<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Atatürk İnkılapları &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/ataturk-inkilaplari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 16 Jul 2020 09:22:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>Atatürk İnkılapları &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Şapka Kanunu&#8217;na Dair</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/sapka-kanununa-dair/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 2020 09:22:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk İnkılapları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Devrimler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve İnkılaplar]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Şapka Devrimi]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Şapka Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[Kılık Kıyafet]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Selim İmece]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Selim İmece ve Atatürk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5781</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türk halkı, medenîdir. Tarihte medenîdir, hakikatte medenîdir. Fakat ben, sizin öz kardeşiniz, arkadaşınız, babanız gibi&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türk halkı, medenîdir. Tarihte medenîdir, hakikatte medenîdir. Fakat ben, sizin öz kardeşiniz, arkadaşınız, babanız gibi söylüyorum; medenîyim diyen Türkiye Cumhuriyeti halkı, fikriyle, zihniyetiyle medenî olduğunu ispat ve gösterme mecburiyetindedir. Medenîyim diyen Türkiye Cumhuriyeti halkı, aile hayatı ile, yaşayış tarzı ile medenî olduğunu göstermek mecburiyetindedir. Nihayet medenîyim diyen Türkiye’nin hakikaten medenî olan halkı, baştan aşağıya dış görünüşüyle dahi medenî ve olgun insanlar olduğunu fiilen göstermeye mecburdur. Bu son sözlerini açık ifade etmeliyim ki, bütün memleket ve dünya ne demek istediğimi kolaylıkla anlasın.Bu izahatımı yüksek topluluğunuza, tüm topluluğa bir sualle yöneltmek istiyorum. Soruyurum: Bizim kıyafetimiz millî midir? Bizim kıyafetimiz medenî ve uluslararası mıdır? Size iştirak ediyorum. Tabirimi mazur görünüz, altı kaval üstü şişane diye ifade olunabilecek bir kıyafet, ne millîdir ve ne de uluslararasıdır. O halde kıyafetsiz bir millet olur mu, arkadaşlar? Böyle nitelendirilmeye razı mısınız, arkadaşlar? Çok kıymetli bir cevheri çamurla sıvayarak dünyaya göstermekte mâna var mıdır? Bu çamurun içinde cevher gizlidir, anlamıyorsunuz, demek doğru mudur? Cevheri gösterebilmek için çamuru atmak elzemdir, tabiîdir. Cevherin muhafazası için bir kap yapmak lâzımsa onu altından veya plâtinden yapmak gerekmez mi? Bu kadar açık gerçek karşısında tereddüt doğru mudur? Bizi tereddüde sevk edenler varsa onların ahmaklık ve kalınkafalığına karar vermekte hâlâ mı tereddüt edeceğiz? Arkadaşlar, Turan kıyafetini araştırıp diriltmenin yeri yoktur. Medenî ve uluslararası kıyafet, bizim için, çok cevherli milletimiz için lâyık bir kıyafettir. Onu giyeceğiz. Ayakta iskarpin veya fotin, bacakta pantolon, yelek, gömlek, kıravat, yakalık, ceket ve elbette bunların tamamlayıcısı olmak üzere başta kenarlıklı serpuş. Bunu açık söylemek isterim : Bu serpuşun ismine şapka denir. Redingot gibi, bonjur gibi, smokin gibi, frak gibi, işte şapkamız! Buna, uygun değil, diyenler vardır. Onlara diyeyim ki, çok gafilsiniz ve çok cahilsiniz. Ve onlara sormak isterim: Yunan serpuşu olan fesi giymek uygun olur da şapkayı giymek neden olmaz? Ve yine onlara, bütün millete hatırlatmak isterim ki, Bizans papazlarının ve Yahudi hahamlarının özel elbisesi olan cübbeyi ne vakit, ne için ve nasıl giydiler?</p>
