<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Atatürk TBMM &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/ataturk-tbmm/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 30 Jun 2020 06:53:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>Atatürk TBMM &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Meclisin Feshi</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/meclisin-feshi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 2020 06:53:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Meclis Konuşmaları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk TBMM]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk TBMM Konuşmaları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Meclis]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve TBMM]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Cumhuriyete Olan İnancı]]></category>
		<category><![CDATA[Başkanlık Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Meclisi Fesih Hakkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5601</guid>

					<description><![CDATA[Efendiler! insanlar kuvvet kullanmaya ve özellikle başkalarının kuvvetini kullanmaya doğuştan mütemayil oldukça, bu kaideyi çok kıskanç olarak muhafaza&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Efendiler! insanlar kuvvet kullanmaya ve özellikle başkalarının kuvvetini kullanmaya doğuştan mütemayil oldukça, bu kaideyi çok kıskanç olarak muhafaza etmekte direnmelisiniz. fiimdiye kadar bu milletin meclisinin devam edememesi, bu “Gerektiğinde Meclis’in feshi” kaydının bu yapraklarda, bu kitaplarda ve bu dünyada mevcudiyetinden doğmuştur. Bu yetkiyi istediğiniz heyete veriniz, mutlaka suiistimal eder. Padişahlar, işte bu noktaya dayanarak, milletimizin meclislerini hor göre göre kovmuşlardır. Bu sebeple böyle bir kayıt ve şartın, Anayasa’da hiçbir vakit de yeri olmayacaktır.</p>
<p><em>1921 (Devre: I, İçtima: 2, Toplantı: 120, I. T.B.M.M. Zabıt Cerideleri, 1958)</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ulusal Egemenliğin Otoritesi</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/ulusal-egemenligin-otoritesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 2020 06:51:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[23 Nisan]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Bağımsızlık Sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Meclis Konuşmaları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk TBMM]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk TBMM Konuşmaları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk ve demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Meclis]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Ulusal Egemenlik Sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[ulusal egemenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Ulusal Egemenlik Sözleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5599</guid>

					<description><![CDATA[Efendiler! Millet bizi buraya gönderdi. Fakat, ömrümüzün sonuna kadar biz burada ve bu milletin idaresini ve egemenliğini, miras&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Efendiler! Millet bizi buraya gönderdi. Fakat, ömrümüzün sonuna kadar biz burada ve bu milletin idaresini ve egemenliğini, miras kalmış mal gibi temsil etmek için toplanmış değiliz ve sizi toplamak ve dağıtmak kudretine hiç kimse sahip değildir. Millet bilmelidir ki, bir günde vekillerini toplar ve gönderir. Burayı, hiçbir kimsenin kayıt ve şarta bağlamaya hak ve salâhiyeti yoktur ve olmamalıdır.</p>
<p><em>1921 (Devre: I, İçtima: 2, Toplantı: 120, I. T.B.M.M. Zabıt Cerideleri, 1958)</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bugünkü Vazife</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/bugunku-vazife/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2020 11:37:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Emperyalizm Görüşü]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Kapitalizm Görüşü]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Meclis Konuşmaları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk TBMM]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk TBMM Konuşmaları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve emperyalizm]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve kapitalizm]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Meclis]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve TBMM]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Emperyalizm Hakkında Görüşleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Kapitalizm Hakkında Görüşleri]]></category>
		<category><![CDATA[Emperyalizm]]></category>
		<category><![CDATA[kapitalizm]]></category>
		<category><![CDATA[Türk milletinin vazifesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5516</guid>

