolduruyor, diye Recep Peker’i onaylamıştı.<br />
ATATÜRK her ikisine hayretle baktıktan sonra:<br />
-Davalarınızı, yapacağınız işleri mecliste savunamayacak durumda mısınız ki Halil Beyin itirazlarından bana şikâyet ediyorsunuz? Bu anlayışı bırakın efendim! Her zaman, hepiniz elinize bir dosya alır, cebinize birkaç mektup koyarak bana gelir, her şeyi güllük gülistanlık gösterirsiniz! Mecliste böyle doğruyu söyleyen ve yolsuzlukları dile getiren birkaç arkadaş da olmasa ben söylediklerinizin gerçeğini nasıl anlayayım? diye cevap vermişti.<br />
Meclis feshedilerek yeni seçimlerin yapılacağı günlerdeydi ki Halil Bey ATATÜRK’e bir mektup yazarak veda etmiş, aynı zamanda kürsüde daima hükûmete karşı görünen İzmit Mebusu Sırrı Bey de aynı tarzda bir veda mektubu göndermişti. ATATÜRK tam İstanbul’a hareketleri zamanında aldıkları bu mektupları ayak üzerinde okumuş ve sekreteri Hasan Rıza Beye:<br />
-Halil Beye telefon ediniz. Kendilerinin Meclisteki çalışmasından çok memnunum. Derhâl yine aramızda bulunacaklar ve kıymetli düşüncelerinden yararlanacağız, demiş ve Sırrı Beye de aynı suretle cevap verilmesini fakat ona telefon etmeye gerek olmayıp gördüğü zaman söylemesini emretmişti.<br />
Bu örneği vermekteki amacım, ATATÜRK’ün muhalefete ne kadar değer verdiklerini göstermek içindir. Böyle bir zihniyet ve karakter taşıyan bir şef için başka türlü düşünmek haksızlıktır.</p>
<p><em>Kılıç Ali; İstiklâl Mahkemesi Hatıraları, İstanbul, 1955, s. 97-98.</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
