<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>araba &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/araba/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2020 11:58:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>araba &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Zülüflü İsmail Paşa</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/zuluflu-ismail-pasa/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Nov 2019 10:34:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[araba]]></category>
		<category><![CDATA[bakan]]></category>
		<category><![CDATA[çamur]]></category>
		<category><![CDATA[Çankaya Köşkü]]></category>
		<category><![CDATA[frak]]></category>
		<category><![CDATA[harbiye]]></category>
		<category><![CDATA[Kılıç Ali]]></category>
		<category><![CDATA[Kırşehir]]></category>
		<category><![CDATA[mektep]]></category>
		<category><![CDATA[Özel idare]]></category>
		<category><![CDATA[padişah]]></category>
		<category><![CDATA[silindir]]></category>
		<category><![CDATA[soba]]></category>
		<category><![CDATA[vali]]></category>
		<category><![CDATA[Zülüflü İsmail Paşa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4486</guid>

					<description><![CDATA[Kılıç Ali anlatıyor: Bir gece uykumun arasında telefon çaldı. Karşımdaki Çankaya&#8217;dan başyaverdi: &#8220;Derhal seyahate çıkılıyor. Hemen köşke gelmenizi&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kılıç Ali anlatıyor:</p>
<p>Bir gece uykumun arasında telefon çaldı. Karşımdaki Çankaya&#8217;dan başyaverdi:</p>
<p>&#8220;Derhal seyahate çıkılıyor. Hemen köşke gelmenizi emir buyurdular.&#8221; dedi. Saate baktım, vakit gece yarısını hayli geçmişti. Hazırlandım ve köşke gittim. Meğer o gün Atatürk, Kırşehir&#8217;de Özel İdare&#8217;den maaş alan öğretmenlerden, birkaç aydan beri maaş alamadıklarından dolayı bir şikayet mektubu almış. Ve o gece sofrasında bulunan ilgili bakandan, öğretmenlerin niçin kaç aydır maaş alamadıklarını sormuş. Bakan da:</p>
<p>&#8220;Havalar soğuk, mevsim kış&#8230;&#8221; Belki de onun için postalar işleyememiştir&#8221; nevinden bir şeyler söylemiş, mazeret ileri sürmek istemiş. Atatürk, bu cevap üzerine:</p>
<p>&#8220;Ya.. Demek şimdi muharasadayız (kuşatma), öyle mi? O halde biz de sofradan kalkar, gider, hem yolu açarız, hem de Kırşehir&#8217;de öğretmenlerin dertlerini yakından dinleriz&#8221; demiş ve derhal hareket emrini vermiş.</p>
<p>Gerçekten de kötü bir kıştı. Hava fena halde yağışlı ve çok soğuktu. Atatürk, o gece sofrasında davetli bulunanlardan bazılarını da beraberlerinde alarak gece yarısından sonra yola çıktı. Hava o kadar pusluydu ki, ara yolu kaybettik. Bir köylünün kahvehanesine sığındık. Kahvehanenin sac sobasını yaktırdık. Ellerini sac sobanın üstünde gezdirerek ısıtmaya çalışan Atatürk:</p>
<p>&#8220;Biz Harbiye&#8217;de okurken bir kış yine böyle çok şiddetli geçiyordu. Mektebin sobaları yanmıyordu. Derdimizi idareye anlatamadık. Arkadaşlar müdüre çıkmak için beni seçtiler. Müdür Zülüflü İsmail Paşa&#8230; Evvela Padişah&#8217;a sonra Müdür Paşa&#8217;ya dualar ettik. Nihayet soba meselesine geldik. Paşa birden gürledi:</p>
<p>&#8216;Soğuk mu? Ne soğuğu? Padişah efendimizin nimetleri gözünüze dizinize dursun&#8230; Görmüyor musunuz sobalar cayır cayır yanıyor. Çıkın nankörler!&#8217;</p>
<p>Baktık sahiden de müdürün sobası güldür güldür yanıyor. Paşa da buram buram terliyordu. Sıcaktan yakasını açmıştı. Ve sanıyordu ki, mektebin tüm sobaları böyle yanmakta.. Çocuklar biz Çankaya Köşkü&#8217;nde bazen Zülüflü İsmail Paşa gibi kendimizi sakın aldatıyor olmayalım!&#8221; dedi.</p>
