<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Atatürk ve Ekonomi &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/ataturk-ve-ekonomi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 14 Jul 2020 12:23:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>Atatürk ve Ekonomi &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Medeniyet Yolunda Muvaffakiyet</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/medeniyet-yolunda-muvaffakiyet/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 2020 18:00:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve İktisadi Hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve İktisat]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Medeniyet]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Muvaffakiyet]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Sosyal Hayat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5706</guid>

					<description><![CDATA[Medeniyet yolunda muvaffakiyet, yenileşmeye bağlıdır. Sosyal hayatta, iktisadî hayatta, ilim ve fen sahasında muvaffak olmak için yegâne gelişme&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Medeniyet yolunda muvaffakiyet, yenileşmeye bağlıdır. Sosyal hayatta, iktisadî hayatta, ilim ve fen sahasında muvaffak olmak için yegâne gelişme ve ilerleme yolu budur. Hayat ve yaşayışa hâkim olan hükümlerin zaman ile değişme, gelişme ve yenileşmesi zarurîdir. Medeniyetin icatları, fennin harikaları, cihanı değişiklikten değişikliğe sürüklediği bir devirde asırlık köhne zihniyetlerle, maziye düşkünlükle mevcudiyetin muhafazası mümkün değildir. Medeniyetten bahsederken şunu da kesinlikle söylemeliyim ki, medeniyetin esası, ilerleme ve kuvvetin temeli aile hayatındadır. Bu hayatta fenalık, muhakkak sosyal, iktisadî, siyasî güçsüzlüğe sebep olur. Aileyi teşkil eden kadın ve erkek unsurların tabiî haklarına malik olmaları, aile vazifelerini yürütmeye yetenekli bulunmaları lâzımdır.</p>
<blockquote><p>1924 (Atatürk’ün B.N., s. 85)</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gelir Kaynaklarımız</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/gelir-kaynaklarimiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2020 11:43:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Adalet Sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk döneminde ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk döneminde milli gelir]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Hukuk Sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[Gelir Kaynaklarımız]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Gelir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5523</guid>

					<description><![CDATA[Gelir kaynaklarımızla ne yapabileceğimiz hakkındaki endişe, belki herkesten ziyade beni meşgul etmektedir. Yalnız, ben, ordumuzun mevcudiyet ve kuvvetini,&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gelir kaynaklarımızla ne yapabileceğimiz hakkındaki endişe, belki herkesten ziyade beni meşgul etmektedir. Yalnız, ben, ordumuzun mevcudiyet ve kuvvetini, paramızla orantılı bulundurmak görüşünü kabul edenlerden değilim: “Paramız vardır, ordu yaparız; paramız bitti, ordu dağılsın&#8230;” Benim için böyle bir mesele yoktur; ister olsun ister olmasın, ordu vardır ve olacaktır. Bu noktada bir hâtıramı da canlandırayım; ben ilk defa bu işe başladığım zaman, en akıllı ve düşünür sayılan birtakım kişiler bana sordular: “Paramız var mıdır? Silâhımız var mıdır?” Yoktur, dedim. O zaman, “ O halde ne yapacaksın?” dediler. “Para olacak, ordu olacak ve bu millet bağımsızlığını kurtaracaktır!” dedim. Görüyorsunuz ki hepsi oldu ve olacaktır. Bir takım Efendiler de , Başkumandan, millete angarya yaptırıyor demişler, halbuki kanunun memlekette angaryayı menettiğinden bahsetmişler. Bu doğrudur Efendiler; fakat ihtiyaç, tehlike, bize her şeyi meşru göstermektedir. Ordunun ihtiyaçları, millete angarya yaptırmayı gerektiriyorsa bunu yapıyoruz ve en doğru kanun, budur. Milletin ve ordunun mağlûp olmaması için, kanun buna mânidir diye, lüzumlu gördüğüm tedbiri almakta tereddüt etmeyeceğim.</p>
