<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ankara &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/ankara/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2020 11:56:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>Ankara &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İsviçre Jounal de Montreu Gazetesi</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturk-hakkinda-soylenenler/jounal-de-montreu-gazetesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Jan 2020 20:33:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk Hakkında Söylenenler]]></category>
		<category><![CDATA[1938]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[İsviçre Jounal de Montreu Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancı Gözüyle Cumhuriyet Türkiyesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4692</guid>

					<description><![CDATA[Tarihte Ankara&#8217;nın yaratılışına benzer hayret verici bir örnek hemen yok gibidir. Bu hârikayı meydana getirenden her fevkaladelik beklenebilir.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tarihte Ankara&#8217;nın yaratılışına benzer hayret verici bir örnek hemen yok gibidir.</p>
<p>Bu hârikayı meydana getirenden her fevkaladelik beklenebilir.</p>
<blockquote><p><strong>Yabancı Gözüyle Cumhuriyet Türkiyesi, 1938</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atatürk&#8217;ün Zaferden Sonra Ankara&#8217;ya Gelişi</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/ataturkun-zaferden-sonra-ankaraya-gelisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Jan 2020 07:39:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ten Hiç Yayınlanmamış Anılar]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Zaferden Sonra Ankara'ya Gelişi]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük taarruz]]></category>
		<category><![CDATA[Ekim]]></category>
		<category><![CDATA[Gençlik Parkı]]></category>
		<category><![CDATA[Halil Nuri Yurdakul]]></category>
		<category><![CDATA[meclis]]></category>
		<category><![CDATA[Muzaffer Kılıç]]></category>
		<category><![CDATA[Numune Hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[Paraşüt Kulesi]]></category>
		<category><![CDATA[tren]]></category>
		<category><![CDATA[Tren İstasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[yaver]]></category>
		<category><![CDATA[Yurdakul Yurdakul]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4661</guid>

					<description><![CDATA[Büyük Taarruz başarılmış ve düşman denize dökülmüştü. Ülkenin her yerinde bu bayram kutlanıyordu. Davullar çalınıyor, zeybekler oynanıyordu. Her&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Büyük Taarruz başarılmış ve düşman denize dökülmüştü. Ülkenin her yerinde bu bayram kutlanıyordu. Davullar çalınıyor, zeybekler oynanıyordu. Her evde, her ocak başında bu konuşuluyor; herkes birbirine sarılıp bunu kutluyordu.</p>
<p>Ben, bu son büyük muharebede yaralanmış, Ankara&#8217;ya gönderilmiştim. Ankara&#8217;da Numune Hastanesi&#8217;nde yatıyordum. Bizler bu olayları gazetelerden ve gelen hasta bakıcılardan öğreniyorduk.</p>
<p>Bir Ekim günü Ata&#8217;nın Ankara&#8217;ya döneceği haberi hastanede yıldırım gibi duyuldu. Bu haber bütün hastalara bir hayat iksiri gibi tesir etmiş ve herkes iyileşmişti. Hepimiz Ata&#8217;yı karşılamaya gitmek istiyorduk. Fakat hastanedeki doktor ve bakıcılar tabii ki buna izin vermek istemiyorlardı. Biz birkaç gazi asker ve subay arkadaşla beraber istasyona gizlice gitmeye karar verdik. O gün sabahleyin kendimize çeki düzen vererek; yarı sivil, yarı asker, yarı hastane kıyafeti ile istasyona geldik.</p>
<p>İstasyona bir geldik ki, mahşeri bir kalabalık; bugünkü Gençlik Parkı ve Paraşüt Kulesi&#8217;nin olduğu yeri hınca hınç doldurmuştu. Yüzbinlerce kişi, kadını, erkeği, ihtiyarı, genciyle civar köy, kasaba ve vilayetlerden; atlarla, arabalarla, kağnılarla, eşeklerle gelmişler, Ata&#8217;yı görmek için meydanları doldurmuşlardı.</p>
