<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Atatürk ve millet &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/ataturk-ve-millet/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 27 Aug 2020 19:02:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>Atatürk ve millet &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Tarihi Hakikat, Milli Hissiyat</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/tarihi-hakikat-milli-hissiyat/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Aug 2020 19:02:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Fen]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve İdam]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve İlim]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve millet]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve milliyetçilik]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Milliyetçilik Anlayışı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5997</guid>

					<description><![CDATA[Bu milleti bugün idam sehpası karşısında bulunduran işlerin ve hareketlerin kaynağı hayaldir, hissisattır. Uzaklara gitmeye hacet yok. Bu&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu milleti bugün idam sehpası karşısında bulunduran işlerin ve hareketlerin kaynağı hayaldir, hissisattır. Uzaklara gitmeye hacet yok. Bu milletin umumî seferberliğinin hangi hakikate, hangi hakikî hesaba dayandığını bir defa düşününüz. Bunun tek sebebi hissiyattır! Umumî Harbe, bu milleti sevk eden nedir? Hangi hakikattir? Histir! Daha ilersine gidelim, mazimize dönelim; küçük bir tarihî vak’a: Sadrazam Kara Mustafa Paşa, bu milleti Viyana kapılarına sevk ederken bütün kuzey Almanya’yı zapt ve fethederek dünya çapında bir Osmanlı İmparatorluğu yapmak hulyasına düşmüştü. Fakat, zavallı babamız düşünmüyordu ki bütün bu zafer emelleri peşinde dolaşırken, bu teşebbüsler torunlara, babadan miras kalmış yerlerini kaybettirmek için zemin hazırlıyordu. Fakat efendiler! Bu topluluğun büyük bir imparatorluk, maddî bir imparatorluk halinde bir noktadan sevk ve idaresini düşünmek istiyorsak bu bir hayaldir! İlme, mantığa, fenne aykırı bir şeydir! Dikkat ediniz ve bir tarihî hakikat, bir fennî ve ilmî hakikat olarak daima hatırda tutunuz ki, bir siyasî cismin hududunu geçemeyeceği bir güç sonlanması vardır! Nasıl ki bir insanın normal teşekkülü için birtakım mâkul ve tabiî hatlar vardır. Eğer bu hatlar tabiîlikten uzaklaşırsa, eğer insanın teşekkülünde bu hatların tecavüz edilmesi söz konusu olursa, o zaman karşımızda ya hiç gelişmemiş bir cüce veyahut dev gibi bir şey görürsünüz! İnsan teşekkülü için böyle olduğu gibi insanlardan meydana gelen topluluklarda da bu kaide aynen mevcut ve geçerlidir. Birkaç asır evvelki vaziyetimize gözlerinizi çeviriniz: Afrikalar, Suriyeler, Iraklar, Makedonyalar, Bulgaristan, Sırbıstan ve diğerleri&#8230; Bütün bu ülkeleri göz önüne alınız. Bütün bu ortam, bu geniş daire içerisinde iklimi çeşitli ve orada oturan milletlerin tabiatları çeşitli, her şey çeşitli olduktan sonra bunların hepsini bir imparatorluk altında bulundurmak ve yaşatmak mümkün müydü? Tabiata, akla ve tabiat kanununa aykırı olduğundan dolayı neticenin ne olduğunu görüyorsunuz!</p>
<blockquote><p>1921 (Atatürk’ün S.D.I, s. 193-195)</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Milletinin İdari ve Siyasi Nitelikleri</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/turk-milletinin-idari-ve-siyasi-nitelikleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Aug 2020 10:03:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve millet]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Osmanlı Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Türk milleti]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Milliyetçilik Anlayışı]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk'tan Alıntılar]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk'tan Seçme Sözler]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk'tan Seçmeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5972</guid>

