<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Atatürk ve Tarih &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/ataturk-ve-tarih/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 24 Aug 2020 09:58:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>Atatürk ve Tarih &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türkler ve Türklük</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/turkler-ve-turkluk/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Aug 2020 09:58:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Ekrem]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Nezdinde Bir Yıl Elçilik]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve asya]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Attila]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Çin]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Fatih]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve General Sherrill]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Haçlılar]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Türklük]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Milliyetçi Sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Türkçü Sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[General Sherrill]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5968</guid>

					<description><![CDATA[Bizim Türk milletimiz, eski ve şerefli bir millettir. Zaten Orta Asya’nın Altay yaylasında yetiştiği için kartalın meziyetlerini daha&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bizim Türk milletimiz, eski ve şerefli bir millettir. Zaten Orta Asya’nın Altay yaylasında yetiştiği için kartalın meziyetlerini daha gençliğinde kazanmıştır; tâ uzakları görür, hızlı bir uçuşu vardır ve bu ruhu barındıracak kadar kuvvetli bir beden sahibidir. Zaten maddî olsun, dimağî olsun hiçbir sıkıcı hudut içinde durmaz yaradılışta olduğundan yüksek anayurdunun, dünyadan uzak vaziyetine karşı isyan etmiştir. İşte o zaman bu ilk Türkler, başlarını alarak dünyanın hem doğusuna hem batısına yayıldılar. Yılmaz atalarımızın bütün bu ilk akınlarıyla bugünün Türk milleti olan bizler pek ziyade alâkadarız. Ancak, en büyük alâkamız onların Çin büyük duvarını paralayarak o vakte kadar korunabilmiş Çin medeniyetinin tâ yüreğine sokulmalarına yahut kuzey-batıya doğru dönerek geniş İskandinavya sahasına girmelerine ait olmadığı gibi, tarihin Attilâ dediği büyük bir Türk kumandasında Orta Avrupa’ya akın etmesine veya kardeş milletlerin bu gibi istilâ hareketlerine de bağlanamaz. Biz, tabiî olarak ve başlıca o grupla alâkadarız ki tam batı istikametinde yakın doğuya doğru gelerek, bugün Sümer medeniyeti, Hitit medeniyeti denilen medeniyetlerle Anadolu’nun başlıca tarihten önceki medeniyetlerini kurmuşlardır. Batı medeniyeti, Asya kıtasındaki insan denizinin bu birbirini kovalayan dalgaları önüne bir büyük set kurdu ve bu set en sonra Bizans İmparatorluğu şeklinde meydana çıktı. Bu imparatorlukla atalarımız dövüşmeye başladılar. Zafer tam pençemize girerken bu sefer batıdan gelen başka bir dalga &#8211; Haçlılar- Anadolu’ya saldırarak kat’i zaferimizi, yani büyük harp mükâfatı ve geniş imparatorluk sembolü olan İstanbul’u almamızı tam iki yüz sene -1453 senesinde kadar- geri bıraktı.</p>
<p>Biz Türkler, her çağda doğunun kılıcının keskin ağzı idik. Lâkin gitgide birçok levanten unsurlar biz galiplere karıştıklarından, Osmanlı İmparatorluğu denilen o milletler karması ortaya çıktı. Bu Osmanlı İmparatorluğu, memleketteki Türk unsurunu Avrupa içlerine karayel (kuzey-batı) istikametinde iki büyük met dalgası halinde kullanmakla istifade etti. Kanunî Süleyman zamanında, aradaki bütün Balkanlarla ötelerini zapt ederek Viyana kapılarına dayandı. Türklerin bu istikamette ikinci dalgalanışı Dördüncü Mehmet zamanındadır ki, o da aynı derece cengâverane ve zaferlidir. Osmanlı İmparatorluğu, biz kahraman Türkler nedeniyle bir büyük devlet oldu ve dinimiz olan İslâmiyet üzerine büyük bir ruhanî teşkilât yapıldı. İşte bu devlet ile ruhanî teşkilât çok kuvvetli bir müessese halinde İstanbul’da birleştiler. Orada kahraman Türk, saray entrikalarına ve ruhanî teşkilâtın nüfuzuna mağlûp oldu ki, bu iki müessese tahakküm merkezlerinden tâ uzakları ve Avrupa, Anadolu ve Kuzey Afrika’daki mıntıkaları idare ediyorlardı. İşte birinci büyük tablomuz burada bitiyor. Bu tablo Türkler tarafından boyanmış ve süslenmiş iken bu cengâverler şimdi saray entrikalarından bunalarak arka zemine atılmışlardı.</p>
<p>Tarih yürüdü. Bundan sonra Türk İmparatorluğu, batı medeniyetine karşı kendisini Türk silâhlarıyla değil, daha ziyade batı devletlerini biribirine düşürmek suretiyle müdafaa etti ki bu devletlerin siyaseti de İstanbul’a ve Boğazlara talip olmak isteğiyle birleşiyordu. Avrupalılar bize “Avrupa’nın hasta adamı” adını verdiler ve her tarafta birçok miras davacıları türedi. En sonra batı devletlerinin arasında Büyük Harp çıktı. Biz de, Küçük Asya’da ticarî menfaatler arayan merkezî Avrupa devletlerinin yakın doğu ihtiraslarıyla bu harbe sürüklendik.</p>
<blockquote><p>1932 (General Sherrill, Atatürk Nezdinde Bir Yıl Elçilik, Çev: Ahmet Ekrem, 1935, s. 88-89)</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tarih Nazlı Bir Peridir</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/tarih-nazli-bir-peridir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Aug 2020 09:50:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Falih Rıfkı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Falih Rıfkı Atay]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[babanız atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Falih Rıfkı Atay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5964</guid>

