<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Atatürk ve Medeni Bilgiler &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/ataturk-ve-medeni-bilgiler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 05 Sep 2020 23:34:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>Atatürk ve Medeni Bilgiler &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yasalara Uymak ve Saygı Göstermek</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/yasalara-uymak-ve-saygi-gostermek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 May 2020 23:30:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Medeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Medeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Yasama]]></category>
		<category><![CDATA[Kuvvetler Ayrılığı]]></category>
		<category><![CDATA[Montesquieu]]></category>
		<category><![CDATA[yargı]]></category>
		<category><![CDATA[Yasama Yürütme Yargı]]></category>
		<category><![CDATA[Yasama Yürütme Yargı Atatürk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5317</guid>

					<description><![CDATA[İyi vatandaşlar kanuna yalnız uymakla kalmaz, ona aynı zamanda saygı gösterirler. Ona uymak ise ister istemez zorunludur. Devletin,&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İyi vatandaşlar kanuna yalnız uymakla kalmaz, ona aynı zamanda saygı gösterirler. Ona uymak ise ister istemez zorunludur. Devletin, vatandaşlan zorlama ile yasalara uymaya götürecek yöntemleri, örgüt ve araçlan vardır. Ancak vatanperver ve yüksek vatandaşlar bu görevi bir zorlama altında yapmamak yolunu tercih ederler. Aslında böyle vatandaşlar yasalann uygulanmasını sağlamak için var olan zorunluluk araçlarının varlıklarını bile hissetmezler.</p>
<p>Yasalar, milletin bunlan yapmak görevi ile seçtiği meclisin eseri olduğu için milletin arzusunun da sonucudur. Ülkede millet arzusunun egemen olmasını isteyen, huzur ve güven arayan vatandaşlar devletin yasalarına saygı gösterenlerdir. Böyle vatandaşlar bizzat saygıya layıktır.</p>
<p>Medeni Bilgiler, S. 302</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kamuoyu</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/kamuoyu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 May 2020 12:43:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Medeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Medeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[hükümet]]></category>
		<category><![CDATA[iktidar]]></category>
		<category><![CDATA[kamuoyu]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5177</guid>

					<description><![CDATA[Milli egemenlik temeline dayalı temsili bir hükümette kamuoyu büyük bir rol oynar. Basın ve toplantı hürriyetleri olmadan ve&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milli egemenlik temeline dayalı temsili bir hükümette kamuoyu büyük bir rol oynar. Basın ve toplantı hürriyetleri olmadan ve halkın tamamına ait işler hakkında geniş bir eleştiri alanı bırakılmadan kamuoyu görevini yerine getiremez. Milli egemenlik ve temsili hükümet düşüncesinin yayılması ve yükselmesi ancak kamuoyunun çalışması ile mümkündür.</p>
<p>Hükümetin düşüncesi, ülkenin düşüncesini temsil etmelidir. Hükümet, ülkenin düşüncesini anlayabilmek için bu düşüncenin ortaya çıkmasına elverişli durum yaratan araçlara sahip olmalıdır. Gerçi hükümet, seçim zamanlarında milletin düşüncelerinin farkında olur; seçilen meclisler de milletin düşüncesini temsil ederler. Ancak seçim zamanlarında milletin açıkça gösterdiği düşünceler, değişmeden kalmaz. Bu sebeple, meclislerin bu düşünceleri temsil edebilmesi çok zaman devam etmez. Kamuoyu milletin içinden taşan bir çeşitli düşünceler denizidir. O denizde çeşitli cereyanlar, çeşitli tartışma dalgalan yaratır. Kamuoyu, ruhsal bir dünyadır. Orada cereyan eden düşünce mücadelesi, dikkatli gözlerden gizli kalmaz.</p>