<p>Adım atacak yer yoktu. Davullar çalınıyor, zeybekler oynuyor, halaylar çekiliyordu.</p>
<p>Az sonra sesler kesildi. Herkes trenin istasyona girmekte olduğunu söyledi. Sonra da tren istasyona girdi. &#8220;Yaşa var ol!&#8221; sesleri, davul-zurna seslerine karışıyordu. Atatürk trenden inmiş ve istasyondan Meclis&#8217;e kadar yürüyerek kumandanlarıyla beraber ilerliyordu. Kurbanlar kesiliyor herkes ve bizler gözyaşları ile bu sevince katılıyorduk. Ata&#8217;nın adımının önüne kundaktaki çocuğunu, &#8220;Sana bu evladım veya torunum da feda olsun&#8221; demek için koyan kadınlar, nineler gördüm. Bizler bu coşku içinde erlerle sarılıp ağlaşıyorduk. Atatürk, bir ilah gibi, bu coşkulu karşılama arasında, hiçbir aşırı hareket göstermeden rüzgâr gibi tak, tak, tak, tak diye askerce yürüyerek geçip, Meclis&#8217;e gitti.</p>
<p>Bizler bu mutlu sonu bir muhteşem film gibi seyrederek ve gördüklerimizi birbirimize anlatarak hastaneye döndük. Hastaneye bir geldik ki, hastanede birkaç ağır hasta ve birkaç bakıcıdan başka hiç kimse kalmamış. Sargılarla, alçılı ayaklarla, koltuk değnekleriyle herkes bizler gibi bu muhteşem merasimi görmeye koşmuştu.<br />
&#8212;<br />
Bu karşılamayı anlatan babam, bir gün Ata&#8217;nın yaveri Muzaffer Kılıç&#8217;ın yanında da karşılamadan söz etmişti. O zaman Muzaffer Kılıç, &#8220;Bu kalabalığı gören Atatürk çok duygulanmışlar ve bana, &#8216;Ankaralılar bizi ilk geldiğimiz gün de böyle karşılayarak bağlılıklarını ispat etmişlerdi. Böyle bir merasime hiç gerek yoktu. Çünkü bizi şimdi herkes böyle karşılar&#8217; demişlerdi&#8221; diye anlatmıştı.</p>
<p>Hakikaten Ankara&#8217;ya ilk geldiğimiz gün çok soğuk bir aralık günü olduğu halde, Ankaralılar bizi çok içten karşılamışlardı.</p>
<blockquote><p><strong>Halil Nuri Yurdakul&#8217;dan</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ten Hiç Yayınlanmamış Anılar, Yurdakul Yurdakul</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ali Fuat Cebesoy&#8217;a Ait Anılar</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/ali-fuat-cebesoya-ait-anilar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Dec 2019 21:27:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Fuat Cebesoy'a Ait Anılar]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Batı Cephesi]]></category>
		<category><![CDATA[bekar]]></category>
		<category><![CDATA[Fuat Cebesoy]]></category>
		<category><![CDATA[komünizm]]></category>
		<category><![CDATA[meclis]]></category>
		<category><![CDATA[Moskova]]></category>
		<category><![CDATA[rusya]]></category>
		<category><![CDATA[sefir]]></category>
		<category><![CDATA[Türkistan]]></category>
		<category><![CDATA[Yurdakul Yurdakul]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4630</guid>

					<description><![CDATA[Babam 1950&#8217;de emekli olmuş ve Niğde milletvekili seçilmişti. Annemler henüz Ankara&#8217;ya gelmemişlerdi. Ben babamla birlikte Posta Caddesi&#8217;nde bir&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Babam 1950&#8217;de emekli olmuş ve Niğde milletvekili seçilmişti. Annemler henüz Ankara&#8217;ya gelmemişlerdi. Ben babamla birlikte Posta Caddesi&#8217;nde bir pansiyonda kalıyordum. Babam beni sık sık Meclis&#8217;e götürür ve arkadaşlarıyla tanıştırırdı. Bu arada Faruk Nafiz Çamlıbel, Behçet Kemal Çağlar gibi yazarları da tanımıştım.</p>
<p>Ali Fuat Cebesoy da milletvekili idi. Onunla da birçok karşılaşmamız olmuştu. Bozüyük&#8217;ün kurtuluşunda Cebesoy ve babam çok büyük hizmet verdiklerinden, o ilçenin kurtuluş gününe davet için özel olarak Bozüyük&#8217;ün kurtuluşu kutlamalarına gider, gelirlerdi.</p>
<p>Ali Fuat Cebesoy, Ankara Palas&#8217;ta kalmakta idi. Bazen oraya da giderdik. Yazdığı kitaplarla Ata&#8217;ya ve Kurtuluş Harbi&#8217;ne ait pek çok bilgi aktarmıştı. Benim onları okuduğumu öğrenince çok memnun olmuştu. Ayrıca hastalanıp Ankara Hastanesi&#8217;nde yatarken yine birçok defa ziyaretine gitmiştik. O zamanlar ben doktor olmuş ve genel cerrahi ihtisasını yapmakta idim. Bu nedenle Sayın Cebesoy hekim olarak da benim gelmemi istemekte idi.</p>