					<description><![CDATA[Ankara ve İstanbul şehirlerinden birine “Atatürk” adı verilmesi için bir kanun teklifi hazırlığı üzerine söyledikleri: Bir adın tarihte&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>Ankara ve İstanbul şehirlerinden birine “Atatürk” adı verilmesi için bir kanun teklifi hazırlığı üzerine söyledikleri:</em></p>
<p>Bir adın tarihte kalması ve ağızlarda söylenmesi için, şehirlerin temellerine sığınmak şart değildir. Tarih, zorlanmayı sevmeyen nazlı bir peridir; fikirleri tercih eder.</p>
<blockquote><p>(Falih Rıfkı Atay, Babanız Atatürk, s. 135)</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tarihte Milli Fazilet</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/tarihte-milli-fazilet/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Aug 2020 09:47:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Fransa]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Napolyon]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Osmanlı Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[napolyon]]></category>
		<category><![CDATA[osmanlı devleti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5962</guid>

					<description><![CDATA[Tarihte şanlar, şöhretler kazanmış pek çok insanlar millî noktadan fazilete sahip değildir. Meselâ hakikaten askerî kudret sahibi olan,&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tarihte şanlar, şöhretler kazanmış pek çok insanlar millî noktadan fazilete sahip değildir. Meselâ hakikaten askerî kudret sahibi olan, Moskova’ya kadar giden, yangınlar harabeler üstünden Fransız ordusunu sürükleyip eriten Napolyon’u düşününüz. Onun hareketleri Fransız milletinin hakikî ve millî menfaatlerini değil, kendi cihangirane emellerini tatmin içindi. Bunu tatmin için Fransa’nın milyonlarca seçkin evlâdını eritti ve nihayet hepinizin bildiğiniz âkıbete uğradı. Bizim Osmanlı tarihindeki en büyük ve şanlı görülen hareketleri de aynı noktadan tetkik, aynı mahiyette mukayese etmek mümkündür.</p>
<blockquote><p>1923 (Atatürk’ün S.D.II, s. 161-162)</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tarih, Aynadır</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/tarih-aynadir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Aug 2020 09:45:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Anafartalar Komutanı Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Tarih Sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Uluğ İğdemir]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih ne güzel aynadır]]></category>
		<category><![CDATA[Uluğ İğdemir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5960</guid>

					<description><![CDATA[Tarih ne güzel aynadır. İnsanlar, özellikle ahlâkta gelişmemiş kavimler, en büyük kutsal kavramlar karşısında bile hasis duygulara tâbi&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tarih ne güzel aynadır. İnsanlar, özellikle ahlâkta gelişmemiş kavimler, en büyük kutsal kavramlar karşısında bile hasis duygulara tâbi olmaktan nefislerini menedemiyor. Tarihin sinesine geçen büyük hâdiselerde, bu hâdiseler içinde âmil ve fâil olanların hal, hareket ve muameleleri onların ahlâk seviyelerini ne açık gösterir.</p>
<blockquote><p>1915 (Mustafa Kemal, Anafartalar M.A.T. Yayımlayan Uluğ İğdemir, s. 27)</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tarihten Alınan Dersler</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/tarihten-alinan-dersler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Aug 2020 22:59:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Afet İnan]]></category>
		<category><![CDATA[Afet İnan Anılar]]></category>
		<category><![CDATA[Afet İnan Atatürk Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk ve afet inan]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Osmanlı Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Tarih Bilinci]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5956</guid>

					<description><![CDATA[İnsanların tarihten alabilecekleri mühim dikkat ve uyanıklık dersleri, bence devletlerin umumiyetle siyasî müesseselerin teşekküllerinde, bu müesseselerin mahiyetlerini değiştirmede&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsanların tarihten alabilecekleri mühim dikkat ve uyanıklık dersleri, bence devletlerin umumiyetle siyasî müesseselerin teşekküllerinde, bu müesseselerin mahiyetlerini değiştirmede ve bunların çözülme ve sonlanmalarında müessir olmuş olan sebepler ve âmillerin tetkikinden çıkan neticeler olmalıdır. Meselâ Osmanlı İmparatorluğunun doğmasını gerektiren sebep ve âmillerin tetkikinden çıkan netice, mühim olduğu gibi, bu İmparatorluğun batması sebep ve âmillerinin tetkikinden çıkacak netice de o kadar mühimdir. Bu tetkiklerde, şüphesiz siyasî müesseseyi kuran milletlerin her görüş noktasından kültürleri derecesi mütalâa olunur; şahısların müspet ve menfi tesirleri göz önüne alınır.</p>
<blockquote><p>1930 (Afetinan, Atatürk Hakkında H.B., s. 264)</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tarih Yazmak</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/tarih-yazmak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Aug 2020 22:49:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Belleten]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Hasan Melih Çambel]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Tarih Bilinci]]></category>
		<category><![CDATA[Belleten]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Melih Çambel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5952</guid>

					<description><![CDATA[Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat, insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır. 1931&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat, insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır.</p>
<blockquote><p>1931 (Hasan Cemil Çambel, T.T.K. Belleten Cilt:3, Sayı: 10, 1939, s. 272)</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
