<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Amerikan Mandası &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/amerikan-mandasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 05 Aug 2019 13:30:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>Amerikan Mandası &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Anadolu&#8217;nun Sesi</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/anadolunun-sesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Aug 2019 13:21:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[Amerikan Mandası]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu'nun Sesi]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[Manda ve Himaye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=2522</guid>

					<description><![CDATA[Fırtınalı, soğuk, berbat bir kış gecesi… Buzlu yollardan geçerek; “Birinci Dünya Savaşı Sonu Hükümeti” nin “önemli kişilerinin” toplantı&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Fırtınalı, soğuk, berbat bir kış gecesi… Buzlu yollardan geçerek; “Birinci Dünya Savaşı Sonu Hükümeti” nin “önemli kişilerinin” toplantı<br />
halinde oldukları binaya gelelim. İşte büyücek bir oda… Ortada bir mermer<br />
masa ve çevresinde, Türk milletinin geleceği ile ilgili yaşamsal kararlar<br />
almak için toplanmış insanlar var.. Bu konuda yetkili olduklarına inanan insanlar…<br />
Tartışmalı konuşma başlayalı hayli oldu. Karara varmak elbette zor. Hele<br />
böyle, her kafadan bir ses çıkarken.. Kafadan bile sayılmaz, ağızlardan<br />
çıkan sesler demek daha uygun sanırım.<br />
Bir ara kapı sessizce açılıyor… Yeni gelen, sırtında siyah bir redingot, başında astragan bir kalpak bulunan genç bir adamdır. Kalpağın kenarından<br />
sarı saçları görünüyor… Gözler birer mavi ışık parçası.. Biraz irice bir<br />
burun… Keskin bir kişiliğin ifadesi olan incecik dudaklar… Güçlü bir çene…<br />
Bu sarışın genç adamın, insanı çeken, sürükleyen, etkisi altına alıveren<br />
garip bir havası var.<br />
Tartışmakta olan “önemli kişiler” den pek çoğu, kapının açıldığını, birinin<br />
içeri girdiğini sezinlemediler… Ama, kimi ağızlardan bir fısıltı yükseliverdi;<br />
saygıyla korku karşımı fısıltılar:<br />
&#8211; Mustafa Kemal… Mustafa Kemal geldi…<br />
&#8211; Çağrılmış mıydı?<br />
&#8211; Bilmiyorum.. Sanmıyorum da.<br />
Tartışanların çoğu bu fısıltıları da duymadı.<br />
O’nu görenlerin içine korkuya benzer bir duygu düştü. Bu olağanüstü insan<br />
karşısında, kendilerini suçlu hissetmenin korkuya varan tedirginliği… Ve farkında bile olmadan kendilerine çeki düzen verme telaşı…<br />
Şimdi de biraz da tartışılmakta olanlara kulak verelim. Bakın, yaşlıca, şişmanca adam ne diyor:<br />
&#8211; Anlaşılıyor ki arkadaşlar, İngiliz veya Amerikan himayesinden birini<br />
kabul etmekten başka çaremiz yok…<br />
Yaşlıca adamın sözlerinin yanıtı, bu durumu çoktan kabullenmiş çoğunluğun<br />
onaylama sesleri oldu. Sadece bir kişi, genç, heyecanlı bir adam karşı çıktı.<br />
&#8211; Rica ederim siz neler söylüyorsunuz?.. Türk milleti, bir başka devletin sığıntısı, uşağı haline nasıl getirilir? Şanlı geçmişi zaferlerle dolu.<br />
Birkaç kişi birden kesiyor gencin konuşmasını; içlerinden biri, biraz da tersliyor genç adamı:<br />
&#8211; Edebiyatı bırak, gördün işte, tüm olasılıklar, olanaklar gözden geçirildi… Günlerden beri aynı konu üstünde çalışıyoruz. “Manda”dan<br />
başka çare olsaydı, elbette biz de görürdük.. Yok işte, yok.<br />
&#8211; Neyse lafı uzatmayın. Devletlerden birini seçip, hemen temasa geçmek lâzım.<br />
&#8211; Evet, hem de hiç zaman kaybetmeden..<br />
Konuşmasına izin verilmemiş genç adam için tek çare “manda” değil, Mustafa Kemal Paşa’dır.<br />
&#8211; Bir de Mustafa Kemal Paşa hazretlerinin fikrini alsak?..<br />
Mustafa Kemal adı bomba gibi düşüyor salona.. Salondakilerin başına da.<br />
Mustafa Kemal burada mıydı?<br />
Oradaki en önemli kişi, tedirgin bir sesle:<br />
&#8211; Burada olduğunuzu bilmiyorduk, Paşa.. diyor.<br />
&#8211; Bu konu da siz ne buyurursunuz?<br />
&#8211; Her biriniz konuştunuz, fikirlerinizi söylediniz… Hepinizi dinledik..<br />
Efendiler, siz kimin malını kime peşkeş çekiyorsunuz?.. Bu memleketi<br />
korumak için, bu milletin özgür yaşaması için yüzyıllardan beri kanını<br />
akıtmış, canını vermiş, bu milletin gerçek sahiplerine, kahramanlar<br />
kahramanı Anadolu’ya bir şey sordunuz mu? Anadolu halkını dinlediniz<br />
mi?.. Bir de onlara sorun, efendiler, bir de onları dinleyin!<br />
Mustafa Kemal’in sesinde tek yüreğin heyecanı, kararı değil; “Ne mutlu<br />
Türküm” diyen herkesin heyecanı kararlılığı vardı.<br />
Salonda çıt çıkmıyordu.<br />
Oradaki “önemli kişiler” belki şaşkınlıktan, kim bilir, belki de utançlarından, sade konuşmayı değil, herhangi bir tepkiyi de unutmuş gibiydiler.<br />
Mustafa Kemal sözlerini bitirince, kimsenin yüzüne bakmadan, kimseyi selamlamadan çıkıp gitti.<br />
Mustafa Kemal Atatürk, Anadolu’nun sesini duyan, sesini dinleyen, Anadolu’nun sesini tüm dünyaya duyurup, dinleten adamdır.<br />
Ve başarılarının gizlerinden biri de budur!..</p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p>İsmet Kür, Anılarla Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 1998, s. 26-29</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
