<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Atatürk ve Çelebi &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/ataturk-ve-celebi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Sun, 04 Aug 2019 13:48:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>Atatürk ve Çelebi &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Atatürk ve Abdülhalim Çelebi Efendi</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/ataturk-ve-abdulhalim-celebi-efendi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2019 13:48:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Abdülhalim Efendi ve Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Ankara anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Ulus'ta]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Çelebi]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve kitapçı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Ulus anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Çelebi Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Ali Çelebi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2417</guid>

					<description><![CDATA[Bir gün Atatürk&#8217;le beraber Abidinpaşa&#8217;dan gelip Samanpazarı yoluyla Ulus&#8217;a geçiyorduk. O zamanlar Samanpazarı&#8217;nda bulunan üç beş dükkandan birisi&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir gün Atatürk&#8217;le beraber Abidinpaşa&#8217;dan gelip Samanpazarı yoluyla Ulus&#8217;a<br />
geçiyorduk. O zamanlar Samanpazarı&#8217;nda bulunan üç beş dükkandan birisi<br />
Ali Efendi isimli kitapçıya aitti. Kitapçı dükkanının kepenklerinde, nefis bir<br />
halı asılmış duruyordu. Harp yıllarının sonu olduğundan hiçbir yerde, hele<br />
Ankara’da böyle güzel bir şey görmek pek şaşırtıcı olduğu için bu halı Atatürk&#8217;ün de dikkatini çekti. Hemen arabayı durdurup indik.<br />
Beraberce dükkana yürüdük. Kitapçı, Ata&#8217;yı görünce, “buyurun Paşam” diyerek heyecanla bir emri olup olmadığını sordu. Paşa da bu halıyı çok güzel<br />
bulduklarını ifade ettiler.<br />
Kitapçı;<br />
&#8220;Paşam, bu halı bir müşterimin. Paraya ihtiyacı olmuş, satılması için bana<br />
bıraktılar. Benimle bir ilgisi yok&#8221; dedi.<br />
&#8211; Atatürk, böyle güzel bir halının çok kıymetli olduğunu, bunu halı sahibinin nereden almış olabileceğini öğrenmek istediler.<br />
Kitapçı ezile büzüle;<br />
&#8220;Paşam, emanet koyan isminin söylenmemesini özellikle rica ettiler, müsaade ederseniz ismini söylemeyeyim&#8221; dedi.<br />
Bu sefer Atatürk daha çok merak edip;<br />
&#8211; &#8220;Çocuk, belki halıyı almak isteyeceğiz. Kimin ve kaça olduğunu öğ-<br />
renmek isteriz&#8221; dediler.<br />
Kitapçı;<br />
&#8220;Paşam 40 lira istemişlerdi &#8221; deyip yine halı sahibinin ismini vermedi. Atatürk halı sahibini iyice merak edip ısrar edince de, kitapçı istemeyerek ve<br />
sıkılarak;<br />
&#8220;Abdülhalim Çelebi Hazretlerinin Paşam&#8221; dedi.<br />
Abdülhalim Efendi, Mevlana sülalesinden gelmiş, Konya milletvekili olarak<br />
Mecliste görev yapıyordu. Kapısı herkese daima açık, cömert, gayet güzel<br />
konuşan, Mevlevi kalpağı ile gezen, akıllı, sevimli, hoş sohbet, özü sözü<br />
doğru bir kişiydi. Atatürk, bu cevabı alınca çok duygulandı ve bana dönerek<br />
dükkâna 40 lira bırakmamı emretti. Hemen parayı bıraktım. Kitapçı halıyı<br />
koşarak indirip paket yapmaya koyuldu. Bu arada Atatürk, Abdülhalim Efendi&#8217;nin kişiliğinden övgüyle bahsederek;<br />
&#8220;Abdülhalim Efendi, evde halısını satacak kadar parasız kalıyor ama kapısını<br />
kimseye kapamıyor&#8221; diyerek onu övdü. Sonra da kitapçıya dönerek;<br />
&#8220;Bana bak, halıyı biz alıyoruz. Fakat halıyı Abdülhalim Efendi&#8217;nin evine yollayınız, biz oradan aldırırız. Akşamüzeri de kendilerine bir kahve içmek için<br />
geleceğimizi söyleyiniz.&#8221; dediler.<br />
Kitapçı bu davranışa şaşırmış bize bakarken, arabaya binip uzaklaştık.<br />
Aynı akşam Abdülhalim Efendi&#8217;nin evine gittik. Kendisi bizi avlu kapısında<br />
karşıladı. Eve girince baktım halı, kapı arkasında paketli olarak duruyordu.<br />
Mütevazı evinde minderlere oturuldu, kahveler içildi. Abdülhalim Efendi;<br />
&#8220;Paşam halıyı almışsınız. Fakat halı evime geri geldi. Müsaade ederseniz,<br />
arabanıza koyduralım.&#8221; dedi.<br />
Atatürk de;<br />
&#8220;Abdülhalim Efendi halı yine bizim olsun. Biz arada sırada sana kahve içmeye geldikçe onun üzerinde kahvemizi içeriz.&#8221; diyerek halıyı açtırdılar ve<br />
odaya serdirdiler.<br />
Kahveler içildi ve sohbet edildi. Giderken Abdülhalim Efendi yine bizi kapıya kadar uğurlayarak;<br />
&#8220;Paşam eğer müsaadeniz olursa halıyı…&#8221; derken Atatürk sözünü keserek mütebessim;<br />
Abdülhalim Efendi, onu sana emaneten bırakıyoruz. Her gelmemizde onu<br />
burada görmek ve üzerinde oturmak isteriz.&#8221; diyerek veda edip ayrıldılar.<br />
Böylece Atatürk, Abdülhalim Çelebi Efendi&#8217;ye, kitapçıya bile belli etmemeye çalışarak ihtiyacı olan yardımı yapmış, fakat halıyı almamışlardı.<br />
Bu ibret verici anı, o büyük asker, devlet adamı ve devrimci liderin, en az<br />
bu nitelikleri kadar büyük olan insanlığını anlatmasının yanı sıra, onun, gerçek dindar ve üstelik bir tarikat mensubu olan Çelebi’ye saygısını göstermesi bakımından da ayrı bir önem taşıyor.<br />
Abdülhalim Efendi, o halıyı Konya Mevlana Müzesi kurulunca oraya armağan<br />
etmiştir. Görülüyor ki, Abdülhalim Efendi de bu asil davranışı kötüye kullanmamış ve halıyı sahiplenmeyip, layık olduğu yere armağan etmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p>Yurdakul Yurdakul, Atatürk’ten Hiç Yayınlanmamış Anılar, İstanbul: Truva yay., 2009, s. 104-106</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