<blockquote><p>1925 (Mustafa Selim İmece, Atatürk’ün Ş.D.K. ve İ.S., s. 46)</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnkılap Yapıldığı Zaman</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/inkilap-yapildigi-zaman/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jul 2020 15:00:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk İnkılapları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve İnkılapçılık]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Nutuk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün İnkılapçılığı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün İnkılapçılık Anlayışı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün İnkılapçılık İlkesi]]></category>
		<category><![CDATA[Nutuk'tan Alıntılar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5763</guid>

					<description><![CDATA[Bu memlekette, bir toplumda, bir inkılâp yapıldığı zaman elbette onun sebepleri vardır. Ancak, o inkılâbı yapanlar, inanmak istemeyen&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu memlekette, bir toplumda, bir inkılâp yapıldığı zaman elbette onun sebepleri vardır. Ancak, o inkılâbı yapanlar, inanmak istemeyen inatçı hasımlarını iknaa mecbur mudur? Cumhuriyetin, elbette taraftarları ve aleyhtarları vardı; taraftarlar, ne için ve ne gibi kanaatlere ve düşüncelere dayanarak cumhuriyet ilân ettiğini, aleyhtarlara izah ve kanaatlerinde ve icraatlarında isabet olduğunu ispat etmek isteseler de, onların, kasıtlı kafa tutmalarını giderebileceği kabul olunur mu? Elbette taraftarlar güçlü iseler, ülkülerini herhangi bir suretle; ihtilâlle, inkılâpla veya güvenilir yollardan geçirerek tatbik ederler. Bu, ülkü inkılâpçılarının vazifesidir. Buna karşı itirazlar, yaygaralar ve gerici teşebbüsler de aleyhtarların yapmaktan geri durmayacakları hareketlerdir.</p>
<blockquote><p>1927 (Nutuk II, s. 826-827)</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnkılabımız Yenidir</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/inkilabimiz-yenidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jul 2020 14:20:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk İnkılapları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve İnkılaplar]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Tevfik Noyan]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün İnkılapçılığı]]></category>
		<category><![CDATA[Banoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Fıkra ve Çizgilerle Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Nükte]]></category>
		<category><![CDATA[Tevfik Noyan]]></category>
		<category><![CDATA[Tevfik Noyan Anlatıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5755</guid>

					<description><![CDATA[İnkılâbımız henüz yenidir. Dedikleri gibi kökleşip benimsendiği hakkındaki kanaatlerimiz ancak ilerde karşılaşacağımız hâdiselerle gerçekleşecek ve sağlamlaşacaktır. Fakat, şimdi&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnkılâbımız henüz yenidir. Dedikleri gibi kökleşip benimsendiği hakkındaki kanaatlerimiz ancak ilerde karşılaşacağımız hâdiselerle gerçekleşecek ve sağlamlaşacaktır. Fakat, şimdi şuna emin olmalısınız ki, bugün başına şapka giyen, sakalını bıyığını traş eden, skomin ve frakla toplum hayatımızda yer alanlarımızın çoğunun kafalarının içindeki zihniyet, hâlâ sarıklı ve sakallıdır.</p>