<p><em>1922 (Nutuk II, s. 659)</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cumhuriyet Merkez Bankası</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/cumhuriyet-merkez-bankasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Jun 2020 13:06:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Medeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve bankalar]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5389</guid>

					<description><![CDATA[Bu bankanın kuruluşuna 11 Haziran 1930 tarihli bir yasa ile karar verilmiş ve banka 1931’de kurulmuştur. Milli paranın&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu bankanın kuruluşuna 11 Haziran 1930 tarihli bir yasa ile karar verilmiş ve banka 1931’de kurulmuştur. Milli paranın değerini belirleme ve ülkenin ihtiyacı olan kısa vadeli kredileri sağlamak, bankanın başlıca amaçlannı oluşturmaktadır.</p>
<p>Sermayesi: (15,000,000) Türk Lirası olup her biri (100) lira değerinde (150,000) adet hisse senedine bölünmüştür. Bu hisse senetleri dört kısma ayrılmış olup (A) serisi Hükümet kurumlanna, (B) serisi milli bankalara, (C) serisi yabancı (ecnebi) bankalara ve yabancı (ecnebi) ayrıcalıklı şirketlere, (D) serisi de Türk uyruklu gerçek ve tüzel kişilere ayrılmıştır.</p>
<p>Yapacağı işlemler: Banknot ihracı, ticaret senetlerinin çifte iskontosu, mal varlığı ve tahvil üzerine avans, altın ve yabancı (ecnebi) para alım satımı işlemleri ve Devletin hazine işlemlerini yapar.</p>
<p>Bu banka, devletin önceleri çıkarmış olduğu ve halen tedavülde olan (158,000,000) Türk Lirası tutanndaki &#8220;nakit dokümanı” üzerine alacaktır. Buna karşılık Devlet, şimdiden elindeki bazı değerleri bankaya teslim edeceği gibi her yıl bütçesinden bir miktar ayırarak bankaya ödeyecektir.</p>
<p><em>Medeni Bilgiler, S. 429-430</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk ve Ekonomi</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/ataturk-ve-ekonomi-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Jun 2020 13:04:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Medeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk döneminde ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve bankalar]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Ekonomi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5387</guid>

					<description><![CDATA[Her ülkenin yaşayışında ve çalışmasında her zaman birinci derecede önem verilmiş olan ekonomi meseleleri büyük savaşın yaptığı karmakarışık&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Her ülkenin yaşayışında ve çalışmasında her zaman birinci derecede önem verilmiş olan ekonomi meseleleri büyük savaşın yaptığı karmakarışık durumdan sonra adeta hayatın üstünde bir konum aldı. Bir ülkede ekonomik çalışmalann amacı milli serveti arttırmaktır.</p>
<p>Uygulaması itibariyle çok aynntılı bir iş olan ekonomi meseleleri başlıca şu esaslarda toplanır:</p>
