<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Atatürk ve Müslümanlık &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/ataturk-ve-muslumanlik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 25 Aug 2020 17:21:57 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>Atatürk ve Müslümanlık &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İnançlar Arasında Düşmanlık</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/inanclar-arasinda-dusmanlik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Aug 2020 17:21:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Hristiyanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve İslam]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Müslümanlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5979</guid>

					<description><![CDATA[İslâm âlemine dahil topluluklar ile Hristiyan âlemine ait kitleler arasında birbirini affetmez gören bir düşmanlık mevcuttur. İslâmlar Hristiyanların,&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İslâm âlemine dahil topluluklar ile Hristiyan âlemine ait kitleler arasında birbirini affetmez gören bir düşmanlık mevcuttur. İslâmlar Hristiyanların, Hristiyanlar İslâmların ebedî düşmanları oldular. Birbirlerine kâfir, mutaassıp gözüyle baktılar. İki dünya yekdiğeriyle asırlardan beri bu taassup ve düşmanlıkla yaşadı. Bu düşmanlığın sonucudur ki, İslâm âlemi batının her asır bir şekil ve yeni renk alan ilerlemelerinden uzak kalmıştı. Çünkü, İslâm topluluğu o ilerlemelere kibirle, nefretle bakıyordu. Aynı zamanda iki kitle arasında uzun asırlardır devam eden düşmanlık zoruyla İslâm âlemi, silâhını bir an elinden bırakmamak mecburiyetinde bulunuyordu. İşte silâhla bu sürekli uğraşı, düşmanlık hissiyle batının ilerlemelerine iltifat etmeme, gerilememizin sebep ve etkenlerinden diğer birini teşkil eder.</p>
<p>1923 (Atatürk’ün S.D.II, s. 140)</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anadolu&#8217;da Türk Varlığı</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/anadoluda-turk-varligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Aug 2020 17:13:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve İslam]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Müslümanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Türk milleti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5976</guid>

					<description><![CDATA[Türk milleti, bin yıldan fazla bir zamandır bu topraklarda yaşama hakkına sahiptir. Bu eskiye ait kalıntılarla tespit edilmiştir.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk milleti, bin yıldan fazla bir zamandır bu topraklarda yaşama hakkına sahiptir. Bu eskiye ait kalıntılarla tespit edilmiştir. Osmanlı Devleti’ne gelince, bu devlet yedi asırdır yaşamaktadır ve muhteşem mazisi ve tarihiyle övünebilir. Biz, kudreti ve haşmeti bütün dünyada, Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarında tanınan bir milletiz. Cengâverlerimiz ve ticaret gemilerimiz okyanusları aşmışlar ve bayrağımızı Hindistan’a kadar götürmüşlerdir. Kabiliyetlerimiz, bir zamanlar sahip olduğumuz ve bütün dünyaca bilinen hâkimiyetimizle ispat edilmiştir. Fakat son yüzyıl boyunca Avrupa kuvvetlerinin hükûmet merkezimizdeki entrikaları ve bu entrikaların neticesinde bağımsızlığımıza müdahaleleri, iktisadî hayatımızı engelledikleri kayıtlar, yüzyıllarca birarada kardeşçe yaşadığımız Müslüman olmayan unsurlarla aramızda ektikleri ihtilâf tohumları ve bu durumlara ilâveten hükûmetlerimizin zayıflığı ve bunun neticesi olan kötü idare, çağdaş seviyede gelişme ve refah yolunda ilerlememize engel teşkil etti. Bugün içinde bulunduğumuz acı durum, hiçbir zaman bizim esastan ehliyetsizliğimizi veya çağdaş medeniyete uyamadığımızı ifade etmez. Bu, tamamen yukarıda sayılan birbirine zıt sebepler yüzünden hasıl olmuştur.</p>
<blockquote><p>1919 (Atatürk’ün T.T.B.IV, s. 83-84)</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğu Milletleri Arasında Türk Unsuru</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/dogu-milletleri-arasinda-turk-unsuru/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Aug 2020 09:54:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Araplar]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Batı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Batıcılık]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Doğu]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Endülüs]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Halife]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve İslam]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Müslümanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Osmanlı Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Roma]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Suriye]]></category>
		<category><![CDATA[Türk çocuğu Arap çöllerinde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5966</guid>

					<description><![CDATA[İnsanların meşgul olduğu bütün meseleler, karşılaştığı bütün tehlikeler, elde ettiği muvaffakiyetler, ortaklaşa, umumî bir mücadelenin dalgaları içinden doğagelmiştir.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsanların meşgul olduğu bütün meseleler, karşılaştığı bütün tehlikeler, elde ettiği muvaffakiyetler, ortaklaşa, umumî bir mücadelenin dalgaları içinden doğagelmiştir. Doğu milletlerinin, batı milletlerine taarruz ve hücumu, tarihin belli başlı bir safhasıdır. Doğu milletlerinni, batı milletlerine taarruz ve hücumu, tarihin bellibaşlı bir safhasıdır. Doğu milletleri arasında, Türk unsurunun başta ve en kuvvetli olduğu malûmdur. Gerçekten Türkler, Müslümanlıktan önce ve Müslümanlıktan sonra, Avrupa içerisine girmişler, taarruzlar, istilâlar yapmışlardır. Batıya taarruz eden ve istilâlarını İspanya’da Fransa hudutlarına kadar sürdüren Araplar da vardır. Fakat, her taarruza karşı, daima, karşı taarruz düşünmek lâzımdır. Karşı taarruz ihtimalini düşünmeden ve ona karşı güvenilir tedbir bulmadan hareket edenlerin sonu, yenilmek ve bozguna uğramaktır, yok olmaktır.</p>
<p>Batının, Araplara karşı taarruzu, Endülüs’te acı ve ibrete değer bir tarihî felâket ile başladı. Fakat, orada bitmedi, Takip, Afrika kuzeyinde devam etti. Attilâ’nın, Fransa ve Batı Roma topraklarına kadar yayılmış olan imparatorluğunu hatırladıktan sonra, Selçuk Devleti yıkıntısı üzerinde teşekkül eden Osmanlı Devleti’nin, İstanbul’da Doğu Roma İmparatorluğu’nun taç ve tahtına sahip olduğu devirlere gözlerimizi çevirelim. Osmanlı hükümdarları içinde, Almanya’yı, Batı Roma’yı zapt ve istilâ ederek muazzam bir imparatorluk kurmak teşebbüsünde bulunmuş olan vardı. Yine bu hükümdarlardan biri, bütün İslâm âlemini bir noktaya bağlayarak sevk ve idare etmeyi düşündü. Bu emelin sevkiyle Suriye’yi, Mısır’ı zapt etti. Halife unvanını takındı. Diğer bir sultan da, hem Avrupa’yı zapt etmek, hem İslâm âlemini hükmü ve idaresi altına almak gayesini takip etti. Batının arasız mukabil taarruzu, İslâm âleminin hoşnutsuzluğu ve isyanı ve böyle cihangirane tasavvurlar ve emellerin aynı hudut içine aldığı muhtelif unsurların uyuşmazlıkları, netice olarak benzerleri gibi Osmanlı İmparatorluğu’nu da tarihini sinesine bıraktı.</p>
<blockquote><p>1920 (Nutuk II, s. 435)</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