<p>1927 (Tevfik Noyan Anlatıyor, Nükte, Fıkra ve Çizgilerle Atatürk III, Der. : N.A. Banoğlu, s. 87)</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnkılaplar İçin Eğitimin Önemi</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/inkilaplar-icin-egitimin-onemi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jul 2020 13:40:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk İnkılapları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Baki Vandemir]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Cehalet]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve İnkılaplar]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün eğitime verdiği önem]]></category>
		<category><![CDATA[Baki Vandemir]]></category>
		<category><![CDATA[İnkılaplar]]></category>
		<category><![CDATA[Yerli yabancı 80 imza Atatürk’ü anlatıyor]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5751</guid>

					<description><![CDATA[Arkadaşlar, yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılâplar için aydınlığın ve aydının yoluna gideceğiz; hedef ve hünerimiz, cahil kütleyi de&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Arkadaşlar, yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılâplar için aydınlığın ve aydının yoluna gideceğiz; hedef ve hünerimiz, cahil kütleyi de aydınlatarak yolumuzda yürütmek ve onu aydınlığa çıkarmaktır. Cumhuriyetimizi, çağdaş medeniyet seviyesine ulaşmak isteğimizi köstekleyecek herhangi bir referanduma gitmek, yalnız cehalet değil, hıyanet olur. Yüzde seksenine okuma yazma öğretilmemiş bir memlekette inkılâplar plebisitle olmaz!&#8230;</p>
<blockquote><p>1934 (Baki Vandemir, Yerli yabancı 80 imza Atatürk’ü anlatıyor, s. 172)</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güneş Kadar Parlak</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/gunes-kadar-parlak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jul 2020 12:20:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed Cevat Emre]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed Cevat Emre ve Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk İnkılapları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Güneş]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün İnkılapları]]></category>
		<category><![CDATA[Güneş]]></category>
		<category><![CDATA[Güneş Dil]]></category>
		<category><![CDATA[Muhit Mecmuası]]></category>
		<category><![CDATA[Muhit Mecmuası Atatürk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5741</guid>

					<description><![CDATA[İnkılâp, güneş kadar parlak, güneş kadar sıcak ve güneş kadar bizden uzaktır. İstikametimi daima o güneşe bakarak tâyin&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnkılâp, güneş kadar parlak, güneş kadar sıcak ve güneş kadar bizden uzaktır. İstikametimi daima o güneşe bakarak tâyin eder ve öylece ilerlerim, ilerlerim; parlaklığı ve sıcaklığı ilerlememe müsaade edinceye kadar ilerlerim. Tekrar ilerlemeye devam etmek üzere dururum; tekrar o güneşe bakarak istikamet alırım.</p>
<blockquote><p>(Ahmed Cevat Emre, Muhit Mec., Sene : 4, No : 48, 1932, s. 2)</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Batı Medeniyeti ve İnkılaplar</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/bati-medeniyeti-ve-inkilaplar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 2020 23:00:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Afet İnan Atatürk Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Hakkında]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk İnkılapları]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk ve afet inan]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Batı]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve İnkılaplar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5712</guid>