<p>1. Toprak, hayvan, maden, orman ve deniz üretimini miktarca arttırmak, cinslerini çeşitlendirmek ve özellikle yurt içi ihtiyaçta çok kullanılan, dış pazarlarda çok satılan maddeleri çoğaltmak, diğerlerini azaltmak, iyileştirmek ve sınıflara ayırma yolları ile bu ürünlerin değerlerini yükseltmek, ürünün maliyet fiyatlannı indirecek önlemler almak, bütün ülke üretiminin itibannı azaltacak başka madde kanşımını yasaklamak.</p>
<p>2. Ülkeyi dışarıdan gelecek ürünlerle fabrika üretim ihtiyacından mümkün olduğu kadar kurtarmak; bunun için ülkede kullanılacak ve dışanda satıldığı zaman para edecek sanayiyi çoğaltmak, vatanın yetiştirdiği ham maddelerin ülke içinde işlenmesini sağlamak, sanayimizi, özellikle yetiştirdiğimiz ham maddelerin yabancı (ecnebi) ülkelerde işlenip gelmesine meydan vermeyecek bir yönde geliştirmek.</p>
<p>3. Sanayimizi ve ürünlerimizi koruyacak bir gümrük tarife siyaseti ve bunun yanında ihracatı özendirme siyaseti gerçekleştirmeye çalışmak.</p>
<p>4. Bütün bu önlemlerle ithalat ve ihracat arasında devlet lehine olumlu bir durum yaratmak.</p>
<p>5. Kredi işlerini düzenlemek.</p>
<p>6. Kara, deniz ve hava taşıma araçlan ve limanlar tarifelerini, taşıma araçlan ile liman hizmetlerini düzenlemek.</p>
<p>7. Sigorta işlerini düzenlemek.</p>
<p>8. Sermaye ile çalışma arasında denge kurmak. İşçilerin durumlannı düzenlemek.</p>
<p>9. İç ve dış ticareti düzenlemek. Ticaretin gelişimini sağlamak ve değişim esaslarını kolaylaştırmak.</p>
<p><em>Medeni bilgiler, S. 406-407</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Vatandaşa Karşı Devletin Görevleri</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/vatandasa-karsi-devletin-gorevleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 May 2020 01:00:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Medeni Bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Türkiyesi]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Ağaç]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Devletçilik İlkesi]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Emek]]></category>
		<category><![CDATA[devletçilik ilkesi]]></category>
		<category><![CDATA[Devletin Görevleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5170</guid>

					<description><![CDATA[Derslerimizin başlangıcında, milletin kurduğu devletin ve hükümet örgütünün, vatandaşlara karşı, yükümlü olduğu görevleri ve yetkileri, genel olarak saymıştık.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Derslerimizin başlangıcında, milletin kurduğu devletin ve hükümet örgütünün, vatandaşlara karşı, yükümlü olduğu görevleri ve yetkileri, genel olarak saymıştık. Bu görevlerin içerikleri incelenecek olunursa, şöyle bir sıra yapılabilir;</p>
<p>a. Ülke içinde, düzeni ve adaleti sağlayıp ve devam ettirerek, vatandaşların, her tür hürriyetlerini korunmuş bulundurmak; b. Dış siyaset ve diğer milletlerle ilişkileri iyi yöneterek ve içeride her tür savunma kuvvetlerini, her an hazır bulundurarak, milletin bağımsızlığını güvenli ve korunmuş bulundurmak “ve bu uğurda başka çare kalmazsa milletin hukukunu silahla savunmak (Bu son cümle, 18.01.1930 tarihinde İsmet, imzasıyla Başbakanın bu konuyu okuduktan sonra el yazısı ile ilavesidir. Fotokopisi belgeler arasındadır.)</p>
<p>Bu iki tür görev, devletin en temel görevlerindendir. Denilebilir ki, devlet kuruluşunda amaç bu iki görevin yerine getirilmesini sağlamaktır. Çünkü bu görevler, vatandaşlann birey olarak yapmaya güçlerinin yetmeyeceği işlerdir. Hatta vatandaşlann bu görevleri, kısmen de olsa, yapmaya kalkışmaları uygun değildir. Çünkü o zaman anarşi olur, devlet kalmaz. Örneğin, bir vatandaş, kendi kendine, bir yabancı (ecnebi) devletle siyasi bir bağlantı ve ilişkide bulunamaz. Bir vatandaş ülke savunmasında başına toplayabileceği bazı kimselerle başlı başına, harekete yetkili değildir.</p>