					<description><![CDATA[Milletimiz, ufak bir aşiretten anavatanda müstakil bir devlet tesis ettikten başka batı âlemine, düşman içine girdi ve orada&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milletimiz, ufak bir aşiretten anavatanda müstakil bir devlet tesis ettikten başka batı âlemine, düşman içine girdi ve orada çok büyük müşkülât içinde bir imparatorluk vücuda getirdi. Ve bunu, bu imparatorluğu altı yüz seneden beri tam bir heybet ve azametle devam ettirdi. Buna muvaffak olan bir millet, elbette yüksek siyasî ve idarî niteliklere sahiptir. Böyle bir vaziyet yalnız kılıç kuvvetiyle vücuda gelemezdi. Cihanın malûmudur ki, Osmanlı Devleti pek geniş olan ülkesinde bir hududundan diğer hududuna ordusunu fevkalâde süratle ve tamamen donatılmış olarak naklederdi. Ve bu orduyu aylarca ve belki de senelerce iyi besler ve idare ederdi. Böyle bir hareket yalnız ordu teşkilâtının değil, bütün idarî şubelerin fevkalâde mükemmeliyetini ve kendilerinin kabiliyetli olduğunu gösterir.</p>
<blockquote><p>1919 (Nutuk III, s. 1182-1183)</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Milletin İdaresi</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/milletin-idaresi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jul 2020 13:20:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve millet]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Ordu]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Milliyetçilik Anlayışı]]></category>
		<category><![CDATA[Milletin İdaresi]]></category>
		<category><![CDATA[Milletin İradesi]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Selim İmece]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Selim İmece ve Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Ordu ve Millet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5749</guid>

					<description><![CDATA[Milleti sevk ve idare edenlerin dayanağı, ordu olmuştur. Diğer milletlerde ordu ile millet, daima birbiriyle karşı karşıyadır. Halbuki,&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milleti sevk ve idare edenlerin dayanağı, ordu olmuştur. Diğer milletlerde ordu ile millet, daima birbiriyle karşı karşıyadır. Halbuki, bizde tamamiyle olay tersinedir. İkinci Meşrutiyeti, kahraman subaylarımız ilân ettikleri gibi bu inkılâpları da yine bunların fedakârlığına borçluyuz.</p>
<blockquote><p>1925 (Mustafa Selim İmece, Atatürk’ün Ş.D.K. ve İ.S., s. 55)</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Milletin Kudret ve Kuvveti</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/milletin-kudret-ve-kuvveti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Jun 2020 10:25:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve işgal]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve millet]]></category>
		<category><![CDATA[Milletin Kudreti]]></category>
		<category><![CDATA[Milletin Kuvveti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5569</guid>

					<description><![CDATA[Kendilerine bir milletin talihi bırakılan adamlar, milletin kuvvet ve kudretini, yalnız ve ancak yine milletin hakikî ve elde&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kendilerine bir milletin talihi bırakılan adamlar, milletin kuvvet ve kudretini, yalnız ve ancak yine milletin hakikî ve elde edilmesi mümkün menfaatleri yolunda kullanmakla görevli olduklarını bir an hatırlarından çıkarmamalıdırlar. Bu adamlar düşünmelidirler ki, bir memleketi zapt ve işgal etmek, o memleketin sahiplerine hâkim olmak için kâfi değildir. Bir milletin ruhu zaptolunmadıkça, bir milletin azim ve iradesi kırılmadıkça, o millete hâkim olmanın imkânı yoktur. Oysa ki asırların getirdiği bir millî ruha, hiçbir kuvvet mukavemet edemez. Mahkûm olmak istemeyen bir milleti, esareti altında tutmaya gücü yetecek kadar kuvvetli müstebitler, artık dünya yüzünde kalmamıştır.</p>
<p><em>1924 (Atatürk’ün B.N., s. 81)</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Milli Emeller</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/milli-emeller/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 2020 08:59:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Meclis]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve millet]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve TBMM]]></category>
		<category><![CDATA[millet]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Emeller]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Gaye]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5454</guid>

					<description><![CDATA[Şüphe etmiyorum ve hiç kimsenin şüphe etmeyeceğini zannediyorum ki, Büyük Millet Meclisi ve onun Hükûmetinin bugüne kadar takip&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Şüphe etmiyorum ve hiç kimsenin şüphe etmeyeceğini zannediyorum ki, Büyük Millet Meclisi ve onun Hükûmetinin bugüne kadar takip ettiği siyaset, tamamen millî emellere uygundur. Bu siyasetin ne olduğunu tekrara lüzum görmem. Yalnız iki kelimesini zikredeceğim ki, o da millî sınır dahilinde milletin bağımsızlığıdır ve bu, gayet kuvvetli ve büyük mâna ifade eder esastır. Bugüne kadar, bu esastan ayrıldığımızı ima edecek en ufak bir işareti bile göstermek mümkün değildir.</p>
<p><em>1921 (G.C.Z., cilt: I, s. 333)</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Milli Müdafaa</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/milli-mudafaa/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 2020 08:49:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve millet]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Milli Dava]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Milli Müdafaa]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve milliyetçilik]]></category>
		<category><![CDATA[milli dava]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Müdafaa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5448</guid>