					<description><![CDATA[Biz, batı medeniyetini bir taklitçilik yapalım diye almıyoruz. Onda iyi olarak gördüklerimizi, kendi bünyemize uygun bulduğumuz için, dünya&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Biz, batı medeniyetini bir taklitçilik yapalım diye almıyoruz. Onda iyi olarak gördüklerimizi, kendi bünyemize uygun bulduğumuz için, dünya medeniyet seviyesi içinde benimsiyoruz.</p>
<blockquote><p>(Afetinan, Atatürk Hakkında H.B., s. 176)</p></blockquote>
<p>İnkılâp, mevcut müesseseleri zorla değiştirmek demektir. Türk milletini son asırlarda geri bırakmış olan müesseseleri yıkarak yerlerine, milletin en yüksek medenî icaplara göre ilerlemesini temin edecek yeni müesseseleri koymuş olmaktır.</p>
<blockquote><p>1933 (Afetinan, Atatürk Hakkında H.B., s. 250)</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk ve Yeni Türk Harfleri Seferberliği</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/ataturk-ve-yeni-turk-harfleri-seferberligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 May 2020 17:39:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk İnkılapları]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Muzaffer Erendil]]></category>
		<category><![CDATA[sarayburnu]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Türk Alfabesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5207</guid>

					<description><![CDATA[ATATÜRK hariç hiçbir lider kendi ulusunun yazgısını kökten değiştirme gibi bir devrim projesine cesaret edememiştir. O bu cesaretini&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ATATÜRK hariç hiçbir lider kendi ulusunun yazgısını kökten değiştirme gibi bir devrim projesine cesaret edememiştir. O bu cesaretini halkını iyi tanımak ve sahip olduğu şaşmaz öngörüsüne olan inancından almaktaydı. Biliyordu ki uzun yılların ihmali halktaki kadercilik anlayışını güçlendirmiş ve düşünce felsefesinin üzerinde bir tortu gibi ölü toprağı oluşturmuştu. Sorun bu tortuyu yok edip düşünce felsefesini canlandırmak ile çözümlenebilirdi. Bunun en temel adımı ise halkın düşünce ufuklarının açılmasına katkı sağlayacak yeni Türk harflerinin en kısa sürede öğrenilmesi için, tüm yurttaşların kendisini sorumlu hissedeceği bir yarışın başlatılmasıydı. ATATÜRK’ün yeni harflerin sür’atle öğrenilmesi için 8 Eylül 1928’de İstanbul’da Sarayburnu Parkı’nda başlattığı kampanyada söylediği şu sözler bu bakımdan ilginçtir:<br />
“Vatandaşlar, Arkadaşlar!<br />
Çok söz, uzun söz bir şey için söylenir: Gerçeği anlamayanlara bunu anlatmak için&#8230; Ben bu dönemleri geçirdim.<br />
Şimdi sözden çok iş zamanıdır. Artık benim için, hepiniz için söz söylemeye gerek kalmadı, düşüncesindeyim. Bundan sonra bizim için hareket ve eylem gereklidir. Çok işler yapılmıştır, ama bugün yapmaya zorunlu olduğumuz son değil fakat çok gerekli bir iş daha vardır: Yeni Türk harfleri çabuk öğretilmelidir. Vatandaşa, kadına, erkeğe, hamala, sandalcıya öğretiniz. Bunu vatanseverlik ve milliyetperverlik vazifesi biliniz. Bu görevi yaparken düşününüz ki bir milletin, bir toplumun yüzde onu okuma yazma bilir, yüzde sekseni bilmez durumdadır. Bundan insan olanların utanması gerekir.<br />
Bu millet utanmak için yaratılmış bir millet değildir; iftihar etmek için yaratılmış, tarihini iftiharla doldurmuş bir millettir. Fakat milletin yüzde sekseni okuma yazma bilmiyorsa bu hata bizde değildir. Türk’ün karakterini anlamayarak kafasını birtakım zincirlerle saranlardadır. Artık geçmişin hatalarını kökünden temizlemek zamanındayız. Hataları düzelteceğiz, hataların düzeltilmesinde bütün vatandaşların çabasını isterim. Sonuçta bir sene, iki sene içinde bütün Türk toplumu yeni harfleri öğreneceklerdir. Milletimiz yazısıyla, kafasıyla uygar dünyanın yanında olduğunu gösterecektir.<br />