<p>Babamla karşılıklı konuşmalarında pek çok kez, &#8220;Biz Kurtuluş Savaşı&#8217;nı beş bekâr başlattık. Onlar da şunlar..&#8221; derdi.</p>
<p>Mustafa Kemal Paşa</p>
<p>Ben (Ali Fuat Cebesoy)</p>
<p>Kâzım Karabekir Paşa</p>
<p>Refet Paşa</p>
<p>Rauf Orbay</p>
<p>&#8220;Eğer Atatürk başa geçmese idi, hiçbirimiz bu işi götüremezdik. Çünkü, hiçbirimiz diğerinin liderliğini, kumandanlığını kabul edecek karakterde kişiler değildik. Ancak Atatürk&#8217;ün üstün kudret ve kuvveti, cesareti, mertliği ve dürüstlüğü hepimizi bir araya getirmiş ve bir arada tutmuştur&#8221; demiştir.</p>
<p>(Bu beş bekârdan Atatürk evlenip ayrılmış, Ali Fuat Cebesoy ve Rauf Orbay hiç evlenmemişlerdir.)</p>
<p>Ali Fuat Paşa&#8217;nın Atatürk&#8217;e ait Harp Okulu&#8217;nda tanışmalarından itibaren olan, çok enteresan hatıraları, &#8220;Sınıf Arkadaşım Atatürk&#8221; kitabında vardır.</p>
<p>Ali Fuat Cebesoy 1957 yılında hastalanıp Ankara Hastanesi&#8217;nde yatarken, babamla beraber ziyaretine gittiğimiz zaman anlattığı ve kitaplarında olmayan şu açıklamayı kendisinden dinlemiştim. Onu, tarihi önemi nedeniyle nakletmek isterim.</p>
<p>Benim Moskova büyükelçisi olarak tayinim söylentileri dolaşırken bunu duymuş ve çok üzülmüştüm. Çünkü bayı cephesi kumandanlığı, yapmıştım. Moskova&#8217;ya niçin gidecekmişim diye düşünüp, &#8220;Bunu Atatürk&#8217;ün kendisine soracağım&#8221; dedim. Ve Atatürk&#8217;ün yanına gittim. &#8220;Paşam benim Moskova Sefirliği&#8217;ne tayinim söylentileri var. Bu doğru mudur?&#8221; dedim.</p>
<p>&#8220;Fuat Paşa&#8221; dedi. &#8220;Biz seninle en eski arkadaşız. Senin neler yapabileceğini benim kadar kimse bilemez. Biliyorsun Rusya&#8217;da çarlık yıkıldı ve komünist gruplar iktidara geldiler. Bütün Avrupa ülkeleri bu olayların kendi ülkelerinde yayılmasından korkmaktalar. Hele krallıkla idare edilen ülkeler çok büyük tedirginlik içinde. Rusya ihtilalcileri de kendi komünist görüşlerini bütün Avrupa&#8217;ya yaymak istiyorlar. Bu arada bizim Anadolu&#8217;da başlattığımız kurtuluş hareketini de kendi amaçları doğrultusunda yönlendirmek arzusundalar. Yapacakları siyasi ve iktisadi yardımlar için de bu doğrultuda bir eğilim görmek istiyorlar.</p>
<p>Ayrıca biliyorsun Enver Rusya&#8217;da. Türkistan&#8217;da bir devlet kurma hayali içinde. Ülkeyi bu hale getirdiği yetmiyormuş gibi; vatanı ikinci bir maceraya sokmak istiyor. Orada sen Anadolu&#8217;nun tek ve yetkili kişisi olacaksın. Ben her gün Meclis&#8217;teyim. Her an batı cephesindeyim. Ama hiçbir zaman Moskova&#8217;da olamam. Orada sen Ankara&#8217;nın hem gözü, hem kulağı, hem eli olacaksın. Moskova&#8217;ya batı cephesi kumandanının elçi olarak gitmesinin anlamı çok farklı olacaktır. Bu tayinde üzülecek değil, övünülecek bir taraf olduğunu bilmeni isterim&#8221; diye beni ikna etmişlerdi.</p>
<p>Hakikaten, Moskova Anadolu&#8217;nun tek temsilcisi olarak Ali Fuat Paşa&#8217;yı görmüş; Ali Fuat Paşa Moskova&#8217;da fevkalade başarılı çalışmalar yapmış; yapılan her türlü cephane ve silah yardımının artmasında etkili olmuştur.</p>
<p>Daha sonraları Atatürk, bizzat Refik Koraltan bir komünist kurdurmuş, hatta kardeşi Makbule Hanım&#8217;ı bile bu partiye kayıt ettirerek Rus komünist idaresi istekleri doğrultusunda hareket ediyor görünmüş, fakat hiçbir zaman bu idare şekline sempati duymamıştır.</p>
<blockquote><p><strong>Yurdakul Yurdakul&#8217;dan</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ten Hiç Yayınlanmamış Anılar, Yurdakul Yurdakul</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ankara&#8217;ya İlk Geliş</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/ankaraya-ilk-gelis/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Nov 2019 12:56:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Rüstem]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara'ya İlk Geliş]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ten Hiç Yayınlanmamış Anılar]]></category>
