<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>arap harfleri &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/arap-harfleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 18 May 2020 13:41:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>arap harfleri &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Üç Ay</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/uc-ay/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2020 13:41:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[arap harfleri]]></category>
		<category><![CDATA[Arıburnu]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ten Anektodlar]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ten Anılar]]></category>
		<category><![CDATA[Falih Rıfkı Atay]]></category>
		<category><![CDATA[gazete]]></category>
		<category><![CDATA[latin harfleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Türk Alfabesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=5150</guid>

					<description><![CDATA[Tarihe baktığımızda ileriye dönük olumlu değişimlerin kolay gerçekleşmediğini görürüz. İnsanlar, çoğu zaman kendi yararlarına da olsa eski alışkanlıklarının&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tarihe baktığımızda ileriye dönük olumlu değişimlerin kolay gerçekleşmediğini görürüz. İnsanlar, çoğu zaman kendi yararlarına da olsa eski alışkanlıklarının etkisiyle değişim ve yeniliklerin karşısında olmuşlardır. Bu olumsuz alışkanlık kimi toplumların geri kalmasına kimilerinin de esaretine neden olmuştur. Geniş bir tarih bilincine sahip olduğundan dolayı bu gerçeği iyi tahlil eden ATATÜRK, yapmayı düşündüğü devrimleri uzun bir sürece yaymadan kısa bir zaman diliminde gerçekleştirmiştir. ATATÜRK’ün, toplumsal değişimler konusundaki yaklaşımının ne kadar sağlıklı ve isabetli olduğunu göstermesi açısından aşağıdaki anekdot fikir vericidir:</p>
<p>Yeni Türk alfabesinin ilk şekillerini kendisine götürdüğüm zaman , komisyonun en az beş yıllık bir geçiş dönemi düşündüğünü söylemiştim. Gazeteler önce birer sütunlarını yeni harflerle yayınlayacaklar, yavaş yavaş bu sütün sayısı artacak, nihayet bütün gazeteler yeni harflerle çıkacaktı. Okullar için de buna benzer aşamalı bir geçiş yöntemi düşünmüştük.</p>
<p>Dikkatle dinledikten sonra bir daha sordu:</p>
<p>-Demek beş yıl düşündünüz?</p>
<p>-Evet!</p>
<p>-Üç ay! dedi.</p>
<p>-Dona kaldım: Üç ay! Üç ay içinde bütün ülkede yayın Lâtin harfleriyle  yapılacaktı. Ekledi:</p>
<p>-Ya üç ayda uygulayabiliriz, ya da hiç uygulayamayız. Sizin gazetelerde Arap harflerine bırakacağınız sütunlar yok mu, onların sayısı bire de inse herkes yalnız o sütunu okur ve beş yıl sonra , tıpkı yarın başlar gibi başlamaya mecbur oluruz. Hele arada bir buhran, bir savaş çıkarsa attığımız adımları da geri alırız.</p>
<p><strong>Falih Rıfkı Atay</strong></p>
<p><em>Arıburnu; Atatürk, Anekdotlar-Anılar, s. 192.</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Başöğretmen</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/basogretmen/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Barış Çetin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 May 2020 18:09:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[9 ağustos]]></category>
		<category><![CDATA[arap harfleri]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk öğretmen olmak istiyor muydu?]]></category>
		<category><![CDATA[atatürk'ün düşünceleri]]></category>
		<category><![CDATA[Başöğretmen Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Harf İnkılabı]]></category>
		<category><![CDATA[Kurtuluş Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[latin harfleri]]></category>
		<category><![CDATA[milli eğitim bakanı]]></category>
		<category><![CDATA[milli kültür]]></category>
		<category><![CDATA[Niyazi Ahmet Banoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[sarayburnu]]></category>
		<category><![CDATA[türk insanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4882</guid>

					<description><![CDATA[Kurtuluş Savaşı yurdun düşmanlardan temizlenmesini sağlamış, ancak gerçek kurtuluşu sağlamamış sadece buna giden ortamı hazırlamıştır. Çünkü gerçek kurtuluş&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kurtuluş Savaşı yurdun düşmanlardan temizlenmesini sağlamış, ancak gerçek kurtuluşu sağlamamış sadece buna giden ortamı hazırlamıştır. Çünkü gerçek kurtuluş ancak ülkenin işgal gibi bir felâketi yaşamasına neden olan etkenlerin tamamen ortadan kaldırılmasıyla sağlanabilirdi. Bu ise Türk insanının işgallerin de gerçek nedeni olan cehalet, geri kalmışlık ve yoksulluktan kurtulması,hurafelere dayalı yanlış inanış ve anlayışların yerini sağlıklı, bilimsel ve üretken bir anlayışa bırakmasıyla mümkündür. Cehalet, sadece Türk halkının değil insanlığın<br />
en büyük düşmanıdır. Yukarıdaki bu görüşler, ATATÜRK’ün düşünceleri olup onun eylemlerine yön vermiştir. Kurtuluş Savaşı devam ederken büyük bir kararlılıkla eğitim seferberliğini başlatmış olması, savaş sonrasında ise Kurtuluş Savaşı’nın başkomutanının, çağdaşlaşma savaşının başöğretmeni olması bu düşüncelerin doğal bir sonucudur. ATATÜRK için başkomutanlık bağımsızlığa giden yolda gerekli olan bir araçtı. Asıl amaç Türk ulusunu uygarlığa taşıyacak başöğretmenlikti. Aşağıdaki anekdot, başöğretmenin cehalete karşı başlattığı mücadeleyi yansıtan güzel bir örnektir:<br />
Kurtuluş Savaşı zaferle sona ermiş, vatan ve millet kurtulmuştu. Bazıları sanıyordu ki ATATÜRK’ün önderlik rolü artık bitmişti. Hâlbuki onun kalbinde Türk milletinin yüzyıllardan beri şifa bulmayan yaraları kanıyordu; ana vatandan düşmanı kovmakla her şey tamam olmuyordu, o tekrar gelebilirdi. Bunun önüne geçmek için kökleri içimizde olan sebepleri de yok etmek gerekirdi. ATATÜRK en büyük derdin, halkın cahilliği olduğunu görüyor, onun kafasını aydınlatınca hızla yükseleceğini biliyordu.<br />
O sırada arkadaşlarından biri sordu:<br />
-İşte memleketi kurtardınız. Şimdi ne yapmak istersiniz?<br />
-Millî Eğitim bakanı olarak millî kültürü yükseltmeye çalışmak en büyük emelimdir.<br />
Millî Eğitim bakanı olmadı, cumhurbaşkanı oldu. Fakat bütün devrimler gibi eğitim devrimi de onun eseridir.<br />
Halkın kültür bakımından yükselmesine başlıca engel, Arap harfleriydi. ATATÜRK, 1927’de kararını verdi, 1928 kış ayları hazırlıkla geçti. Ağustosun dokuzunda Perşembe günü İstanbul’da Sarayburnu’nda bir toplantıda halkla konuştu ve kararını bildirdi; Lâtin harfleri kabul edildi. Savaşta başkumandanlık eden ATATÜRK, “Başöğretmen” oldu. Seyahat ettiği yerlerde halkı imtihan etti ve dersler verdi.</p>
<p><em>Banoğlu; s. 92-93.</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