<p>Kahvede biraz ısındıktan sonra tekrar yola devam ettik. Ertesi günü Kırşehir hududuna girmiştik. Protokol gereği vali, başında silindir şapka, arkasında frak olduğu halde hududa gelmiş, Atatürk&#8217;ü istikbal (karşılamak) ediyordu. Bu esnada da Atatürk&#8217;ün otomobili bir tarlaya saplanmıştı; etraftan yetişen köylüler otomobili kurtarmaya çalışıyorlardı. Vali de o resmi kılık kıyafetiyle, çamur içinde köylülere, jandarmalara emirler veriyor, gayrete getirmeye çalışıyordu. Atatürk:</p>
<p>&#8220;İşte masa başında yapılan talimatnameler, hatta kanunlar, günün birinde böyle gülünç de olurlar!&#8221; diyerek valiyi yanına çağırttı. Haline acımış olacak ki, kalın bir palto giymesini tavsiye ederek zahmetlerinden ötürü kendisine teşekkür etti.</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk&#8217;ün Nöbet Tutması</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/ataturkun-nobet-tutmasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Nov 2019 12:43:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[araba]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Hiç Yayınlanmamış Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Nöbet Tutması]]></category>
		<category><![CDATA[erzincan]]></category>
		<category><![CDATA[erzurum kongresi]]></category>
		<category><![CDATA[Muzaffer Kılıç]]></category>
		<category><![CDATA[rauf bey]]></category>
		<category><![CDATA[sivas kongresi]]></category>
		<category><![CDATA[suşehri]]></category>
		<category><![CDATA[Yurdakul Yurdakul]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4433</guid>

					<description><![CDATA[Erzurum Kongresi bitmiş ve Sivas&#8217;ta ikinci bir kongrenin yapılması kararı alınmıştı. Bu karar bütün yurda bir beyanname ile&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Erzurum Kongresi bitmiş ve Sivas&#8217;ta ikinci bir kongrenin yapılması kararı alınmıştı. Bu karar bütün yurda bir beyanname ile duyuruldu. 29 Ağustos 1919 günü sabah erkenden, üç otomobil ve bir de yiyecek yüklü kamyonetle Sivas&#8217;a doğru yola çıkıldı.</p>
<p>Kafile, Atatürk, Rauf Bey, Hoca Feyzullah Efendi ve biz yaverlerle 14 kişi idi.</p>
<p>Sabahın erken saatleri olduğu halde, halk bizi pek coşkulu şekilde uğurladı.</p>
<p>Aynı akşam Erzincan&#8217;a geldik. Orada da halk bizi alkışlar ve &#8220;Yaşa, var ol&#8221; sesleri ile pek içten karşıladı. Ordudan ayrıldığı halde halkın böyle içten gelen güven ve sevgisi Atatürk&#8217;ü çok memnun ediyordu.</p>
<p>Bir gece Erzincan&#8217;da kalıp ertesi gün Suşehri&#8217;ne doğru yola çıkıldı. Fakat Suşehri&#8217;ne varmadan, yolda Atatürk&#8217;ün arabası bozuldu. Araba tamiri ile uğraşırken ortalık iyice karardı.</p>
<p>Atatürk bu durumda yola çıkmamızın tehlikeli olduğunu, geceyi ormanda geçirmemiz gerektiğini söyledi. Karanlıkta yolu kaybetmekten korkuyorduk.</p>
<p>Çünkü o zamanların yolları hemen hepsi birbirine benzeyen köy yolları idi, rastladığımız köylülere sorarak tozlu köy yollarından sürüp gidiyorduk.</p>
<p>Ayrıca dağlarda kol gezen eşkıyaların baskınına uğramak da söz konusu idi.</p>
<p>Ormanda bir şeyler yedikten sonra, Atatürk konaklamak için plan yaptılar. Plana göre her iki saatte değişmek üzere ikişer kişilik nöbet tutulacaktı. Nöbet yerlerini bizzat kendileri tayin ettiler. Bütün ısrarlarımıza karşın kendilerini de sabaha karşı saat 3-5 arasında Dr. Yüzbaşı Refik Bey&#8217;le beraber nöbete koydular. Böylece herkes ve Atatürk nöbetini tutmuş, elde silah sabahı etmiştik. Güneş doğarken uyandığımızda Atatürk ve Refik bey&#8217;in nöbet yerlerinde nöbetlerini tuttuklarını gördük. Ufak bir kahvaltıdan sonra, Suşehri&#8217;ne doğru hareket edildi.</p>