		<category><![CDATA[Cevat Abbas]]></category>
		<category><![CDATA[Genelkurmay Başkanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Kâzım Dirik]]></category>
		<category><![CDATA[Keçiören]]></category>
		<category><![CDATA[Muzaffer Kılıç]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Zühtü]]></category>
		<category><![CDATA[Refik Saydam]]></category>
		<category><![CDATA[Yahya Galip]]></category>
		<category><![CDATA[Yurdakul Yurdakul]]></category>
		<category><![CDATA[Ziraat Okulu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4436</guid>

					<description><![CDATA[Atatürk ve beraberindeki heyet-i temsiliye üyelerinin bazıları ve biz yaverler, 19 Aralık 1919&#8217;da Sivas&#8217;tan Kayseri&#8217;ye on dört kişi&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Atatürk ve beraberindeki heyet-i temsiliye üyelerinin bazıları ve biz yaverler, 19 Aralık 1919&#8217;da Sivas&#8217;tan Kayseri&#8217;ye on dört kişi ile hareket ettik. Şoför Balıkesirli Mehmet&#8217;in kullandığı birinci arabaya Atatürk, Dr. Refik (Saydam), Cevat Abbas (Yaver), Ahmet Rüstem ve ben (yaver Muzaffer Kılıç) binmiştik. İkinci arabaya Rauf Bey (Orbay), Yüzbaşı Hüsrev (Gerede), Yarbay Kazım (Dirik), yaver Hayati vardı. Üçüncü arabaya, Recep Zühtü, Hoca Feyzullah Efendi, yaver Bedri ve Ali Çavuş binmişlerdi. Bir gün Kayseri&#8217;de kalındı. Atatürk şehir ileri gelenleriyle son durum hakkında bir görüşme yaptı. Ertesi gün Mucur&#8217;a oradan da Hacıbektaş&#8217;a geçildi. Atatürk bir an önce Ankara&#8217;ya gelmek istiyordu.</p>
<p>Hem kış gelip, yolların kapanmasından korkuyor, hem de Ankara&#8217;dan bütün yurda seslenmek daha kolay olur diye düşünüyorlardı. Oradan hemen Beynam köyüne geçtik. Fakat yollar iyice karla kapanmaya başlayınca geri dönerek geceyi Kaman&#8217;da geçirdik. Ertesi günü sabah yola tekrar koyulduk. Arabalar dolma lastik tekerlekli idi.</p>
<p>Saatte en fazla 30-40 km. sürat yapabiliyordu. Her taraf donmuştu. 27 Aralık 1919&#8217;da Gölbaşı&#8217;na geldiğimizde bizi Ali Fuat Paşa ve Ankara Vali vekili Yahya Galip ve maiyeti karşıladılar. Atatürk Ali Fuat Paşa ile uzun uzun kucaklaşıp öpüştüler. Daha sonra yalnız ikisi Atatürk&#8217;ün arabasına binerek Dikmen pınarına gelindi. Orada atlı seymenler ve etraftan gelen köylüler bizi karşılayıp, hoş geldiniz dediler. Sonra da Dikmen sırtlarından Ankara&#8217;ya yöneldik. Şimdiki Genelkurmay Başkanlığı binası önünde bizi atlı seymenler ve kalabalık bir halk topluluğu; davulla, zurnayla fevkalade coşkulu bir şekilde karşıladılar. Burada birçok da kurban kesildi. Daha sonra kendisi ve arkadaşlarına ayrılan Keçiören&#8217;deki Ziraat Okulu&#8217;na giderek odalarımıza yerleştik.</p>
<blockquote><p><strong>Muzaffer Kılıç&#8217;tan</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ten Hiç Yayınlanmamış Anılar, Yurdakul Yurdakul</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Milleti&#8217;ne Olan Hayranlığı</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/turk-milletine-olan-hayranligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Oct 2019 13:14:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Alman Emil Ludwig]]></category>
		<category><![CDATA[Anılarla Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Cemal Kutay]]></category>
		<category><![CDATA[fevkaladelik]]></category>
		<category><![CDATA[Hikmet Bayur]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Komutan]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal]]></category>
		<category><![CDATA[parmak]]></category>
		<category><![CDATA[Polonya Cumhurbaşkanı Ignas Jan Paderavsky]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Milleti'ne Olan Hayranlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Türk olmama]]></category>