<p>Eski demokrasilerde bu düşünce mücadelesi bütün vatandaşlann, her gün bir arada toplanarak yaptıklan toplantılarda ortaya çıkıyordu. Bugün vatandaşlann sayıca çokluğu ve medeni hayatın vatandaşlara yüklediği günlük işler, onlann maddeten ve her gün bir arada toplanmalanna olanak bırakmamıştır. Bu sebeple kamuoyu ideal bir dünya olmuştur ki, bu dünyadatoplumun tümüne ait işlerin eleştirisi şu özellikleri gösterir.</p>
<p>a. Eleştiri ve tartışma tamamen hürdür. Bu hürriyet, herkes tarafından, hiç kimsenin etkisi olmadan, kendi kendine kullanılır. Hükümeti ve Meclisi dikkatli bulunduran eleştiri hürriyetidir.</p>
<p>b. Kamuoyunun eleştiri hürriyeti, başlıca birçok yayın ile olur. Yayıncılık, kötüye kullanıma engel olur ve hükümeti, araçlann görevlerini doğru yapmaya zorunlu kılar. Yayıncılık en etkili kontrol araçlanndandır. Bu noktada “eleştirinin kolay ve ancak yapmanın, güç olduğu gerçeğinin unutulmaması gerekir. ” Onun için:</p>
<p>c. Toplumun tümünün iyiliği fikri, her türlü eleştirilere ve tartışmalara her zaman egemen ve esas tutulmalıdır. Kayrılan düşünceler, toplumun tümünün iyiliği adına ortaya atılmalıdır. Bu düşünce, hareket noktası olunca eleştiri ve tartışma devletin de iyiliği adına yapılmış ve vatandaşların sosyal ve siyasi eğitimlerini yükseltmeye hizmet etmiş olur.</p>
<p>d. Toplumun tümüne ait işleri eleştiri hürriyeti, hükümet ile millet arasında bir anlaşma ortamı meydana getirir. Hükümet yayıncılık aracılığıyla kamuoyunu anlar ve gerektiğinde gerekli olan belgelerle onu aydınlatır. Hükümetin milleti ve milletin hükümeti anlaması bunların tek beden olmalarını ve kalmalannı sağlar.</p>
<p><em>Medeni Bilgiler, S. 91-92</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Milletinin Esas Örgütü</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/turk-milletinin-esas-orgutu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 May 2020 13:51:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Medeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Medeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[egemenlik kayıtsız şartsız milletindir]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal egemenlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5129</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyetinin Anayasası (Teşkilatı Esasiye Kanunu,) en çağdaş milli egemenlik esaslarını, kararlarını (hükümlerini) içerir. Birkaç maddesini, her zaman&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyetinin Anayasası (Teşkilatı Esasiye Kanunu,) en çağdaş milli egemenlik esaslarını, kararlarını (hükümlerini) içerir. Birkaç maddesini, her zaman hatırda tutmak için burada aynen tekrar edelim.</p>
<p>a. “Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir</p>
<p>b. “Türkiye Büyük Millet Meclisi, milletin tek ve gerçek temsilcisi olup, millet adına egemenlik hakkını kullanır’</p>
<p>c. “Yasama ve Yürütme kuvveti Büyük Millet Meclisinde toplanır ve gerçekleşir. ” Bizim görüşümüze göre siyasi kuvvet, milli irade ve egemenlik, milletin birlik halindeki ortak kişiliğine aittir, birdir, bölünemez ve aynlamaz ve başkasına verilemez. Millette olduğu gibi, onun temsilcisi olan tek mecliste bir yere toplanmıştır. Yani bölünmesi teorisi bizim için esas değildir. Buna göre; Türk milletinin yönetim şekli birlik teorisi esasına dayalı olan bugünkü devlet şeklimizdir. Bu şekilde Büyük Millet Meclisi, millet adına egemenlik hakkını kullanır; Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu onun içinden çıkar. Egemenlik birdir, kayıtsız şartsız milletindir. Devlet kuruluşlannın en uygunu budur. Yalnız görevler şu şekilde gördürülür.</p>