<p>Bir vatandaş, kendi hürriyet ve hakkını, kendi maddi kuvvetine dayanarak elde etmeye kalkışamaz. Bu konular, bireylerin kuvvet ve girişimleriyle değil, milletin iradesine sahip olan devletin kudret ve gücü ile sağlanabilir. Bu iki tür görevden başka devletin ilgili olduğunu işaret ettiğimiz görevleri de, başladığımız sıra içinde söyleyelim; Yollar, demiryolları vs. gibi bayındırlık işleri, Eğitim işleri; Sağlık işleri; Sosyal Yardım işleri; Ziraat, ticaret, el becerisine dayalı mesleklere ait ekonomik işler. Bu son söylediğimiz işleri, devletin yapmaması, bireylere bırakması gerektiği iddiasında bulunanlar vardır. Bu düşünceyi uygun bulan ve takip edenlere “bireyci” derler. Milletin genel ve ortak menfaatlerine ait siyasi, düşünsel işlerde olduğu gibi, ekonomik her tür işlerin de, bireylere bırakılmayıp devlet tarafından yapılması daha uygun olacağı düşüncesini savunan “devletçiler” de vardır. Biz, devletimizce uygulanması uygun olan ilkeyi, tespit için “bireyci” ve “devletçilerin dayandıktan noktalan ve bir de, demokrasinin açık özelliklerini, göz önünde tutarak, kısa bir değerlendirme yapalım. Bilinmektedir ki, Türkiye Cumhuriyeti, demokrasi esasına dayalı bir devlettir. Demokrasi ise, esas anlamıyla, siyasi niteliktedir, düşünseldir; bireyseldir; eşitlik severdir. Demokrasinin, bu esas noktalanna göre, vatandaşın siyasi hürriyet ve çalışmasını mümkün kılmak; vatandaşın ilmi, sosyal, sanat, ahlak gibi düşünsel alanlarda gelişimini sağlamak ile ilgilenmek ve vatandaşın, milli egemenliğe kurallar çerçevesinde katılım hakkını ve bütün vatandaşlann aynı siyasi haklara sahip olmalannı sağlamaktan oluşan noktalar, devletin, vatandaşa karşı başlıca görevlerinin sınırını gösteren işaretlerdir. O halde, demokrasi temeline dayalı bir devlet, sosyal yardım sistemi veya bir ekonomik örgüt sistemi değildir. Bunun için bu alanlara ait işlere, devletin karışmaması, bütün bu nitelikteki işleri bireylere veya bireylerden oluşan şirketlere bırakması mümkündür. Bu olanağın derecesini anlamak için, devletin, millete ve ülkeye karşı yerine getirmeye zorunlu olduğu esaslı görevlerinin ikinci derecede görülen görevlerle ilişki ve bağlantılarını düşünmek gerekir. Devlet, düzeni sağlamak için, ülkeyi savunmak için sağlığı yerinde, sağlam ve anlayışları, milli duyguları, vatan sevgileri yüksek vatandaşlar ister. Devlet, içeride ve dışanda millet işlerini gördürecek yüksek yetenekli vatandaşlara gereksinim duyar. Devlet, bütün vatandaşlann, devletin yasalannı anlayıp onlara uyumun gereğini anlamalannı, ülkenin düzeni ve savunması için önemli görür. Devlet, tüm vatandaşlann, herhangi zanaat ve meslekte, zamanımız ilminin gerektirdiği derecede başanlı olmasıyla ilgilenmektedir. Bu sebeplerledir ki, vatandaşlann öğrenimi, terbiyesi, sağlığıyla ilgilenmek zorundadır. Devlet, ülkenin düzen ve savunması için yollarla, demiryollan ile telgrafla, telefonla, ülkenin hayvanlan ile her türlü ulaşım araçlan ile milletin tüm servetiyle yakından ilgilidir. Ülke yönetiminde ve savunmasında, bu saydıklanmız, toptan, tüfekten, her tür silahtan daha önemlidir. Özellikle para, her türlü aracın üstünde bir varlık silahıdır. Bu saydığımız alanlardaki işlerden ekonomi ile ilgili olanlar, doğrudan doğruya, devletin zorunlu görevlerinden görünmemekle birlikte, o görevlerin yerine getirilmesinde, etkilidirler. Bu alanlardaki işleri, bireylere veya şirketlere tamamen bırakabilmek için bu işlerin, devletin araya girmesi ve yardımı olmadığı halde, devleti