		<category><![CDATA[Türklüğüme bağlayınız]]></category>
		<category><![CDATA[Türklük]]></category>
		<category><![CDATA[zafer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4345</guid>

					<description><![CDATA[Cemal Kutay anlatıyor: Zamanının ünlü biyografi üstadı Alman Emil Ludwig, 1934&#8217;de Atatürk&#8217;ün hayatını yazmak için Ankara&#8217;ya gelmişti. Eserleri&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cemal Kutay anlatıyor:</p>
<p>Zamanının ünlü biyografi üstadı Alman Emil Ludwig, 1934&#8217;de Atatürk&#8217;ün hayatını yazmak için Ankara&#8217;ya gelmişti. Eserleri arasında geçmişin ve yaşanılan devrin iz bırakmış nice şahsiyeti vardı. O günlerde, çok ünlü bir piyanist, bir virtüoz olan Polonya Cumhurbaşkanı Ignas Jan Paderavsky&#8217;nin hayatını yazıyordu.</p>
<p>Mustafa Kemal kendisini kabul ettiğinde, önce bedeni hususiyetlerini uzun uzun tetkik etmesi, genel sekreteri Hikmet Bayur&#8217;un dikkatini çekmişti. Nitekim soyu sopu üzerinde bilgiler edindikten sonra, Hikmet Bayur&#8217;a Ata&#8217;nın musiki ve bilhassa keman-piyano ile meşgul olup olmadığını sormuş, Bayur&#8217;un bu soru üzerine şaşkınlığını görünce şu açıklamayı yapmıştı:</p>
<p>&#8220;İzah edeyim. Atatürk&#8217;ün parmakları daha çok bu müzik aletleriyle meşgul olanların bariz hususiyetleridir. Mesela Paderavsyk&#8217;ninki böyledir. Size rica edeceğim. Bana bir elinin parmaklarını bir kağıda çizer, verir misiniz?&#8221;</p>
<p>Atatürk, bu isteğe tebessüm etmiş, daima nazik ev sahibi olarak arzuyu yerine getirmiş, fakat tarihçinin yanlış hüküm vermemesi için şu açıklamayı yapmıştı:</p>
<p>&#8220;Bana ailemde zafer kazanmış büyük kumandanlar olup olmadığını sormuştunuz. Size &#8216;Yoktur&#8217; cevabını vermiştim. Şimdi parmaklarımı ömrü savaş meydanlarında geçmiş bir askerde yadırgadığınızı seziyor gibiyim. Size kestirmeden bir açıklama yapacağım. Eğer, bende bazı fevkaladelikler görüyor ve buluyorsanız bunları sadece ve yalnız Türk olmama, Türklüğüme bağlayınız. Bu ülkenin bütün insanları temelde benzer yapı içindedir. Hatta kusurlarımızda bile&#8230;</p>
<p>Biz bu aynı kaynağın kök sağlamlığı ile milliyet ve devlet yapısını muhafaza edebilmiş müstesna milletiz. Sadece ben değil, tarihte bu büyük millete sahalarında hizmet edebilmişler varsa, hepsinin ilham kaynağı aynıdır.&#8221;</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>24 Ağustos</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/24-agustos/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Oct 2019 18:49:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[15 gün]]></category>
		<category><![CDATA[24 Ağustos]]></category>
		<category><![CDATA[afyon]]></category>
		<category><![CDATA[Anılarla Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Başkomutanlık Karargâhı]]></category>
		<category><![CDATA[büyük taaruz]]></category>
		<category><![CDATA[Falih Rıfkı Atay]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[Keçiören]]></category>
		<category><![CDATA[kemalataturk.net]]></category>
		<category><![CDATA[kocatepe]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[on beş gün]]></category>
		<category><![CDATA[taaruz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4262</guid>

					<description><![CDATA[Falih Rıfkı Atay anlatıyor: 24 Ağustos sabahı Mustafa Kemal Paşa Ankara&#8217;dan hareket etti. Afyon&#8217;un güneyinde geceyi geçirdi. 25-26&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Falih Rıfkı Atay anlatıyor:</p>
<p>24 Ağustos sabahı Mustafa Kemal Paşa Ankara&#8217;dan hareket etti. Afyon&#8217;un güneyinde geceyi geçirdi. 25-26 gecesi Kocatepe&#8217;nin hemen güneyindeki Başkomutanlık Karargâhı&#8217;na geldi. Şafakla beraber saldırı emrini verdi. Ankara&#8217;dan hareket edeceği günün akşamını Keçiören&#8217;de yakın adamları ile geçirmişti. Ayrıldığı zaman bir hayli yorgundu. Yanındakilere:</p>