<p>d &#8220;Meclisyasama yetkisini bizzat kullanır”.</p>
<p>e. “Meclis, yürütme yetkisini, kendi tarafından seçilmiş Cumhurbaşkanı ve onun atayacağı bir Bakanlar Kurulu eliyle kullanır. Meclis, hükümeti her zaman kontrol edebilir ve düşürebilir.&#8221;</p>
<p>f &#8220;Yargı balda millet adına, usul ve kanunlar çerçevesinde bağımsız hakimler tarafından kullanılır”.</p>
<p>Medeni Bilgiler, S. 59-60</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Demokrasi İlkesinin Belirgin Özellikleri</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/demokrasi-ilkesinin-belirgin-ozellikleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 May 2020 13:45:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Medeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk ve demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Medeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk'ün demokrasi anlayışı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Egemenlik Anlayışı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5124</guid>

					<description><![CDATA[Demokrasi ilkesi: Egemenliği kullanan araç ne olursa olsun, esas olarak, milletin egemenliğe sahip olmasını ve sahip kalmasını gerektirir.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Demokrasi ilkesi: Egemenliği kullanan araç ne olursa olsun, esas olarak, milletin egemenliğe sahip olmasını ve sahip kalmasını gerektirir. Bu noktayı, birkaç kelime ile açıklayalım:</p>
<p>a. Demokrasi temeli bakımından esas itibariyle siyasi niteliktedir. Demokrasi, bir toplumsal yardım veya bir ekonomik örgüt sistemi değildir. Demokrasi maddi refah meselesi de değildir. Böyle bir görüş vatandaşlann, siyasi hürriyet ihtiyacım uyutmayı hedef alır. Bizim bildiğimiz demokrasi, özellikle siyasidir; onun hedefi, milletin idare edenler üzerindeki kontrolü sayesinde, siyasi hürriyeti sağlamaktır.</p>
<p>b. Demokrasinin birinci özelliği ile ortak ikinci bir özelliği daha vardır. O da şudur; Demokrasi, fikridir; bir kafa meselesidir. Her halde, bir mide meselesi değildir. Hükümet ilkesi de, bir adalet sevgisini ve ahlak düşüncesini gerektirir. Demokrasi, memleket aşkıdır, aynı zamanda babalık ve analıktır.</p>
<p>c. Demokrasi, esasında bireyseldir; bu özellik vatandaşın egemenliğe, insan sıfatıyla, katılmasıdır.</p>
<p>d. En son olarak, demokrasi, eşitlik severdir; bu özellik, demokrasinin bireysel olması özelliğinin zorunlu bir sonucudur. Şüphesiz bütün bireyler aynı siyasi hakla sahip bulunmaktadırlar. &#8220;Demokrasinin hı bireysel ve eşitlik sever özelliklerinden, genel ve eşit oy ilkesi çıkar.&#8221;</p>
<p><em>Medeni Bilgiler, S. 56</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diğer Milletler</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/diger-milletler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 May 2020 09:18:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Medeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Diğer Milletler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Hıristiyanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Irk Tanımı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Medeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Türk milleti]]></category>
		<category><![CDATA[Millet Nedir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5076</guid>