temel görevlerini yerine getirmede zor duruma sokmayacağına emin olmak gerekir. Görülüyor ki, ekonomik ve bazı sosyal işler, bir taraftan bireylerin menfaatleri ile ilgilidir. Bunun içindir ki bireyselciler, bu işlere devletin kanşmasını bireysel hürriyete tecavüz gibi görürler. Ancak bu işler içinde, dolayısıyla bütün milletin ortak menfaatine dokunan ve ilgisi bulunan noktalarda vardır. Bu sebeple, devletçilerin haklı oldukları noktalan kabul etmek uygun olur. Özel menfaat, çoğunlukla, genel menfaatle, çelişir halde bulunur. Bir de, özel menfaatler, son derece rekabete dayanır. Oysa yalnız bununla ekonomik düzen kurulamaz. Bu düşüncede bulunanlar, kendilerini, bir serap karşısında, aldatılmaya bırakanlardır. Bireyler, şirketler, devlet örgütüne göre zayıftırlar, serbest rekabetin, sosyal sakmcalan da vardır; zayıflarla kuvvetlileri yanşmada karşı karşıya bırakmak gibi&#8230; Ve sonunda bireyler bazı büyük, ortak menfaatleri gerçekleştirmeyi sağlayamazlar. Bu gibi işlerde, bireylerin kurma olanağı bulamayacaktan geniş ve kuvvetli örgüt gerekebilir veya bu gibi işlerde, bireyler yeterli fayda elde edemeyecekleri için o işlerden vazgeçerler. Oysa o işler, milletçe yaşamsal bir öneme sahiptir ve devlet onu yapmak zorundadır. Her durumda milletlerde, hürriyet ve uygarlık geliştiği oranda devletin görevleri ve sorumluluklan çoğalır. Hayat çoğaldığı oranda araç da çoğalır, çok araç, çok ve büyük kuvvetle yönetilir, kuvvet çoğaldıkça kurallar da çoğalır. Bir toplumun araa ve kuralı ise devlettir. Bundan başka devletin, bireye göre hırsı başka konumdadır. O, tüm toplumun ortak menfaatini ve gelişmesini düşünür. Bireyleri özel menfaat hırsından, ne dereceye kadar uzaklaştırmak mümkün olacağı düşünülmeye değer. Her halde, devletin, siyasi ve düşünsel konularda olduğu gibi, bazı ekonomik işlerde de düzene koymak girişimini, ilke olarak, kabul etmek yasal görülmelidir. Bu takdirde, karşı karşıya kalınacak zorluk şudur; Devlet ile bireyin karşılıklı çalışma sahalannı ayırmak&#8230; Devletin, bu konudaki çalışma sınırım çizmek ve bu konuda dayanacağı kuralları belirlemek, diğer taraftan vatandaşın bireysel girişim ve çalışma hürriyetini sınırlandırmamış olmak, devleti yönetime yetkili kılınanların düşünüp belirlemesi gereken konulardır. ilke olarak, devlet, bireyin yerine geçmemelidir. Ancak “bireyin gelişimi için genel koşulları göz cnimde bulundurmalıdır. ” Bir de, bireyin kişisel çalışması, ekonomik gelişmenin temel kaynağı olarak kalmalıdır. Bireylerin gelişimine engel olmamak, onların her düşünceden olduğu gibi, özellikle ekonomik alandaki hürriyet ve girişimleri önünde, devlet kendi çalışması ile bir engel çıkarmamak, demokrasi ilkesinin önemli esasıdır. O halde, diyebiliriz ki, &#8220;bireyin gelişiminin engel karşısında kalmaya başladığı nokta, devlet çalışmasının sınırını düştürür” Buna göre, “genellikle, zaman ve yer, sürekb bir özel nitelik gösteren, ekonomik bir işi, devlet üzerine alabilir.” Örneğin, bir iş ki büyük ve düzgün bir yönetimi gerektirir ve özel bireyler elinde tekelleşme tehlikesini gösterir veya genel bir ihtiyaca karşılık gelir, o işi, devlet, üzerine alabilir. Madenlerin, ormanların, kanalların, demiryollarının, deniz ulaşım şirketlerinin devlet tarafından yönetimi ve para ihraç eden bankaların millileştirilmesi, keza su, gaz, elektrik ve diğerlerine ait işlerin yerel yönetimler tarafından yapılması, yukanda açıkladığımız türden işlerdir. Bu açıkladığımız anlamda ve görüşte, devletçilik, özellikle sosyal, ahlaki ve millidir. Milli servetin dağılımı daha mükemmel bir ada let ve emek