<p>&#8220;Taaruz haberini alınca hesap ediniz. On beşinci günü İzmir&#8217;deyiz&#8221; demişti. Acaba içkinin tesiri miydi? Arkasından hafifçe gülüştüler bile. İzmir&#8217;den dönüşünde karşılayanlar arasında o gece beraber bulunduklarından bir ikisini görünce:</p>
<p>&#8220;Bir gün yanılmışım.. Ama kusur bende değil düşmanda!&#8221; dedi. Çünkü İzmir&#8217;e taaruz&#8217;un on dördüncü günü girmişti.</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şapka Devrimi Neden Kastamonu&#8217;da İlân Edildi?</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/sapka-devrimi-neden-kastamonuda-ilan-edildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 15 Oct 2019 11:00:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Ağustos]]></category>
		<category><![CDATA[Anılarla Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[çankaya]]></category>
		<category><![CDATA[Diyanet İşleri Reisi]]></category>
		<category><![CDATA[fes]]></category>
		<category><![CDATA[gazi]]></category>
		<category><![CDATA[hoca]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Kastamonu]]></category>
		<category><![CDATA[Rıfat Börekçi]]></category>
		<category><![CDATA[Saffet Arıkan]]></category>
		<category><![CDATA[şapka]]></category>
		<category><![CDATA[Şapka Devrimi Neden Kastamonu'da İlân Edildi?]]></category>
		<category><![CDATA[şapka kanunu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4253</guid>

					<description><![CDATA[Saffet Arıkan anlatıyor: Hiç unutmam Ağustos&#8217;un ilk günlerinde Kastamonu&#8217;dan bir heyet gelmişti. Âdet yerini bulsun diye haber verdim.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Saffet Arıkan anlatıyor:</p>
<p>Hiç unutmam Ağustos&#8217;un ilk günlerinde Kastamonu&#8217;dan bir heyet gelmişti. Âdet yerini bulsun diye haber verdim. Gazi, hemen ilgilendi.</p>
<p>&#8220;Bu heyeti ben kabul edeceğim, yarın Çankaya&#8217;ya getir.&#8221; dedi.</p>
<p>Bu emre hayret etmekle beraber hususi bir mana da veremedim. Ertesi gün gazi heyeti kabul etti, olağanüstü iltifatlarda bulundu. Bir saat kadar yanında tuttu, Kastamonu hakkında çeşitli sualler (sorular) sordu. Heyeti uğurlarken:</p>
<p>&#8220;Davetinize çok teşekkür ederim, yakında Kastamonu&#8217;ya geleceğim. Hemşehrilerime selam söyleyiniz.&#8221; dedi.</p>
<p>Hâlbuki heyet Gazi&#8217;yi Kastamonu&#8217;ya davet etmemişti. Bu sözleri işitince hayretim büsbütün arttı. Ama gene bir mana veremedim. Heyeti uğurladıktan sonra benim kalmamı emretti. Koluma girerek beni salona götürdü, çok neşeliydi:</p>
<p>&#8220;Çocuğum, Kastamonu&#8217;ya gidiyorum. Şapkayı orada giyeceğim.&#8221; dedi.</p>
<p>Epeyce zaman beri zihninin şapka meselesiyle meşgul olduğunu biliyordum. Birkaç arkadaşı Beyoğlu&#8217;nda şapka giyerek gezdirmiş,  yapacağı akisleri (yankıları) inceletmişti. Sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>&#8220;Niçin Kastamonu&#8217;yu seçtiğimi bilmezsin. Dur, anlatayım. Bütün vilayetler beni tanır. Ya üniforma ile yahut fesli, kalpaklı sivil elbise ile görmüşlerdir. Yalnız Kastamonu&#8217;ya gidemedim; ilk önce nasıl görürlerse öyle alışırlar, yadırgamazlar. Üstelik bu vilayet halkının hemen hepsi asker ocağından geçmişlerdir. İtaatlidirler, munistirler (cana yakın). Adları mutaassıp (tutucu) çıkmışsa da anlayışlıdırlar. Bunun için şapkayı orada giyeceğim&#8221; dedi.</p>
<p>Birkaç gün sonra gitti ve şapkalı olarak döndü. Dönüşte Ankara&#8217;ya yaklaşırken en çok Diyanet İşleri Reisi Rıfat Efendi üzerinde yapacağı tesiri düşünüyor, onun kırılmasını istemiyordu.</p>
<p>Ankara&#8217;da kendisini karşılayanları, şapkasını çıkararak selamlarken gözü hep Rıfat Efendi&#8217;de idi. Rıfat Efendi, büyük bir anlayış gösterdi. O da sarıklı fesini çıkararak Gazi&#8217;yi çok sevindirmişti. Hoca&#8217;yı otomobiline aldı. Kendi başında şapka vardı. Rıfat Efendinin başı açıktı. Böylece şehre girildi.</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TBMM 3. Dönem 2. Yılı Açılış Konuşması</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/tbmm-3-donem-2-yili-acilis-konusmasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 Oct 2019 08:02:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[01.11.1928]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt I]]></category>