					<description><![CDATA[Güney Amerika’da beyaz ırkla kırmızı derili insanlar dirsek dirseğe yaşayan Amerikalılardır. Bugün büyük çağdaş milletlerden olan Fransızlann, lngilizlerin,&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Güney Amerika’da beyaz ırkla kırmızı derili insanlar dirsek dirseğe yaşayan Amerikalılardır. Bugün büyük çağdaş milletlerden olan Fransızlann, lngilizlerin, çeşitli ırklann çaprazlama sonucu olduğu bilinmektedir. Millet oluşumunda toprağın önemini büsbütün reddedenler vardır. Bu düşüncede bulunanlar, toprak sadece çalışma ve uğraşma alanıdır diyorlar. Şimdi bu noktaya dikkat edelim; Fransızlarla Ingilizler arasındaki savaşlar her iki millette milliyet bağlarını kuvvetlendirdi. Alman milliyeti, Napolyon’a karşı savaşlardan; İspanya milliyeti, Mağribilerle mücadelelerden doğdu. Eski küçük Yunan hükümetleri Iranlılara karşılık vermek için birleştikten sonra Yunan milliyeti başlar. Türklerin her şeye rağmen bütün çağlarda millet dayanışma ve bağlarının korunmuş kalması sadece sürekli savaş halinde bulunmasındandır. Son inkılâp yıllarında birliğin dogmasında kuvvetin ve savaş halinde bulunmanın etkisi önemlidir. Bu bilgiye göre, savaş ırkların birleşmesinde en kuvvetli etkendir. Millet neye derler? Sorusuna bugünkü, çağdaş görüşlere uygun ilmi bir tanım yapabilmek için yürüttüğümüz tartışmayı yeterli görelim. Onun üzerinde bir an durup düşünelim; bugün Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmuş olan Türk milleti’ni incelerken bulduğumuz koşullan, tekrar gözden geçirelim.</p>
<p>a. Siyasi varlığımızın dışında, başka ellerde, başka siyasi topluluklarla, isteyerek veya istemeyerek kader ortaklığı yapmış, bizimle dil, ırk, köken birliğine sahip ve hatta yakın uzak tarih ve ahlak yakınlığı görülen Türk topluluklan vardır. Tarihin bir olayının sonucu olan bu durum, Türk milleti için acıklı bir hatıradır, fakat Türk milletinin tarihi ve ilmi olarak oluşumundaki asalete, dayanışmaya asla zarar vermez.</p>
<p>b. Bugünkü Türk milleti siyasi ve sosyal topluluğu içinde kendilerine Kürdük fikri, Çerkezlik fikri ve hatta Lazlık fikri veya Boşnaklık fikri propaganda edilmek istenmiş vatandaş ve millettaşlanmız vardır. Ancak geçmişin zorba dönem ürünü olan bu yanlış adlandırmalar, birkaç düşman aleti, gerici beyinsizden başka hiçbir millet bireyi üzerinde üzüntüden başka bir etki yaratmamıştır. Çünkü bu millet evladı da tüm Türk topluluğu gibi aynı ortak geçmişe, tarihe, ahlaka, hukuka sahip bulunuyorlar.</p>
<p>c. Bugün içimizde bulunan Hıristiyan, Musevi vatandaşlar, kader ve şahıslarını Türk milliyetine vicdani arzulanyla bağladıktan sonra kendilerine yan gözle, yabancı düşüncesiyle bakılması, medeni Türk milletinin asil ahlakından beklenebilir mi?</p>
<p>Medeni Bilgiler, S. 45-46</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Milli Duygu</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/milli-duygu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 May 2020 09:12:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Medeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Araplar]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Medeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Milli Duygu]]></category>
		<category><![CDATA[Farslar]]></category>
		<category><![CDATA[İslam'dan Önce Türkler]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Duygu]]></category>
		<category><![CDATA[Milli His]]></category>
		<category><![CDATA[Türkler]]></category>
		<category><![CDATA[Türkler Müslüman Olmadan Önce]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5072</guid>