harcayanların daha yüksek zenginliği, milli birliğin korunması için koşuldur. Bu koşulu, her zaman, göz önünde tutmak, milli birliğin temsilcisi olan devletin önemli görevidir. Genel menfaate hizmet eden tüm kurumlann çoğaltılması, devletin önemle göz önünde tutacağı bir konudur. Bu sayede, sadece menfaat peşinde koşan çalışmalar sınırlandırılır. Bu durum, vatandaşlar arasında ahlaki dayanışmanın gelişimine yardım eden önemli bir etkendir. Ülkede her tür üretimin artırılması için, bireysel girişimin devletçe çok gerekli olduğunu önemini kaydettikten sonra, bildirmeliyiz ki, &#8220;devlet ve birey birbirine karşı değil, birbirinin tamamlayanıdır”. Devlet ve birey dediğimiz zaman bu kelimelerin soyut anlamını değil, tek gerçek olan usosyal insan&#8221;, yani toplum içinde yaşayan bireyleri amaçlıyoruz. İşte bu sosyal insanın, iki türlü menfaati vardır. Bu menfaatlerden bir kısmı kişiseldir, diğer kısmı ortaktır. Toplumun hayatını koruyan, bu ortak menfaatlerdir. İyice düşünülürse, bu iki tür menfaat birbirine eşdeğeridir. Çünkü sosyal insanın hayatı için her iki menfaat aynı derecede gereklidir. Buna göre, bizce devlet ve birey kelimeleri, genel veya özel menfaatlerden biri düşünüldüğüne göre ve ancak her iki halde de sosyal insanı ifade eden ve açıklayan iki tanımdır. Yani, demek istiyoruz ki, yalnız başına birey ve bireylerden soyut devlet düşünmüyoruz. Devlet, bireylerin oluşturduğu milli toplumun göze görünen şeklidir. Ancak, birey emeğinin gelirini, devlet de, sosyal ilerlemeden elde edilen geliri almak zorundadır. Bu düşüncelerin, bizim durumumuza, daha yakından, ilgisini düşünelim; Cumhuriyetimiz henüz çok gençtir. Geçmişten kendine miras kalan bütün hayati işler, zamanın zorunluluklarını yerine getirecek derecede değildir. Siyasi ve düşünsel hayatta olduğu gibi ekonomi işlerinde de, bireylerin girişimlerin sonucunu beklemek doğru olamaz. Önemli ve büyük işleri, ancak milletin tüm servetine ve devletin bütün örgüt ve kuvvetine dayandırarak, milli egemenliğin uygulanmasını ve yerine getirilmesini düzenleme ile yükümlü olan hükümetin mümkün olduğu kadar üzerine alıp başarması tercih edilmelidir. Diğer bazı devletlerin ikinci derecede görebileceği ve bireylerin girişimlerine bırakılmasında kötülük olmayan işlerden birçoğu, bizim için, hayatidir ve birinci derecede önemli devlet görevleri arasında sayılmalıdır. Türkiye Cumhuriyetini idare edenlerin, demokrasi esasından ayrılmamakla beraber “devletçilik” ilkesine uygun yürümeleri, bugün içinde bulunduğumuz durumlara, şartlara ve zorunluluklara uygun olur. Bizim uygulanmasını uygun gördüğümüz “devletçilik” ilkesi, bütün üretim ve dağıtım araçlarının bireylerden alarak milleti büsbütün başka esaslar içerisinde düzenlemek amacını izleyen özel ve bireysel, ekonomik girişim ve çalışmada meydan bırakmayan sosyalizm ilkesine dayalı kolektivizm, komünizm gibi bir sistem değildir. Özetle, bizim izlediğimiz devletçilik, bireysel emek ve çalışmayı esas tutmakla birlikte, mümkün olduğu kadar az zaman içinde milleti zenginliğe ve ülkeyi bayındırlığa ulaştırmak için milletin genel ve yüksek menfaatlerinin gerektirdiği işlerde özellikle ekonomik alanda devleti bizzat ilgili tutmaktır.</p>
