<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Atatürk Erzurum &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/ataturk-erzurum/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Sun, 04 Aug 2019 13:56:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>Atatürk Erzurum &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Mustafa Kemal&#8217;i Ağlarken Gördüm</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/mustafa-kemali-aglarken-gordum/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Aug 2019 13:56:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Akif Bey]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Erzurum]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk meclis konuşması]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk TBMM]]></category>
		<category><![CDATA[Batı Cephesi]]></category>
		<category><![CDATA[Erzurum milletvekili]]></category>
		<category><![CDATA[Fuat Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[Salih Efendi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2424</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 29 Temmuz 1922 tarihli oturumunda, Erzurum Milletvekili Salih Efendi’nin Batı Cephesi’ne bir heyet gönderilmesine&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 29 Temmuz 1922 tarihli oturumunda,<br />
Erzurum Milletvekili Salih Efendi’nin Batı Cephesi’ne bir heyet gönderilmesine dair bir önergesi görüşülmüştü, benim başkanlığım altında Karesi Milletvekili Abdulgaffur Hoca, Burdur Milletvekili Şair Mehmet Akif,<br />
Kayseri Milletvekili Atıf Beylerden oluşan bir heyet seçilmişti. Gerçek vatanperver ve dini bütün bir Müslüman olan Mehmet Akif, saydığım ve sevdiğim bir yakın arkadaşımdı.<br />
Kurban Bayramı, Ağustos’un dördüncü günüydü. 1 Ağustos sabahı otomobillerle, erkenden Batı Cephesi karargâhına gitmek üzere Ankara’dan ayrıldık,<br />
ertesi günü karargâha vardık. Bayramın ilk günü kutlama törenine Cephe<br />
Kumandanlığından başlayabilmek için, hareketimizi ona göre düzenledik.<br />
Komutanlık bir program hazırlamıştı. Bu programa göre, 1. ve 2. Ordularla,<br />
kolordu ve tümen karargâhlarına gidecektik. Durumları uygun olan tümenlerin tamamını, olmayanların da bazı kıtalarını tören düzeninde görerek,<br />
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin tebriklerini ve başarı dileklerini ben heyet<br />
başkanı olarak iletecektim. Sonra kıtalar bize bazı hareketler gösterecek ve<br />
resmi geçit yapacaklardı. Bundan sonra karargâhlara uğrayarak, onları Meclis adına kutlayacaktık.<br />
Benim, Gazi Paşa’dan aldığım özel bir görevim daha vardı. Ordularımızın<br />
maddi ve manevi savaş kudretini anlamaya çalışacaktım.<br />
Cephedeki görevimiz, dört beş gün içinde tamamlanmıştı. Kumandan,<br />
subay ve asker arkadaşlarımız arasında geçen zamanı asla unutamam. Kıta-<br />
larımızın hareketlerinde gördüğümüz manzara, canlılık ve savaş kabiliyeti,<br />
kahraman arkadaşlarımızın heybetli bakışları bizlere zafer günlerini pek<br />
uzak olmadığı hissini vermişti. Bu cephenin eski bir kumandanı olarak yaptığım denetleme ve görüşmelerden, subay ve askerlerimizin iyi eğitim ve<br />
disipline edildiklerini, zalim ve işgalci bir düşmandan intikam almak gününü<br />
sabırsızlıkla beklediklerini görmüştüm.<br />
&#8211; Yarabbi, bize zafer günlerini kolay kıl!<br />
Diye dualar etmiştim. Ordularımızın maneviyatı çok yüksekti.<br />
Hatırladıkça hâla heyecanla titrerim. Tören düzeninde dizilmiş bir tümenin<br />
kıtalarını teftiş ediyorduk. Hepsi aslanlar gibi idi. Mehmet Akif kendinden<br />
geçmişti. Dudaklarından kendi yazdığı İstiklâl Marşı’nın mısraları dökülüyordu.<br />
Ben ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım,<br />
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım,<br />
Kükremiş sel gibiyim bendimi çiğner aşarım,<br />
Yırtarım dağları enginlere sığmam taşarım.<br />
Beni solumdan takip eden Akif’e döndüm. Gözlerinde yaşlar tanelenmişti.<br />
Bu yüce manzara karşısında kendisini tutamıyordu.<br />
&#8211; Akif Bey! Siz ağlıyorsunuz, dedim<br />
&#8211; Ne yapayım heyecanımı zapt edemiyorum.<br />
Cevabını verdi ve sonra ilave etti:<br />
&#8211; Fakat sizin de gözleriniz yaşlı, paşam.<br />
Arkadaşım doğru söylüyordu. Ben de çok heyecanlı idim. Gözlerimde tanelenenler sevinç gözyaşları idi. Ben zaten hep böyleyimdir. Bu yaşta bile<br />
önümden bir alay sancağı geçse heyecandan tıkanacak gibi olurum.<br />
Ankara’ya döndükten sonra Batı Cephesi’ndeki izlenimlerimi anlatırken, bu<br />
olaydan bahsettim. Gazi’nin o ışık saçan mavi gözlerinde tanelenen yaşlar<br />
birden yüzüne döküldü, ağlıyordu. Fakat bu yaşların anlamı, çok daha<br />
başka ve çok daha yüce idi.<br />
&#8211; Fuat Paşa, kazanacağız, dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p>Ali Fuat Cebesoy, Sınıf Arkadaşım Atatürk, İstanbul: İnkılap ve Aka 1981, s. 156-158</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