					<description><![CDATA[Bir işin ahlaki bir değeri olması, ayn ayn insanlardan daha yüce bir kaynaktan çıkıyor olmasıdır. O kaynak, toplumdur,&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir işin ahlaki bir değeri olması, ayn ayn insanlardan daha yüce bir kaynaktan çıkıyor olmasıdır. O kaynak, toplumdur, millettir. Gerçekten, ahlak bilgisi özel kişilerden ayn ve bunlann üstünde, ancak sosyal ve milli olabilir. Milletin sosyal düzen ve huzuru, şimdi ve gelecekteki refahı, mutluluğu, güvende olması ve korunur durumda olması, uygarlıkta ilerlemesi ve yükselmesi için insanlardan, her konuda ilgi, gayret, candan vazgeçmeyi, gerektiği zaman seve seve canın fedasını talep eden milli ahlaktır. Mükemmel bir millette milli ahlak bilgisinin gerekleri, o millet bireyleri tarafından adeta akıl süzgecinden geçirmeksizin vicdani, duyusal bir sebeple yapılır. En büyük milli his, milli heyecan, işte budur. Millet analannın, millet babalannın, millet hocalarının ve millet büyüklerinin; evde, okulda, orduda, fabrikada, her yerde ve her işte millet çocuklanna, milletin her bireyine bıkmaksızın ve sürekli olarak verecekleri milli terbiyenin amacı işte bu yüksek milli hissi sağlamlaştırmak olmalıdır. Ahlakın milli, toplumsal olduğunu söylemek ve toplum vicdanın bir ifadesidir demek, aynı zamanda ahlakın kutsal sıfatını da tanımaktır. Ahlak kutsaldır; çünkü aynı değerde eşi yoktur ve başka hiçbir çeşit değerle ölçülmez. Ahlak kutsaldır; çünkü en büyük ahlaki gerçeklik sahibi bir yapana dayanır. O yapan, yalnız ve ancak toplumdur. Ondan başka bir yapan yoktur. Allah dışında düşünce sahibi olanlar için, örnek bir şekilde düşünülmüş toplum dahi sadece bilinçte vardır. Çünkü vicdanlarımız üzerinde etkili olan ruhsal hayat, toplumun bireyleri arasındaki eylem ve tepkilerden oluşur. Gerçekte toplum, yoğun bir düşünce ve ahlaki çalışma odağıdır. Din birliğinin de bir millet oluşumunda etkili olduğunu söyleyenler vardır. Fakat biz, bizim gözümüz önündeki Türk milleti tablosunda bunun aksini görmekteyiz. Türkler, tslam dinini kabul etmeden önce de büyük bir millet idi. Bu dini kabul ettikten sonra, bu din, ne Arapların, ne aynı dinde bulunan Acemlerin (Farslann) ve ne de diğerlerinin Türklerle birleşip bir millet teşkil etmelerine etki etmedi. Aksine, Türk milletinin milli bağlarını gevşetti; milli duygularını, milli heyecanını uyuşturdu. Bu pek tabii idi. Çünkü Hazreti Muhammed’in getirdiği dinin gayesi, bütün milliyetlerin üstünde, tamamını kapsayan bir ümmet siyaseti idi.</p>
<p><em>Medeni Bilgiler, S. 43-44</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türklerin Kökeni ve Oluşum Biçimi</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/turklerin-kokeni-ve-olusum-bicimi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 May 2020 22:04:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Medeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve asya]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Medeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Türk milletinin kökeni]]></category>
		<category><![CDATA[Dil teorisi]]></category>
		<category><![CDATA[Güneş]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Milleti Nasıl Doğdu]]></category>
		<category><![CDATA[Türk milletinin doğuşu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5051</guid>

					<description><![CDATA[Türk milletinin her bireyi, birtakım farklarla ve fakat genellikle birbirine benzer. Bazı yapılış farklarını ise doğal karşılamak gerekir.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk milletinin her bireyi, birtakım farklarla ve fakat genellikle<br />
birbirine benzer. Bazı yapılış farklarını ise doğal karşılamak gerekir.</p>
<p>Çünkü Mezopotamya, Mısır vadilerinden başlayan, bilinen tarihten evvel Orta Asya, Rusya, Kafkasya, Anadolu, dünkü ve bugünkü Yunanistan, Girit, Romalılardan evvel Orta İtalya, kısaca Akdeniz sahillerine kadar yayılmış ve yerleşmiş ve bu başka başka iklimlerin etkisi altında, başka başka cinslerle binlerce sene yaşamış, kaynaşmış bu kadar eski ve bu kadar büyük bir insan topluluğunun bugünkü çocuklarının tamamı tamamına birbirlerine benzemeleri mümkün müdür? Her zaman, her yerde küçük bir aile çocuklarının bile tamamen birbirine benzemeleri olmuş şey değildir. Türk ırkının yalnız bir noktada, iklimi aynı dar bir bölgede ortaya çıkmış şeklinde düşünmek doğru değildir. Türk ırkı yukarıda söylediğimiz gibi, çok büyük bir sahada yaşamış ailelerin birleşerek Sop (Klan) ve Sop’ların birleşerek Boy (Kabile) ve Boy’lann birleşerek öz (Aşiret) ve özlerin de birleşerek siyasi bir topluluk olan El (Medine) ve çn nihayet Erlerin bir merkezde birleşmeleriyle büyük bir topluluk meydana getirmiştir.</p>