Halka doğru kadehini kaldırarak:<br />
Eskiden bunun bin katını kendi köşklerinde gizli gizli içerek her türlü ahlâksızlığı, zevk ve sefa hâline getiren ve bunu da halktan gizleyen sahtekârlar vardı. Ben sahtekâr değilim, milletimin şerefine içiyorum.”</p>
<p><em>Erendil; s. 72.</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk Reformları 1919 Yılında Tasarlamıştı</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/ataturk-reformlari-1919-yilinda-tasarlamisti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 May 2020 14:44:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[1919]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk devrimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk İnkılapları]]></category>
		<category><![CDATA[latin harfleri]]></category>
		<category><![CDATA[Mazhar Müfit]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[Muzaffer Erendil]]></category>
		<category><![CDATA[strateji]]></category>
		<category><![CDATA[Türk ulusu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5190</guid>

					<description><![CDATA[ATATÜRK gelecekte yapacaklarını anlık düşlerin üzerine inşa etmemiştir. Bir stratejist ve hesap adamı titizliğiyle ,bir taraftan dünyanın akıp&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ATATÜRK gelecekte yapacaklarını anlık düşlerin üzerine inşa etmemiştir. Bir stratejist ve hesap adamı titizliğiyle ,bir taraftan dünyanın akıp gittiği istikameti değerlendirmiş, diğer taraftan asrın bütün felâketlerine maruz kalmış olan Türk ulusunun yetenek, beklenti, ihtiyaç ve direncini değerlendirmiştir. Bu değerlendirmeler ATATÜRK’ün bilgi birikimi, üstün zekâ ve öngörüsüyle Türk ulusunun geleceğini şekillendirecek olan hedef plânları oluşturmuştur. Bağımsızlık Savaşı ve devrimler bu plânın ana hedefleridir. Aşağıdaki anekdot  ATATÜRK’ün yaşamında tesadüflere yer olmadığını yansıtan güzel bir örnektir:</p>
<p>ATATÜRK, Millî Mücadele hareketine başlamak üzere, daha kongrelerin düzenlendiği sıralarda ileride yapacağı devrimleri de kafasında tasarlamıştı. O, bu devrimleri önceleri gizli tutmuştu. Mazhar Müfit (Kansu) bunu şöyle nakleder:</p>
<p>“O, hatıra defterime ve günü gününe her olayı not edişime hem memnun olur hem de bazen şaka yapmaktan kendisini alıkoymazdı.</p>
<p>-Hafızalarımız zayıfladığı zaman Mazhar Müfit’in defteri çok işimize yarayacak derdi. Defteri getirdiğimi görünce, sigarasını birkaç nefes üst üste çektikten sonra:</p>
<p>-Amma bu defterin bu yaprağını kimseye göstermeyeceksin. Sonuna kadar gizli kalacak. Bir ben, bir Süreyya, bir de sen bileceksin, dedi,. Şartım bu &#8230;</p>
<p>Süreyya da ben de   :</p>
<p>-Buna emin olabilirsiniz Paşam&#8230; dedik.</p>
<p>Paşa bundan sonra:</p>
<p>-Öyle ise önce tarih koy!&#8230; dedi.</p>
<p>Koydum: 7-8 Temmuz 1919. Sabaha karşı. Tarihi sayfanın üzerine  yazdığımı görünce:</p>
<p>-Pekâla&#8230; yaz, diyerek devam etti:</p>
<p>-Zaferden sonra hükûmet şekli cumhuriyet olacaktır. Bunu size daha önce de bir sorunuz nedeniyle söylemiştim. Bu bir.</p>
<p>İki: Padişah ve hanedan hakkında zamanı gelince gereken yapılacaktır.</p>
<p>Üç: Tesettür (örtünme) kalkacaktır.</p>
<p>Dört: Fes kalkacak, medenî milletler gibi şapka giyilecektir.</p>
<p>Bu anda gayri ihtiyari kalem elimden düştü. Yüzüne baktım. O da benim yüzüme baktı. Bu, gözlerin bir takılışta birbirine çok şey anlatan konuşuşuydu.</p>
<p>Paşa ile zaman zaman senli benli konuşmaktan çekinmezdim.</p>
<p>-Neden durakladın? deyince:</p>
