<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Atatürk canvas tablo &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/ataturk-canvas-tablo/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 05 Aug 2019 13:08:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>Atatürk canvas tablo &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Tablodaki Manzara</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/tablodaki-manzara/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Aug 2019 13:08:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk canvas tablo]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk hatıralar]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk köşk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk tablosu]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ten Hatıralar]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Roza Soyak Atatürk'ten Hatıralar]]></category>
		<category><![CDATA[Soyak a.g.e.]]></category>
		<category><![CDATA[tablodaki manzara atatürk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2506</guid>

					<description><![CDATA[Muharebe meydanlarının cesur ve kahraman komutanı; gayet ince hisli, yufka yürekli, pek şefkatli bir insandı. O kadar ki&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Muharebe meydanlarının cesur ve kahraman komutanı; gayet ince<br />
hisli, yufka yürekli, pek şefkatli bir insandı. O kadar ki bir hayvanın bile gözü önünde kesilmesine dayanamaz, kana bakamazdı.<br />
Büyük zafer’in henüz taze olduğu günlerde, eski bir ahbabı İstanbul’dan<br />
kendisine bir tablo gönderdiğini bildirmişti. O zaman küçük bir bağ evi olan<br />
Çankaya Köşkü’nde eşya namına öteden beriden toplanmış birkaç basit parçadan başka bir şey yoktu.<br />
Diğer taraftan Atatürk, güzel eşyaya, genellikle ev döşemesine çok meraklı<br />
idi. Cumhurbaşkanı olduktan sonra dahi evini büyük bir arzu ve zevkle, bizzat düzenlerdi. Bu arada kendisiyle beraber yanında bulunan arkadaşlarına<br />
da yerlerini değiştirmek istediği eşyayı taşıtır, bazen bir salon düzeltmek<br />
için saatlerce çalışırdı; hatta seyahatlerinde misafir edildiği evlerdeki eşyayı bile kendi zevkine göre düzenleme ile uğraştığı çok olmuştur.<br />
Nihayet sağlam bir sandık içine konulan hediye geldi. Köşke götürdük, Atatürk girişte bekliyordu, sandık O’nun gözetimi altında itina ile açıldı. Tablonun üzerindeki talaşlar boşaltıldı, temizlendi ve eser meydana çıktı.<br />
Bu anda Atatürk’ün birden bire yüzü karıştı, ayağa fırladı ve bağırdı:<br />
&#8211; Kapatın, kaldırın şunu. Ne iğrenç manzara! Gönderenin şaşarım aklı<br />
perişanına, ahmak.<br />
Tablodaki manzara şuydu: Yerde bir Yunan efzun askeri sırt üstü yatıyor,<br />
fesli bir Osmanlı askeri onun göğsüne basmış, bir taraftan da süngüsünü<br />
saplamış. Efzunun yarasından kan boşanmış.<br />
Bu tablonun 1897 Osmanlı-Yunan Savaşı esnasında bir ressam tarafından yapılıp II. Abdülhamit’e takdim edilmiş olduğunu sonradan öğrenmiştim. Herhalde gönderen kişi, bunu o zaman ki havaya çok uygun bulmuş, Muzaffer<br />
Komutan’ın bundan pek hoşlanacağını tahmin etmişti. Fakat ne çare ki kendisinin pek beğendiği hediyesi hiç de iyi karşılanmamış, düşündüğünün tamamen aksi bir sonuca uğramıştı.<br />
Hiç şüphesiz Atatürk’ün gösterdiği hassasiyette, asla hoşlanmadığı kan<br />
kadar, tabloda canlandırılmak istenen anlamın da yeri vardı.<br />
Tablo tekrar sandığa konulmuş, tavan arasına kaldırılmıştı; senelerce sonra<br />
ben köşkten ayrıldığım zaman tablo hala oradaydı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p>Hasan Rıza Soyak, Atatürk’ten Hatıralar, İstanbul: YKY., 2004, S. 34-35</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