<p><em>Medeni Bilgiler, S. 42</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk&#8217;ün Hürriyet Tanımı</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/ataturkun-hurriyet-tanimi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 May 2020 21:49:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Medeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Hürriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Medeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk ve özgürlük]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ten Medeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Hürriyet Anlayışı]]></category>
		<category><![CDATA[Medeni Bilgiler kitabı]]></category>
		<category><![CDATA[Özgürlük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5041</guid>

					<description><![CDATA[Hürriyet insanın düşündüğünü ve dile diğini başka birinin hiçbir etki ve karışması olmaksızın kesin olarak yapa &#8211; bilmesidir.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hürriyet insanın düşündüğünü ve dile<br />
diğini başka birinin hiçbir etki ve karışması olmaksızın kesin olarak yapa &#8211;<br />
bilmesidir. Bu tanım Hürriyet kelimesinin en geniş anlamıdır. İnsanlar bu<br />
anlamda Hürriyete hiçtir zaman sahip olmamışlardır ve olamazlar. Çünkü<br />
bilinir ki insan tabiatın yaratılmışıdır. Tabiatın kendisi dahi kesin hür<br />
değildir, evrenin (kâinatın) kanunlarına tabidir.</p>
<p>Medeni Bilgiler, S. 29</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Devlet Kurumunun Önemi</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/devlet-kurumunun-onemi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 May 2020 21:45:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Medeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Medeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Devletçilik]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Medeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Sosyal Devlet Anlayışı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ten Medeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet Kurumu]]></category>
		<category><![CDATA[devletçilik ilkesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5039</guid>

					<description><![CDATA[“Yaradılış itibariyle her insan, içinde yaşadığı toplumda hayatın en mutlu, en kolay, en tatlı taraflarının kendisine düşmesini ister&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Yaradılış itibariyle her insan, içinde yaşadığı toplumda hayatın en<br />
mutlu, en kolay, en tatlı taraflarının kendisine düşmesini ister ve en kuvvetli olan, kendisinden zayıf olanları yok sayar. Bunun sonucu huzur, rahat,<br />
güven ve düzen içinde yaşamak olanaksızdır. İşte insanlar arasında kavga<br />
yerine birbirine yardım, karşılıklı saygı, düzen koyan, herkese haklarını ve<br />
görevlerini tanıtan hukuk kuralları ve bunların istikrar bulmuş bir şekilde<br />
uygulanmasıdır. Bu iş ancak devlet örgütünün ve kuvvetin bulunması sayesinde mümkündür. Devlet herkesin hakkını ve görevlerini belirler. Hiçkimse<br />
belirlenen sınır dışında bir hak iddia edemez. Bunun gibi kendisi de fazla<br />
hiçbir görev ile sorumlu tutulamaz.</p>
<p><em>Medeni Bilgiler, S. 28</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