					<description><![CDATA[Hepinizce bilinmektedir ki, milletimiz asırlardanberi iki kuvvetin, iki müstebit kuvvetin, iki yok edici kuvvetin baskısı altında üzüntü ve&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hepinizce bilinmektedir ki, milletimiz asırlardanberi iki kuvvetin, iki müstebit kuvvetin, iki yok edici kuvvetin baskısı altında üzüntü ve elem duymakta idi. O kuvvetlerden birisi: Doğrudan doğruya memleket ve milleti idare etmek iddiasında bulunan müstebitler, ikincisi: Bütün bir emperyalist ve kapitalist âlemidir.</p>
<p>Asırlarca bu iki kuvvetin baskısı altında kalmış olan millet, şüphesiz ki gayet zayıf bir haldedir. Fakat, baskıların neticesinde büyük uyanmalar oldu. İşte, bizim milletimizde de o uyanış hasıl olmuştur ve biz, böyle bir uyanış devrinin içinde bulunuyoruz. Gerçekten birbuçuk sene evvel, bir sene evvel millet, aynı zamanda bu iki kuvvete karşı isyan etmiş ve mücadeleye başlamıştır. Emperyalist kuvvetler, milletimizi, hukuk ve haysiyet ve bağımsızlıktan mahrum ve bunları kavramayan bir hayvan sürüsü telâkki ettiği için böyle bir sürünün elinde sayısız tabiî hazinelere malik, kıymetli ve geniş bir memleketin bırakılmasını uygun göremezdi. Onların telâkkisine göre, bu memleketi parçalamak ve bu memleketteki insanları esaretleri altına almak lâzım idi. Böyle bir emel, böyle bir gaye takip ediyorlardı ve Umumî Harp’in neticesiyle hasıl olan fırsattan istifade ederek, Mütareke ile milletin ve ordunun elinden silâhlarını da aldıktan sonra işe girişmişlerdir. Bir taraftan dahilde bulunan gafil veya hain kuvvetler, memleket ve milleti âdeta bu hariç kuvvetler gibi, bu hariç görüşler gibi telâkki ediyorlardı. Bu sebeple onların da çalışması, en hain düşmanların çalışması mahiyetinde belirtisini göstermiştir. İşte, bundan bir sene evvelki vaziyetimiz böyle bir şekil ve renk ve manzara gösteriyordu. Halbuki, milletimiz hiçbir vakitte düşmanlarımızın telâkki ettiği gibi hukukuna ve bağımsızlığına yabancı değildir. Bilâkis büyük bir aşkla ve aşkî bağ ile, vicdanî bağ ile bağımsızlık ve haysiyetine bağlıdır ve yine milletimiz dahildeki cahil ve gafillerin ve hainlerin telâkki ve ifade etmek istedikleri mahiyette de değildir. İşte bir seneden beri vuku bulmakta olan savaşımlarımız neticesinde millet, içeriye karşı, dışarıya karşı ve bütün dünyaya karşı varlığının yüksek mahiyetini bütün delilleriyle ispat etmiş bulunuyor. Bugünkü vaziyetimizi ifade etmek lâzım gelirse: Milletin doğal mümessillerinden kurulan Meclis ve onun hükûmeti, istisnasız bütün memlekete hâkimdir ve egemenliğini muhafaza etmek kuvvet ve kudretine maliktir.</p>
<p><em>1921 (Devre: 1, İçtima: 1, Toplantı :139, I. T.B.M.M. Zabıt Cerideleri, 1944)</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bağımsızlık</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/bagimsizlik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 2020 09:03:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk TBMM]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Meclis]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün TBMM Konuşmaları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5458</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye ve Türkiye halkı, bağımsızlığını ve varlığını imhaya yönelik acı darbeler karşısında kaldığı gün, insanlık dünyasında hiçbir dayanak&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye ve Türkiye halkı, bağımsızlığını ve varlığını imhaya yönelik acı<br />
darbeler karşısında kaldığı gün, insanlık dünyasında hiçbir dayanak noktasına sahip<br />
bulunmuyordu. Yalnız ve ancak kalp ve vicdanındaki azim ve imana güvenerek, ya<br />
bağımsızlığına sahip ve egemen olarak yaşamaya veyahut ölmeye karar verdi. Bu<br />
kararın tabiî gereği olmak üzere şu anda devam etmekte olan millî mücadelesine<br />
başladı.<br />
<em>1921 (Atatürk’ün S.D.II, s. 24)) </em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kendi Kuvvetimiz</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/kendi-kuvvetimiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 2020 09:01:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk TBMM]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Meclis]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve TBMM]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün meclis konuşmaları]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5456</guid>

					<description><![CDATA[Birinci T.B.M.M’nin 29 Mayıs 1920 günkü gizli birleşiminde söylemiştir: Bir defa mevcudiyetimizi muhafaza ve millî emellerimizi temin için&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Birinci T.B.M.M’nin 29 Mayıs 1920 günkü gizli birleşiminde söylemiştir:<br />
Bir defa mevcudiyetimizi muhafaza ve millî emellerimizi temin için gerçek<br />
dayanağı dışarda değil içerde, kendi vicdanımızda bulmak prensibini Hükûmet<br />
kabul etmiştir. Çünkü, kendi kuvvetimizi göz önüne almaksızın dışardan, şuradan<br />
