<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>1929 &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<atom:link href="https://kemalataturk.net/etiket/1929/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<description>Türk Milletinin Kutbu Atatürk&#039;ün Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 26 Jun 2020 11:57:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://kemalataturk.net/wp-content/uploads/2019/06/cropped-12002131614088709776.png-32x32.png</url>
	<title>1929 &#8211; Atatürk Sitesi</title>
	<link>https://kemalataturk.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Atatürk&#8217;ün Cumhuriyet İle İlgili Sözleri</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/ataturkun-cumhuriyet-ile-ilgili-sozleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Oct 2019 00:33:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[19.12.1930 Cumhuriyet Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[1929]]></category>
		<category><![CDATA[1930]]></category>
		<category><![CDATA[1933]]></category>
		<category><![CDATA[1936]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Cumhuriyet İle İlgili Sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ayın Tarihi Dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Afet İnan]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt I]]></category>
		<category><![CDATA[Cilt V]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet fazilettir]]></category>
		<category><![CDATA[En Büyük Kaybımız]]></category>
		<category><![CDATA[hükümet]]></category>
		<category><![CDATA[inkılap]]></category>
		<category><![CDATA[peyami safa]]></category>
		<category><![CDATA[Sayı 68]]></category>
		<category><![CDATA[türk milleti]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4340</guid>

					<description><![CDATA[Türk milletinin karakter ve adetlerine en uygun olan idare; Cumhuriyet idaresidir. 1924 Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt III&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk milletinin karakter ve adetlerine en uygun olan idare; Cumhuriyet idaresidir.</p>
<blockquote><p><strong>1924</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt III</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bütün dünya bilsin ki, benim için bir taraflılık vardır: Cumhuriyet taraftarlığı, fikirsel ve sosyal inkılâp taraftarlığı&#8230; Bu noktada yeni Türkiye toplumunda bir kişinin bile bunun dışında kalacağını düşünmek istemiyorum.</p>
<blockquote><p><strong>1924</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Türkiye Cumhuriyeti yalnız iki şeye güvenir. Biri milletin kararı, diğeri en acı ve zor şartlar içinde dünyanın takdirlerini hakkı ile kazanmaya layık olan ordumuzun kahramanlığı; bu iki şeye güvenir.</p>
<blockquote><p><strong>1924</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Milletin uyanıklığına, milletin ilerlemesine, olgunlaşmasına ve yeteneğine güvenerek, milletin azminden asla şüphe etmeyerek Cumhuriyetin gereklerini yapacağız.</p>
<blockquote><p><strong>1924</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Bugünkü hükümetimiz, devlet teşkilatımız doğrudan doğruya milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet ve hükümet teşkilatıdır ki, onun ismi Cumhuriyettir. Artık hükümet ile millet arasında geçmişteki ayrılık kalmamıştır. Hükümet millettir ve millet hükümettir. Artık hükümet ve hükümet mensupları kendilerinin milletten ayrı olmadıklarını ve milletin efendi olduğunu tamamen anlamışlardır.</p>
<blockquote><p><strong>1925</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Cumhuriyet yüksek ahlaki değer ve niteliklere dayanan bir idaredir. Cumhuriyet fazilettir. Cumhuriyet idaresi, faziletli ve namuslu insanlar yetiştirir.</p>
<blockquote><p><strong>1925</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt II</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti sonsuzluğa kadar yaşayacaktır.</p>
<blockquote><p><strong>1926</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt III</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Cumhuriyetin iç ve dış siyaseti; gelecekte bile onuru, kuvveti ve yönü ile ve Türk milletinin güçlerini onun refahını ve gelişmesi için yöneltmesi ve bir noktada birleştirmesi ve toplaması ile seçkinleşecektir.</p>
<blockquote><p><strong>1927</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Milli azim ve bilincin kıymetli eseri olan değerli Cumhuriyetin bugünkü ve yarınki neslin demir ellerinde her an yükselip sağlamlaşacağına güvenim tamdır.</p>
<blockquote><p><strong>1927</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt V</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Cumhuriyetin iç siyaseti vatandaşın yaşayışını hiçbir etki, baskı ve sataşmanın tesirinde bırakmaksızın sağlamaktadır.</p>
<blockquote><p><strong>1929</strong></p>