<p>Medeni Bilgiler, S. 72-73-74-75-76-77-78</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;nin Ekonomik Politikası Üzerine</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/turkiyenin-ekonomik-politikasi-uzerine/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2020 21:40:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Ekonomi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4824</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;İktisadiyat (ekonomi) demek, her şey demektir. Yeni hükümetimizin bütün programları iktisat programından çıkmalıdır. Hepimizin arzusu şudur ki, memleketimize&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;İktisadiyat (ekonomi) demek, her şey demektir. Yeni hükümetimizin bütün programları iktisat programından çıkmalıdır. Hepimizin arzusu şudur ki, memleketimize zenginler memleketi çalışanlar diyarı denilsin&#8230; Siyasi, askeri muzafferiyetler (başarılar) ne kadar büyük olursa olsun, iktisadi muvaffakiyetlerle tetviç edilemezse (taçlandırılmazsa, desteklenmezse), husule gelen (ortaya çıkan) zaferler payidar (kalıcı) olamaz. Yeni Türkiyemizi layık olduğu mertebeye (düzeye) isal (ulaştırmak) için behemehal (her koşulda) iktisadiyatımıza birinci derecede ehemmiyet (önem) vermek mecburiyetindeyiz (zorundayız).&#8221;</p>
<p><span class="gb-title-box-title"><span class="gb-title-box-author">Dr. Nejat F. Eczacıbaşı / </span>İzlenimler, Umutlar, s. 25</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Halkın Sesi, Hakkın Sesidir</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/halkin-sesi-hakkin-sesidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2020 21:38:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk İzmir İktisat Kongresi]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve İzmir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4822</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;Sizler, doğrudan doğruya ulusumuzu temsil eden halk sınıflarının içinden ve onlar tarafından seçilerek geliyorsunuz. Bu nedenle, ülkemizin durumunu,&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;Sizler, doğrudan doğruya ulusumuzu temsil eden halk sınıflarının içinden ve onlar tarafından seçilerek geliyorsunuz. Bu nedenle, ülkemizin durumunu, gereksinimlerini, ulusumuzun emellerini yakından ve herkesten daha iyi biliyorsunuz. Sizin söyleyeceğiniz önlemler, halkın diliyle söylenmiş sayılır ve halkın sesi, hakkın sesidir. &#8221;</p>
<p>İzmir İktisat Kongresi</p>
<p><span class="gb-title-box-title"><span class="gb-title-box-author">Dr. Nejat F. Eczacıbaşı / </span>İzlenimler, Umutlar, s. 24</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk ve Ekonomi</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/ataturk-ve-ekonomi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2020 21:27:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Ekonomi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4818</guid>

					<description><![CDATA[Askerlik ve siyaset alanındaki başarılar ne derece büyük olurlarsa olsunlar, ekonomik başarılarla taçlandınlmadıkça sürekli olamazlar ve kısa zamanda&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Askerlik ve siyaset alanındaki başarılar ne derece büyük olurlarsa olsunlar, ekonomik başarılarla taçlandınlmadıkça sürekli olamazlar ve kısa zamanda eriyip giderler&#8230; Biz bundan böyle büyük başarılar kazanacağız. Ancak bu başarılar süngünün değil, ekonominin, bilim ve eğitimin başarıları olacaktır. Ordumuzun bugüne dek elde ettiği başarılar ülkemizin gerçek kurtuluşu demek değildir. Bu başarılar sadece gelecekteki başarılarımızın temelini oluşturmaktadır. Askerlik alanındaki başarılarımız gözümüzü kamaştırmasın. Bilimsel ve ekonomik başarılar da kazanmak istiyorsak hazırlıklara başlamalıyız.</p>
<p><span class="gb-title-box-title"><span class="gb-title-box-author">Dr. Nejat F. Eczacıbaşı / </span>İzlenimler, Umutlar, s. 20</span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