					<description><![CDATA[Millî müdafaamızı, düşmanların bayrakları babalarımızın ocakları üstünden çekilinceye kadar terk edemeyiz. İstanbul mabetleri etrafında düşman askerleri gezdikçe, öz&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Millî müdafaamızı, düşmanların bayrakları babalarımızın ocakları üstünden<br />
çekilinceye kadar terk edemeyiz. İstanbul mabetleri etrafında düşman askerleri<br />
gezdikçe, öz vatan toprakları üstünden yabancı adamların ayakları çekilmedikçe<br />
biz, mücadelemizde devam etmeye mecburuz. Kendi hükûmetimizin idaresi altında<br />
bedbaht ve fakir yaşamak, yabancı esareti pahasına kavuşacağımız huzur ve<br />
mutluluğa bin kere üstündür.</p>
<p><em>1920 (Atatürk’ün T.T.B. IV, s. 307)</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Milli ve Vatani Vazife</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/milli-ve-vatani-vazife/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Jun 2020 23:39:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Çalışma Bilinci]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve millet]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve milliyetçilik]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Nutuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5422</guid>

					<description><![CDATA[Teşkilâtın diğer teferruatına bakacak olursak, işe köyden ve mahalleden ve mahallle halkından, yani fertten başlıyoruz. Fertler düşünür olmadıkça,&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Teşkilâtın diğer teferruatına bakacak olursak, işe köyden ve mahalleden ve mahallle halkından, yani fertten başlıyoruz. Fertler düşünür olmadıkça, hukukunu müdrik bulunmadıkça, kütleler istenilen istikamete, herkes tarafından iyi veya fena istikametlere sevk olunabilirler. Kendini kurtarabilmek için her ferdin, mukadderatıyla bizzat alâkadar olması lâzımdır. Aşağıdan yukarıya, temelden çatıya doğru yükselen böyle bir müessese, elbette sağlam olur. Şüphe yok, her işin başlangıcında, aşağıdan yukarıya doğru olmaktan ziyade yukardan aşağı olması zarureti vardır. Birincisinin belirmesinde, bütün beşeriyet için gayeye erişme kolaylaşmış olurdu. Böyle olmanın amelî ve maddî imkânı henüz bulunmadığından bazı müteşebbisler, milletlere verilmesi lâzım gelen istikametin çizilişinde kılavuzluk ediyorlar. Bu suretle yukardan aşağıya şekillendirilebilir. Biz, memleketimiz dahilindeki seyahatlerimizde doğal olarak birinci tarzda başlamış olan millî teşkilâtımızın hakikî kaynağa, ferde kadar indiğini ve oradan tekrar yukarıya doğru hakikî şekillenmenin başladığını büyük memnuniyetle gördük. Bununla beraber, olgunlaşma derecesine eriştiğini iddia edemeyiz. Bunun için, özellikle aşağıdan yukarıya tekrar bir şekillenmenin husulü gayesine bilhassa çalışmamız, millî ve vatanî bir vazife sayılmalıdır.</p>
<p>1920 (Nutuk III, s. 1185)</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Milletimiz Çok Büyüktür!</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/milletimiz-cok-buyuktur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Jun 2020 23:33:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve millet]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve milliyetçilik]]></category>
		<category><![CDATA[Milletimiz Çok Büyüktür]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5418</guid>