<p>-Darılma ama Paşam, sizin de hayalperest taraflarınız var, dedim. Gülerek :</p>
<p>-Bunu zaman gösterir. Sen yaz, dedi. Yazmaya devam ettim.</p>
<p>-Beş: Lâtin harfleri kabul edilecek.</p>
<p>-Paşam yeter&#8230; yeter&#8230; dedim ve biraz da hayal ile uğraşmaktan bıkmış bir insan edası ile:</p>
<p>-Cumhuriyet’in ilânını başaralım da gerisi yeter, diyerek defterimi kapadım ve koltuğumun altına sıkıştırdım. İnanmayan bir adam tavrı ile:</p>
<p>-Paşam sabah oldu. Siz oturmaya devam edeceksiniz, hoşçakalın&#8230; diyerek yanından ayrıldım. Gerçekten de gün ağarmıştı. Süreyya da benimle beraber odadan çıktı. Fakat burada ve bu anda olayların beni nasıl yanıltıp ve M. Kemal’i doğruladığını daha doğrusu Mustafa Kemal’in beni nasıl bir cümle ile mahcup ettiğini itiraf etmeliyim.</p>
<p>Çankaya’da akşam yemeklerinde birkaç defa:</p>
<p>-Bu Mazhar Müfit yok mu?&#8230; Kendisine Erzurum’da tesettür kalkacak, şapka giyilecek, Lâtin harfleri kabul edilecek dediğim ve bunları not etmesini söylediğim zaman defterini koltuğunun altına almış ve bana hayalperest olduğumu söylemişti.” dedi.</p>
<p><em>Erendil; s. 29-30. </em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Genelgeyle İnkılap Olmaz!&#8230;</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/genelgeyle-inkilap-olmaz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2020 13:35:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[1924]]></category>
		<category><![CDATA[anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk İnkılapları]]></category>
		<category><![CDATA[çağdaşlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[Hilmi Yücebaş]]></category>
		<category><![CDATA[hükümet]]></category>
		<category><![CDATA[inkılap]]></category>
		<category><![CDATA[padişah]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5147</guid>

					<description><![CDATA[Çağdaşlaşma yönünde sağlıklı bir değişimi gerçekleştirebilmek, kararlı ve bilinçli bir mücadeleyi gerektirir Değişimin gerekçesi ve sağlayacağı yararlar halka&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çağdaşlaşma yönünde sağlıklı bir değişimi gerçekleştirebilmek, kararlı ve bilinçli bir mücadeleyi gerektirir Değişimin gerekçesi ve sağlayacağı yararlar halka anlatılabildiği ölçüde değişimde beklenen başarı sağlanabilir. Kendi yararına da olsa insanın doğasında değişime direnmek vardır .Bu direnme ancak değişim ihtiyacı iyi anlatılarak yok edilebilir. Sağlıklı ve düzenli bir bilgilendirme sistemi oluşturmadan emir ve yasaklarla toplumu kısa sürede eski alışkanlıklarından kurtarmak mümkün değildir.</p>
<p>Türk halkını cehalet ve yoksulluktan kurtarıp çağdaş uygarlığa taşıyacak olan devrimlerin mimarı ATATÜRK, her insanda farklı ölçülerde de olsa yeniliğe ve değişime karşı direnme duygusunun olduğu gerçeğiyle hareket etmiştir. Bu nedenle o, Anadolu’yu karış karış gezerek yaptığı devrimlerin sağlayacağı yararı halka anlatmış ve tüm devlet görevlilerinin de bu yönde yılmadan çaba göstermeleri için çok çalışmıştır. Ama ne yazık ki ATATÜRK döneminde ve sonrasında yönetenler ve aydınlar aynı enerjiyi kendilerinde görememişlerdir. Aşağıdaki anekdot ATATÜRK’ün bu yöndeki ikazlarını yansıtan güzel bir örnektir:</p>
<p>1924 ilkbahar aylarında idi. Erzurum ve Pasinler’de depremde birçok köy yıkılmıştı. ATATÜRK, yıkılan köyleri bizzat görmek için Pasinler’e gelmişti. Zarar gören o civar köylerinin halkı Pasinler’e toplanmıştı. Rahmetli ATATÜRK de zarar gören halkla görüşmek için okulun önündeki meydanlığın bir köşesinde emrindekilerle birlikte oturmuştu. O zaman Pasinler’in ihtiyar bir kaymakamı, genç bir yazı işleri kâtibi vardı. ATA, önce kaymakamla yapılacak işler üzerinde görüştü, sonra etrafını çeviren halkın içinden ihtiyar bir köylüyü çağırdı:</p>