<blockquote><p><strong>Muzaffer Kılıç&#8217;tan</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Hiç Yayınlanmamış Anıları, Yurdakul Yurdakul</strong></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aha Sıfatı, Aha Kendi</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/aha-sifati-aha-kendi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Sep 2019 06:26:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[9 eylül]]></category>
		<category><![CDATA[Aha Kendi]]></category>
		<category><![CDATA[Aha Sıfatı]]></category>
		<category><![CDATA[araba]]></category>
		<category><![CDATA[asker]]></category>
		<category><![CDATA[Başkomutanlık Meydan Muharebesi]]></category>
		<category><![CDATA[büyük taaruz]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[izmir'in kurtuluşu]]></category>
		<category><![CDATA[köy]]></category>
		<category><![CDATA[Kurtuluş Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[nif]]></category>
		<category><![CDATA[salih bozok]]></category>
		<category><![CDATA[yunan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4073</guid>

					<description><![CDATA[26 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi&#8217;nde düşman yüzgeri etmiş, İzmir&#8217;e doğru kaçıyor, biz bazen süvarilerle, bazen piyadelerle yan yana&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>26 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi&#8217;nde düşman yüzgeri etmiş, İzmir&#8217;e doğru kaçıyor, biz bazen süvarilerle, bazen piyadelerle yan yana Mustafa Kemal Paşa&#8217;nın otomobili ile peşini bırakmıyoruz. Nif Kasabası çevresindeki köylerden birinin yanından geçiyoruz. Köy ahalisi, çoluğu çocuğu, yaşlısı genciyle yol boyuna dökülmüş&#8230; Açacak sofrası, uzatılacak ekmeği yok ama; testisi, maşrapası var. Kaptığı gibi yol boyuna dizilmişler; gelene uzatıyorlar, geçene uzatıyorlar:</p>
<p>&#8211; Susamışsındır yiğidim, hele iç!&#8230;</p>
<p>-Çok yaşa! Ellerin nur olsun nine!..</p>
<p>Bir nakliye kolu yolu tıkamıştı. İster istemez durduk. Mustafa Kemal Paşa bu arada bir sigara içmek istedi. Toz gözlüklerini alnına kaldırdı, tabakasını çıkartarak bir sigara yaktı. Köylüler çevremizi sarmışlar, hep bir ağızdan &#8220;kurtulmanın sevincini&#8221; söyleşiyorlar; elbiseleriyle arabanın tozunu siliyorlar, testilerindeki su ile yıkamaya çalışıyorlar, dualar okuyorlardı. Biz de bir daha yaşanmaz tabloya bakıyorduk&#8230;</p>
<p>Birden, içlerinden biri, toz gözlüklerini alnına kaldırmış Mustafa Kemal Paşa&#8217;ya dik dik bakmaya başladı. Hemen tetiklendim. Bir süre sonra yavaş, yavaş elini arkaya doğru attı. Sandım ki silah çekecek!.. Elimi tabancama en yakın noktaya getirdim ve kılıfı açtım. Adam arka cebinden, umduğum silah yerine, bir kağıt parçası çıkardı. Avucunun içine sıkıştırdığı kağıda baktı. Mustafa Kemal&#8217;e baktı, kağıda baktı. Mustafa Kemal&#8217;e baktı:</p>
<p>-Aha ağalar, aha be!.. Aha Mustafa Kemal Paşa!.. Aha sıfatı, (avucundaki fotoğrafı gösteriyordu) aha kendi!..</p>
<p>Mustafa Kemal paşa, ne o zaman değin görülmüş, ne ondan sonra görülecek dehşetli bir sevgi hücumuna uğradı&#8230; Kim neresini ele geçirmişse öpüyor, okşuyor, yüzünü gözünü sürüyordu. Kadınlar, genç kızlar çizmeleri üzerinde birikmiş tozları parmaklıyor; sonra bu tozla gözlerine sürme çekiyorlardı..</p>
<p>Bu, hiçbir kalemin anlatamayacağı bir manzara idi.. Mustafa Kemal Paşa ağlıyor, ben ağlıyorum, şoför ağlıyor, köylüler ağlıyor&#8230; Üzerinden hâlâ duman tüten taze savaş toprakları, mutluluk yaşlarıyla sulanıyordu. Havada barut kokusu ve hıçkırıklar vardı&#8230;</p>
<blockquote><p><strong>İsmet Bozdağ, Atatürk&#8217;ün Başyaveri Salih Bozok anlatıyor</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