		<category><![CDATA[devlet]]></category>
		<category><![CDATA[imar]]></category>
		<category><![CDATA[merkez]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM 3. Dönem 2. Yılı Açılış Konuşması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4250</guid>

					<description><![CDATA[Şehir işlerimizin yönetimini düzeltip düzene koyacak yasa tasarısı bu yıl sunulacaktır. Devletimizin merkezi olan Ankara&#8217;nın imarı için kabul&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Şehir işlerimizin yönetimini düzeltip düzene koyacak yasa tasarısı bu yıl sunulacaktır. Devletimizin merkezi olan Ankara&#8217;nın imarı için kabul ettiğiniz yasanın gerektirdiği hazırlıkla ilgilenilecektir.</p>
<blockquote><p><strong>01.11.1928</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I, TBMM 3. Dönem 2. Yılı Açılış Konuşması</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TBMM 2. Dönem 2. Yılı Açılış Konuşması</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/tbmm-2-donem-2-yili-acilis-konusmasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 Oct 2019 07:52:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[01.11.1924]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[büyük millet meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[çağdaş]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[haberleşme]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM 2. Dönem 2. Yılı Açılış Konuşması]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Devleti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4247</guid>

					<description><![CDATA[Muhterem Arkadaşlar, Cumhuriyet&#8217;in merkezi olan Ankara için bu yıl da Yüce Meclis&#8217;in geniş tedbirlerine gerek bulunduğunu hatırlatmak istiyorum.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Muhterem Arkadaşlar, Cumhuriyet&#8217;in merkezi olan Ankara için bu yıl da Yüce Meclis&#8217;in geniş tedbirlerine gerek bulunduğunu hatırlatmak istiyorum.</p>
<p>Ankara&#8217;nın çağdaş ve yeterli haberleşme araçlarıyla donatılması, yokluğu şiddetle duyulan konut yapımı önde gelen ihtiyaçlarındandır.</p>
<p>Hiç kuşku duyulmasın ki, hızla ortaya çıkacak çağdaş ve bakımlı bir Ankara, yüzyıllarca ihtimal edilmiş Türk vatanı için bir uygarlık merkezi, Türk Devleti için önemli bir dayanak olacaktır.</p>
<blockquote><p><strong>01.11.1924</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I, TBMM 2. Dönem 2. Yılı Açılış Konuşması</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yunus Nadi&#8217;ye Verilen Mülakattan</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/yunus-nadiye-verilen-mulakattan/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 13 Oct 2019 07:39:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[07.04.1924]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[birinci dünya savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Boğaziçi]]></category>
		<category><![CDATA[coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Hükümet Konağı]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[istasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Selçuklu]]></category>
		<category><![CDATA[seymen alayı]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Türk giysileri]]></category>
		<category><![CDATA[yabancı subaylar]]></category>
		<category><![CDATA[Yunus Nadi]]></category>
		<category><![CDATA[Yunus Nadi'ye verilen mülakattan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4244</guid>

