<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Atatürk ve barış &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/ataturk-ve-baris/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 15 May 2020 01:00:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>Atatürk ve barış &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Atatürk ve Barış</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturk-hakkinda-soylenenler/ataturk-ve-baris/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 May 2020 01:00:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk Hakkında Söylenenler]]></category>
		<category><![CDATA[ankara 1981]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve barış]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk yurtta sulh cihanda sulh]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ü Özleyiş]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürkçülük]]></category>
		<category><![CDATA[barış milletleri]]></category>
		<category><![CDATA[kültür bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ruşen Eşref Ünaydın]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Cumhuriyeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4977</guid>

					<description><![CDATA[Ruşen Eşref Ünaydın diyor ki; Barışın büyük savaşçısı ATATÜRK dövüş istemedi, barış kurdu. Kuzeyle, Güneyle, Doğu ile, Batı&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ruşen Eşref Ünaydın diyor ki;</p>
<p>Barışın büyük savaşçısı ATATÜRK dövüş istemedi, barış kurdu. Kuzeyle, Güneyle, Doğu ile, Batı ile&#8230;<br />
Dünya onu kendine düşman sanıyordu. O dünyaya barış yolu gösterdi.<br />
Ruşen Eşref’’i böyle düşündüren, ATATÜRK’ün sevgi ve insanlık kokan aşağıdaki düşünceleri olsa gerek:<br />
“Yurtta barış, dünyada barış için çalışıyoruz.<br />
“Barış yolunda nereden bir çağrı geliyorsa, Türkiye onu, istekle karşıladı ve yardımlarını esirgemedi.”<br />
“Türk Cumhuriyeti’nin en esaslı ilkelerinden biri olan yurtta barış, dünyada barış amacı insanlığın ve uygarlığın refah ve ilerlemesinde en esaslı etken olsa gerektir. Buna elimizden geldiği kadar hizmet etmiş ve etmekte bulunmuş olmak bizim için iftihar nedenidir.”<br />
“Türkiye’nin güvenliğini amaçlayan, hiçbir milletin aleyhinde olmayan bir barış politikası bizim her zaman ilkemizdir.”</p>
<p>“Barış milletleri refah ve mutluluğa eriştiren en iyi yoldur. Fakat bu kavram, bir defa ele geçirilince devamlı bir özen ve dikkatli her milletin ayrı ayrı hazırlığını gerektirir.”<br />
“Bizim düşüncemize göre uluslar arası siyasî güven ortamının gelişimi için, ilk ve en önemli şart milletlerin hiç olmazsa barışı koruma fikrinde, samimî olarak birleşmesidir.”<br />
“Eğer devamlı barış isteniyorsa kitlelerin durumlarını iyileştirecek uluslar arası önlemler alınmalıdır. Tüm insanlığın refahı, açlık ve baskının yerine geçmelidir. Dünya vatandaşları kıskançlık, açgözlülük ve kinden uzaklaşacak şekilde eğitilmelidir.”</p>
<p><em>Ruşen Eşref Ünaydın; Atatürk’ü Özleyiş, Kültür Bakanlığı Yay., Ankara, 1981, s.18.</em></p>
<p><em>Atatürkçülük (Birinci Kitap); s. 377-381</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Savaş Başka Bir Şeydir</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/savas-baska-bir-seydir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Aug 2019 13:10:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk savaş meydanları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve barış]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve savaş]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk yurtta sulh cihanda sulh]]></category>
		<category><![CDATA[barış]]></category>
		<category><![CDATA[İran Şahı Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[İran Şahı Rıza Pehlevi ve Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[İran Şahı ve Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Lozan Antlaşması]]></category>
		<category><![CDATA[Rıza Pehlevi ve Atatürk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2508</guid>

					<description><![CDATA[İran Şahı Rıza Pehlevi’nin Türkiye’yi ziyareti sırasında Atatürk, çok sevdiği misafirini İzmir’e, oradan Balıkesir yoluyla Çanakkale’ye de götürmüştü.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İran Şahı Rıza Pehlevi’nin Türkiye’yi ziyareti sırasında Atatürk, çok sevdiği misafirini İzmir’e, oradan Balıkesir yoluyla Çanakkale’ye de götürmüştü. O zaman Çanakkale Boğazı’nın iki tarafında, Lozan Antlaşması<br />
gereğince, bazı askersizleştirilmiş bölgeler vardı. Bu sebeple Anadolu yakasında, Çanakkale kasabasının güneyinde bu bölgenin sınırı üzerindeki Kirazlı<br />
Mevkiinde büyücek bir askeri garnizon kuruluyordu.<br />
Garnizon binalarından birinin, hatırımda kaldığına göre, alay karargâhının,<br />
temel atma töreni, iki dost devlet başkanının ziyaret gününe tesadüf ettirilmişti.<br />
Atatürk, o bölgede bulunan askeri kıtaları, ikiye ayırarak küçük bir manevra yaptırmış, misafiri ile bindiği açık otomobille, tatbikatı takip ede ede<br />
temel atma töreninin yapılacağı yere gelmişti. Otomobilde şah sağda, Atatürk solda – ki temel atılacak yer de bu tarafta idi- oturuyordu ve yine o tarafta yapılmakta olup sonuna gelmekte olan manevranın sonucunu, eliyle<br />
bazı yerleri işaret ederek, Şah’a açıklamaya çalışıyordu.<br />
Birden bire bir koyunun, temel için açılan çukura doğru, yere yatırılmış kesilmek üzere olduğunu gördü; kurban kesiyorlardı.<br />
&#8211; Durunuz! Diye bağırdı, durdular.<br />
O açıklamasını tamamlarken, iki devlet başkanı tarafından imzalanmış olan<br />
bir belge madeni bir kutu içerisinde temele yerleştiriliyordu, bu iş de bittikten sonra başını koyunun aksi tarafına çevirerek;<br />
&#8211; Şimdi yapacağınızı yapın! Emrini verdi<br />
İran Şahı duyduğu derin hayreti gizlemeyerek ve cevap amacı beklemeyen<br />
bir eda ile, “Fakat Hazret-i Gazi” dedi (İran Şahı Atatürk’e böyle hitap<br />
ederdi).<br />
Atatürk, büyük misafirinin ne demek istediğini anlamıştı; sözünü kesti:<br />
&#8211; Evet! diye cevap verdi.<br />
&#8211; Ben kana bakamam. Bir tavuğun dahi boğazlandığını görmeye tahammülüm yoktur.<br />
İran Şahı’nın şaşkınlığı artmıştı; tekrar sordu:<br />
&#8211; Ya bu kadar çok bulunduğunuz büyük ve kanlı muharebe meydanları?<br />
Atatürk:<br />
&#8211; Ha, o başka meseledir. Öyle yerlerde cesetlerin üzerinden atlayarak<br />
yürürüm.<br />
Ve gözleri dalgın tekrarladı:<br />
&#8211; O bambaşka bir iştir.</p>
<blockquote><p>Hasan Rıza Soyak, Atatürk’ten Hatıralar, İstanbul: YKY., 2004, S. 35-36</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
