<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Atatürk ve savaş &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/ataturk-ve-savas/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 25 Aug 2020 18:45:26 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>Atatürk ve savaş &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>1. Dünya Savaşına Giriş</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/1-dunya-savasina-giris/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Aug 2020 18:45:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve 1. Dünya Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve savaş]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Yunus Nadi]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Vasıfları]]></category>
		<category><![CDATA[En Büyük Kaybımız]]></category>
		<category><![CDATA[En Büyük Kaybımız Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Yunus Nadi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5981</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye, Umumî Harbe girmeye mecburdu ve mevcut dünya dengesine göre bu giriş şekli de olandan ve görülenden başka&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, Umumî Harbe girmeye mecburdu ve mevcut dünya dengesine göre bu giriş şekli de olandan ve görülenden başka türlü olamazdı. Belki harbe giriş zamanı, belki kuvvetlerin kullanma tarzları, hulâsa bir sürü teferruat tenkit olunabilir. Fakat, esasa diyecek yoktur. Türkiye harbe girerdi ve böyle girerdi.</p>
<p>1922 (Yunus Nadi, Atatürk’ün Vasıfları, En Büyük Kaybımız, s. 226-227)</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Savaş Başka Bir Şeydir</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/savas-baska-bir-seydir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Aug 2019 13:10:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk savaş meydanları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve barış]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve savaş]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk yurtta sulh cihanda sulh]]></category>
		<category><![CDATA[barış]]></category>
		<category><![CDATA[İran Şahı Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[İran Şahı Rıza Pehlevi ve Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[İran Şahı ve Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Lozan Antlaşması]]></category>
		<category><![CDATA[Rıza Pehlevi ve Atatürk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2508</guid>

					<description><![CDATA[İran Şahı Rıza Pehlevi’nin Türkiye’yi ziyareti sırasında Atatürk, çok sevdiği misafirini İzmir’e, oradan Balıkesir yoluyla Çanakkale’ye de götürmüştü.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İran Şahı Rıza Pehlevi’nin Türkiye’yi ziyareti sırasında Atatürk, çok sevdiği misafirini İzmir’e, oradan Balıkesir yoluyla Çanakkale’ye de götürmüştü. O zaman Çanakkale Boğazı’nın iki tarafında, Lozan Antlaşması<br />
gereğince, bazı askersizleştirilmiş bölgeler vardı. Bu sebeple Anadolu yakasında, Çanakkale kasabasının güneyinde bu bölgenin sınırı üzerindeki Kirazlı<br />
Mevkiinde büyücek bir askeri garnizon kuruluyordu.<br />
Garnizon binalarından birinin, hatırımda kaldığına göre, alay karargâhının,<br />
temel atma töreni, iki dost devlet başkanının ziyaret gününe tesadüf ettirilmişti.<br />
Atatürk, o bölgede bulunan askeri kıtaları, ikiye ayırarak küçük bir manevra yaptırmış, misafiri ile bindiği açık otomobille, tatbikatı takip ede ede<br />
temel atma töreninin yapılacağı yere gelmişti. Otomobilde şah sağda, Atatürk solda – ki temel atılacak yer de bu tarafta idi- oturuyordu ve yine o tarafta yapılmakta olup sonuna gelmekte olan manevranın sonucunu, eliyle<br />
bazı yerleri işaret ederek, Şah’a açıklamaya çalışıyordu.<br />
Birden bire bir koyunun, temel için açılan çukura doğru, yere yatırılmış kesilmek üzere olduğunu gördü; kurban kesiyorlardı.<br />
&#8211; Durunuz! Diye bağırdı, durdular.<br />
O açıklamasını tamamlarken, iki devlet başkanı tarafından imzalanmış olan<br />
bir belge madeni bir kutu içerisinde temele yerleştiriliyordu, bu iş de bittikten sonra başını koyunun aksi tarafına çevirerek;<br />
&#8211; Şimdi yapacağınızı yapın! Emrini verdi<br />
İran Şahı duyduğu derin hayreti gizlemeyerek ve cevap amacı beklemeyen<br />
bir eda ile, “Fakat Hazret-i Gazi” dedi (İran Şahı Atatürk’e böyle hitap<br />
ederdi).<br />
Atatürk, büyük misafirinin ne demek istediğini anlamıştı; sözünü kesti:<br />
&#8211; Evet! diye cevap verdi.<br />
&#8211; Ben kana bakamam. Bir tavuğun dahi boğazlandığını görmeye tahammülüm yoktur.<br />
İran Şahı’nın şaşkınlığı artmıştı; tekrar sordu:<br />
&#8211; Ya bu kadar çok bulunduğunuz büyük ve kanlı muharebe meydanları?<br />
Atatürk:<br />
&#8211; Ha, o başka meseledir. Öyle yerlerde cesetlerin üzerinden atlayarak<br />
yürürüm.<br />
Ve gözleri dalgın tekrarladı:<br />
&#8211; O bambaşka bir iştir.</p>
<blockquote><p>Hasan Rıza Soyak, Atatürk’ten Hatıralar, İstanbul: YKY., 2004, S. 35-36</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