<p>-Depremden çok zarar gördün mü baba? diye sordu. Bu ani ve beklenmedik soru karşısında ihtiyar şaşırdı, kollarını göğsüne bağladı, boynunu büktü; bir şeyler söylemek istedi. ATA, ihtiyarın şüphesini görünce, tekrar sordu:</p>
<p>-Hükûmet sana kaç lira verse zararını karşılayabilirsin?</p>
<p>İhtiyar, yöre şivesiyle:</p>
<p>-Valle padişeh bilir! dedi.</p>
<p>ATATÜRK gülümsedi ihtiyarın ne demek istediğini tamamen anlamıştı. Yumuşak bir sesle:</p>
<p>-Baba, padişah yok! Onları siz kaldırmadınız mı? Söyle bakalım, zararın ne?</p>
<p>İhtiyar tekrar etti:</p>
<p>-Padişah bilir.</p>
<p>Bu cevap karşısında ATATÜRK’ün yüzünün hatları aniden değişti. Kaşlarını çattı ve kaymakama döndü:</p>
<p>-Siz daha inkılâbı yaymamışsınız! dedi.</p>
<p>Bir anda dona kalan kaymakamın imdadına yetişmek ister gibi genç yazı işleri kâtibi öne atıldı. Ve görevini başarmış insanlara özgü bir ağırbaşlılıkla:</p>
<p>-Köylere genelge yolladık Paşam, dedi.</p>
<p>ATATÜRK’ün fırtınalı yüzü daha çok karıştı: -Oğlum, dedi, genelgeyle inkılâp olamaz !&#8230;</p>
<p><em>Yücebaş; s. 169-170. </em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk ve Medeniyet</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/ataturk-ve-medeniyet/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 May 2020 21:58:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Afet İnan]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk İnkılapları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Medeniyet]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk ve Şapka Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Bütün Eserleri]]></category>
		<category><![CDATA[laiklik]]></category>
		<category><![CDATA[Utkan Kocatürk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4918</guid>

					<description><![CDATA[Memleketimizi bir çember içine alıp dünya ile alakasız yaşayamayız. Aksine yükselmiş, ilerlemiş, medenî bir millet olarak medeniyet düzeyinin&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Memleketimizi bir çember içine alıp dünya ile alakasız yaşayamayız. Aksine yükselmiş, ilerlemiş, medenî bir millet olarak medeniyet düzeyinin üzerinde yaşayacağız. Bu hayat ancak ilim ve fen ile olur. İlim ve fen nerede ise oradan olacağız ve her millet ferdinin kafasına koyacağız. İlim ve fen için kayıt ve şart yoktur.</p>
<p><em>Seha L. Meray, Su Başlarını Devler Tutmuş: Denemeler, Söyleşiler, Çağdaş Yayınları, s. 103</em></p>
<p>Asla şüphem yoktur ki Türklüğün unutulmuş medenî vasfı ve büyük medenî kabiliyeti, bundan sonraki inkişafı ile âtînin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır. Bu söylediklerim hakikat olduğu gün, senden ve bütün medenî beşeriyetten dileğim şudur: Beni hatırlayınız.</p>
<p><em>Atatürk&#8217;ün Bütün Eserleri, 26. cilt, Kaynak Yayınları, 1998, s. 268</em></p>
<p>Türk Cumhuriyeti&#8217;nin en esaslı prensiplerinden biri olan yurtta barış, dünyada barış gayesi, insaniyetin ve medeniyetin refah ve ilerlemesinde en esaslı etken olsa gerektir.</p>
<p><em>Prof. Dr. Utkan Kocatürk, Atatürk, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları, s. 185.</em></p>
<p>Büyük devletler kuran ecdadımız büyük ve geniş kapsamlı medeniyetlere de sahip olmuştur. Bunu aramak, tetkik etmek Türklüğe ve cihana bildirmek bizim için bir borçtur.</p>
<p><em>Afet İnan, Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ten Yazdıklarım, Millî Eǧitim Bakanlığı Devlet Kitapları, s. 36</em></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