					<description><![CDATA[Milletimiz çok büyüktür. Hiç korkmayalım. o esaret ve aşağılığı kabul etmez. Fakat onu bir araya toplamak ve kendisine,&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milletimiz çok büyüktür. Hiç korkmayalım. o esaret ve aşağılığı kabul etmez. Fakat onu bir araya toplamak ve kendisine, “Ey millet! sen esaret ve aşağılığı kabul eder misin?” diye sormak lâzımdır. Ben, milletin vereceği cevabı biliyorum. Ben, milletin büyüklüğünü biliyor ve bu sual karşısında, onun, o suali soran çocuklarını canı gibi seveceğini ve alınlarından öpeceğini biliyorum. Ben biliyorum ki bu millet, kendisine bu suali soran çocuklarının, hep o esasa dayanan çare ve hazırlıklarını canla, başla kabul edecektir. Onun için işte ben şimdi bu yoldayım, onun çok sağlam bir yol olduğuna kani olarak&#8230;</p>
<p>1920</p>
<p>(Yunus Nadi Abalıoğlu, Ankara’nın İlk Günleri, s. 99)</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Milliyet İlkesi</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/milliyet-ilkesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 May 2020 09:21:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Medeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Medeniyet]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve millet]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Millet Tanımı]]></category>
		<category><![CDATA[Millet Nedir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5078</guid>

					<description><![CDATA[Bir milletin, diğer milletlere kıyasla doğal veya kazanılmış özel karakterler sahibi olması, diğer milletlerden farklı bir organizma oluşturması,&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir milletin, diğer milletlere kıyasla doğal veya kazanılmış özel karakterler sahibi olması, diğer milletlerden farklı bir organizma oluşturması, çoğunlukla onlardan ayn olarak onlara paralel gelişmeye emek vermesi durumuna milliyet ilkesi denir.</p>
<p>Bu ilkeye göre, her birey ve her millet kendi hakkında iyi niyet, topraklarına bizzat kayıtsız sahip çıkmayı talep etmek hakkına ve hürriyetine sahiptir.</p>
<p>Bu genel kural, bize hangi milletlerin hür, hangilerinin hürriyetinden şu veya bu şekilde yoksun olduklarını, yani millet adını taşı &#8211; maya layık olmadıklarını kolaylıkla gösterir.</p>
<p>Medeni Bilgiler, S. 48</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anadolu Kadınının Önemi</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/anadolu-kadininin-onemi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 May 2020 23:41:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[8 mart]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk kadın]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk ve afet inan]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk ve anadolu kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Kadın Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve millet]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk'ün anadolu kadınına verdiği önem]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hakları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4959</guid>

					<description><![CDATA[“… Dünyada hiçbir milletin kadını, ‘Ben Anadolu kadı­nından fazla çalıştım…, milletimi kurtuluşa ve zafere gö­türmekte Anadolu kadını kadar&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“… Dünyada hiçbir milletin kadını, ‘Ben Anadolu kadı­nından fazla çalıştım…, milletimi kurtuluşa ve zafere gö­türmekte Anadolu kadını kadar emek verdim’ diyemez. … Belki erkeklerimiz memleketi istilâ edenlere karşı süngüleriyle, düşmanın süngülerine göğüslerini germekle düşman karşısında hazır bulundular. Fakat erkekleri­mizin teşkil ettiği ordunun hayat kaynaklarını kadın­larımız işletmiştir… Çift süren, tarlayı eken, orman­dan odunu, keresteyi getiren, mahsulleri pazara götüre­rek paraya çeviren, aile ocaklarının dumanını tüttüren, bütün bunlarla beraber, sırtıyla, kağnısıyla, kucağındaki yavrusuyla yağmur demeyip, kış demeyip, sıcak demeyip cephenin harp malzemesini taşıyan hep onlar, hep o yüce, o fedakâr, o ilâhî Anadolu kadınları ol­muştur. Bundan ötürü, hepimiz bu büyük ruhlu ve büyük duygulu kadınlarımızı, şükran ve minnetle son­suza kadar aziz ve kutsal bilelim”.</p>
<p><em>Burhan Göksel, ‘Atatürk ve Kadın Hak­ları”, “Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, c. 1, sayı 1, s. 223-226; Sıdıka Tezel, age.,s. 7-10; A. Afetinan, Tarih Boyunca Türk Kadınının Hak ve Görevleri, İstanbul 1975,s. 102-103, Bekir Sıtkı Baykal, “Millî Mücadelemde Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti”, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, c. 1, sayı 1 ve 2.</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