					<description><![CDATA[(Ben Ankara&#8217;dan İstanbul&#8217;a gitmekte olduğum için ilk sözler dört yıl önce geldiğimiz Ankara ile 5 yıl önce bıraktığımız&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>(Ben Ankara&#8217;dan İstanbul&#8217;a gitmekte olduğum için ilk sözler dört yıl önce geldiğimiz Ankara ile 5 yıl önce bıraktığımız İstanbul üzerinde ve bu iki şehrin şimdiki durumları üzerinde geçti. Bu bahiste Gazi&#8217;nin sözlerini aslına çok yakın olabilmesine özellikle özen göstererek kaydediyorum &#8211; Yunus Nadi)</p>
<p>-Doğrudur, az zamanda çok aşama. Kuşkusuz, İstanbul&#8217;umuz güzeldir, ama Ankara&#8217;mız, tüm eksiklerine karşın, daha az güzel değildir. Gerçekten Ankara, durumu bakımından, ülkemizde, başkent olma açısından çok çekici ve güven verici bir noktadadır. Bu nedenle benim kararlarım, hareket ve girişimlerim üzerinde doğal olarak etkilerini göstermiştir. Gerçekten işe ülkenin doğusunda, doğu sınırından başladım. Sonra daha batıya gelmek zorunluluğunu duydum. Sonunda Ankara&#8217;da durdum ve ülkenin işlerini ulusun isteklerine uygun olarak yürütmek için daha başka bir yere gitme gereğini duymadım. Türkiye&#8217;nin ve Türk ulusunun yararlarının en güvenli biçimde ancak Ankara&#8217;da savunulabileceği de olaylarla ortaya çıkmıştır. En zor koşullarda, en az hazırlıklı olduğumuz halde, en büyük darbelerin geri çevirilmesinin en önemli etkenleri arasında Ankara&#8217;nın coğrafi konumu vardır.</p>
<p>Ankara&#8217;nın doğal yerine ve coğrafyasına değer kazandıran bir nokta daha vardır: en acı ve felaketli günlerde ulus her yandan çeşitli araçlarla zehirlenirken Ankaralılar, ülkenin ve ulusun gerçek kurtuluşuna yönelik girişimler hakkındaki inanç ve güvenlerini bir an bile yitirmemişlerdir.</p>
<p>Ankara&#8217;ya ilk geldiğim gün sadece bir vatandaş, ulusun bir bireyi idim. Hiçbir sıfatım, yetkim ve sanım yoktu. Böyle olduğu halde Ankara ve çevre halkının tümü çocuklarıyla, kadınlarıyla, yaşlılarıyla Ankara şehrinden Dikmen tepesine kadar her yanı doldurmuş, beni karşılamıştır. İstasyondan Hükümet Konağına kadar uzanan caddenin iki yani eski Türk giysileri içinde, bıçakları ve tabancaları ellerinde Ankara gençleriyle dolmuştu. Bu gençler ve onlarla birlikte tüm halk: &#8220;Vatanı ve ulusu düşmandan kurtarmak için hepimiz ölmeye hazırız, emrinizi bekliyoruz,&#8221; diye haykırıyordu.</p>
<p>O sıralar Ankara istasyonu yabancı subayların ve askerlerin işgali altındaydı. O güne kadar Ankaralıları ölü ve Ankara&#8217;yı harabe sanan bu yabancılar bu büyük gösteri karşısında ilk kaygılarını belli etmekten kendilerini alamamışlardı.</p>
<p>Ben Ankara&#8217;yı coğrafya kitaplarından çok tarihten öğrendim ve cumhuriyet merkezi olarak öğrendim. Gerçekten, Selçuk yönetiminin bölünmesi üzerine Anadolu&#8217;da kurulan devletlerin adlarını okurken birtakım beylikler arasında bir de Ankara Cumhuriyeti&#8217;ni görmüştüm. Tarih sayfalarının bana bir cumhuriyet merkezi olarak tanıttığı Ankara&#8217;ya ilk geldiğim gün de gördüm ki orada, aradan geçen yüzyıllara karşın hâlâ cumhuriyet havası sürüyor. Türkiye&#8217;nin hemen tüm bölgelerini gezdiğim ve gördüğüm için o kanıya vardım ki, o zamanlar adları cumhuriyet olmayan öbür yerlerin bugünkü halkı aynı yetenekten hiç uzak değildir.</p>
<p>Beni, Türkiye için en uygun merkezin Ankara olabileceğini düşünmeye iten ilk vesile çok eski ve bilimseldir. Bununla ilglili düşünceler İstanbul&#8217;da her bulunuşumda -hayatımın pek sayılı günleri İstanbul&#8217;da geçmiştir- yeniden canlanmıştır. Özellikle Birinci Dünya Savaşı sonunda girdiğimiz mütareke günlerinde İstanbul sokaklarını yabancı süngüleri ve Boğaziçi&#8217;nin surlarını karartan düşman zırhlıları bu düşüncelerimi sabit fikir haline getirdi ve artık hiç kimseye, hiçbir fikre, hiçbir programa ilgi duymaksızın bu boğucu havadan çıkmak için tüm dünyaca bilinen kararımı verdim.</p>
<blockquote><p><strong>07.04.1924</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt V, Yunus Nadi&#8217;ye verilen mülakattan</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