buradan gelecek kuvvetlere dayanarak emel takip edersek ve o kuvvetten ve o<br />
imdattan yardım da gelmezse hayal kırıklığına uğrarız. Bunun için her şeyden<br />
önce, kendi kuvvetimize önem veriyoruz.</p>
<p><em>1920 (G.C.Z. cilt: I, s. 48)</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mustafa Kemal&#8217;i Ağlarken Gördüm</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/mustafa-kemali-aglarken-gordum/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2019 13:56:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Akif Bey]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Erzurum]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk meclis konuşması]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk TBMM]]></category>
		<category><![CDATA[Batı Cephesi]]></category>
		<category><![CDATA[Erzurum milletvekili]]></category>
		<category><![CDATA[Fuat Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[Salih Efendi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2424</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 29 Temmuz 1922 tarihli oturumunda, Erzurum Milletvekili Salih Efendi’nin Batı Cephesi’ne bir heyet gönderilmesine&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 29 Temmuz 1922 tarihli oturumunda,<br />
Erzurum Milletvekili Salih Efendi’nin Batı Cephesi’ne bir heyet gönderilmesine dair bir önergesi görüşülmüştü, benim başkanlığım altında Karesi Milletvekili Abdulgaffur Hoca, Burdur Milletvekili Şair Mehmet Akif,<br />
Kayseri Milletvekili Atıf Beylerden oluşan bir heyet seçilmişti. Gerçek vatanperver ve dini bütün bir Müslüman olan Mehmet Akif, saydığım ve sevdiğim bir yakın arkadaşımdı.<br />
Kurban Bayramı, Ağustos’un dördüncü günüydü. 1 Ağustos sabahı otomobillerle, erkenden Batı Cephesi karargâhına gitmek üzere Ankara’dan ayrıldık,<br />
ertesi günü karargâha vardık. Bayramın ilk günü kutlama törenine Cephe<br />
Kumandanlığından başlayabilmek için, hareketimizi ona göre düzenledik.<br />
Komutanlık bir program hazırlamıştı. Bu programa göre, 1. ve 2. Ordularla,<br />
kolordu ve tümen karargâhlarına gidecektik. Durumları uygun olan tümenlerin tamamını, olmayanların da bazı kıtalarını tören düzeninde görerek,<br />
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin tebriklerini ve başarı dileklerini ben heyet<br />
başkanı olarak iletecektim. Sonra kıtalar bize bazı hareketler gösterecek ve<br />
resmi geçit yapacaklardı. Bundan sonra karargâhlara uğrayarak, onları Meclis adına kutlayacaktık.<br />
Benim, Gazi Paşa’dan aldığım özel bir görevim daha vardı. Ordularımızın<br />
maddi ve manevi savaş kudretini anlamaya çalışacaktım.<br />
Cephedeki görevimiz, dört beş gün içinde tamamlanmıştı. Kumandan,<br />
subay ve asker arkadaşlarımız arasında geçen zamanı asla unutamam. Kıta-<br />
larımızın hareketlerinde gördüğümüz manzara, canlılık ve savaş kabiliyeti,<br />
kahraman arkadaşlarımızın heybetli bakışları bizlere zafer günlerini pek<br />
uzak olmadığı hissini vermişti. Bu cephenin eski bir kumandanı olarak yaptığım denetleme ve görüşmelerden, subay ve askerlerimizin iyi eğitim ve<br />
disipline edildiklerini, zalim ve işgalci bir düşmandan intikam almak gününü<br />
sabırsızlıkla beklediklerini görmüştüm.<br />
&#8211; Yarabbi, bize zafer günlerini kolay kıl!<br />
Diye dualar etmiştim. Ordularımızın maneviyatı çok yüksekti.<br />
Hatırladıkça hâla heyecanla titrerim. Tören düzeninde dizilmiş bir tümenin<br />
kıtalarını teftiş ediyorduk. Hepsi aslanlar gibi idi. Mehmet Akif kendinden<br />
geçmişti. Dudaklarından kendi yazdığı İstiklâl Marşı’nın mısraları dökülüyordu.<br />
Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım,<br />
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım,<br />
Kükremiş sel gibiyim bendimi çiğner aşarım,<br />
Yırtarım dağları enginlere sığmam taşarım.<br />
Beni solumdan takip eden Akif’e döndüm. Gözlerinde yaşlar tanelenmişti.<br />
Bu yüce manzara karşısında kendisini tutamıyordu.<br />
&#8211; Akif Bey! Siz ağlıyorsunuz, dedim<br />
&#8211; Ne yapayım heyecanımı zapt edemiyorum.<br />
Cevabını verdi ve sonra ilave etti:<br />
&#8211; Fakat sizin de gözleriniz yaşlı, paşam.<br />
Arkadaşım doğru söylüyordu. Ben de çok heyecanlı idim. Gözlerimde tanelenenler sevinç gözyaşları idi. Ben zaten hep böyleyimdir. Bu yaşta bile<br />
önümden bir alay sancağı geçse heyecandan tıkanacak gibi olurum.<br />
Ankara’ya döndükten sonra Batı Cephesi’ndeki izlenimlerimi anlatırken, bu<br />
olaydan bahsettim. Gazi’nin o ışık saçan mavi gözlerinde tanelenen yaşlar<br />
birden yüzüne döküldü, ağlıyordu. Fakat bu yaşların anlamı, çok daha<br />
başka ve çok daha yüce idi.<br />
&#8211; Fuat Paşa, kazanacağız, dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p>Ali Fuat Cebesoy, Sınıf Arkadaşım Atatürk, İstanbul: İnkılap ve Aka 1981, s. 156-158</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