<p><strong>Ayın Tarihi Dergisi, Sayı 68, 1929</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Yolunda çalıştığınız büyük kutsal ideali halkın kalbinde bir fikir halinden bir his haline getirmelisiniz. Demokrasinin ne olduğunu halka anlatmak, madde madde açıklamak lazımdır. Cumhuriyeti, onun gereklerini yüksek sesle anlatınız. Onlara Cumhuriyet prensiplerini sevdiriniz. Bunu kalplere yerleştirmek için hiçbir fırsatı kaçırmayınız.</p>
<blockquote><p><strong>1930</strong></p>
<p><strong>19.12.1930 Cumhuriyet Gazetesi</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemiyle devlet şekli demektir.</p>
<blockquote><p><strong>1933</strong></p>
<p><strong>Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler, Ayşe Afet İnan</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Cumhuriyet, yeni ve sağlam esaslarıyla, Türk milletini güvenli ve sağlam bir gelecek yoluna koyduğu kadar, asıl fikirlerde ve ruhlarda yarattığı güvenlik itibariyle, büsbütün yeni bir hayatın müjdecisi olmuştur.</p>
<blockquote><p><strong>1936</strong></p>
<p><strong>Atatürk&#8217;ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I</strong></p></blockquote>
<hr />
<p>Türkiye Cumhuriyeti; her anlamda, büyük Türk milletinin öz ve değerli malıdır. Kıymetli evlatlarının elinde daima yükselecek, sonsuzluğa kadar yaşayacaktır.</p>
<blockquote><p><strong>En Büyük Kaybımız, Peyami Safa</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cumhuriyet ve Ülke Yönetim Biçimleri</title>
		<link>https://kemalataturk.net/ataturkun-soyledikleri/cumhuriyet-ve-ulke-yonetim-bicimleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Oct 2019 23:53:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Atatürk'ün Söyledikleri]]></category>
		<category><![CDATA[1929]]></category>
		<category><![CDATA[1959]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Afet İnan]]></category>
		<category><![CDATA[bakan]]></category>
		<category><![CDATA[başbakan]]></category>
		<category><![CDATA[cumhurbaşkanı]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet ve Ülke Yönetim Biçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[hükümdar]]></category>
		<category><![CDATA[hükümet]]></category>
		<category><![CDATA[laik hükümet]]></category>
		<category><![CDATA[meclis]]></category>
		<category><![CDATA[Medeni Bilgiler ve Mustafa Kemal Atatürk'ün El Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[millet]]></category>
		<category><![CDATA[milli irade]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı]]></category>
		<category><![CDATA[padişah]]></category>
		<category><![CDATA[rus çarlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tarih Kurumu Yayını]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4337</guid>

					<description><![CDATA[&#8220;..Başlarında hâlâ Allah&#8217;ın vekili, gölgesi sıfatını taşımakta olan hükümdarlar bulundurmakla beraber, egemenliğini kazanmış milletler olduğundan bahsetmiştik. Gerçekte bu&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;..Başlarında hâlâ Allah&#8217;ın vekili, gölgesi sıfatını taşımakta olan hükümdarlar bulundurmakla beraber, egemenliğini kazanmış milletler olduğundan bahsetmiştik. Gerçekte bu milletlerin mensup oldukları devletler, milletin seçtiği millet vekillerin oluşturdukları meclislere sahiptir. Milletin egemenliğini bu meclisler temsil eder. Hükümdar, devleti temsil eder. Hükümet kuran vatandaş, teorik olarak hükümdar tarafından seçilir. Fakat, gerçekte hükümet başkanı milletin güvendiği kuvvetli siyasi partilerin liderleridir. Bunların kurdukları hükümetler, millet ve memleketi idare ederler ve meclise karşı sorumludurlar. Bu açıkladığımız hükümetler temsilidirler, gerçekte demokrasi prensibi yürürlüktedir.</p>
<p>Fakat bunlar, tam manasıyla demokrat hükümetler değildirler. Demokrasinin tam anlamıyla ideali, milletin tümünün aynı zamanda idare eden durumda bulunabilmesini, hiç olmazsa, devletin son iradesini, yalnız milletin ifade etmesini ve göstermesini ister. Ne yazık ki, milletlerin büyüklüğü, fikirsel terbiye dereceleri, idealin uygulanmasında nispeten idealden yoksun olmayı gerektirebilecek tedbirsizliklerden kaçınmayı gerektirir. Bundan dolayı, demokrasi prensibinin, en modern ve mantıki uygulanmasını sağlayan hükümet şekli Cumhuriyettir.</p>
<p>Cumhuriyetle son söz millet tarafından seçilmiş meclistedir. Millet adına her türlü kanunları o yapar. Hükümete güven oyu verir veya düşürür. Millet vekillerinden memnun olmazsa belirli zamanlar sonunda başkalarını seçerler.  Millet, egemenliğini, devlet idaresine katılmasını, ancak, zamanında oyunu kullanmakla sağlar. Cumhuriyetin hükümeti, belli bir metod veya şekilde belirli bir zaman için seçilmiş bir Cumhurbaşkanına itimat olunur. Başbakanı o seçer. Hükümeti meydana getirecek olan bakanları. Başbakan güvendiği milletvekillerinden seçer.</p>
<p>Dünyada devletlerin şekilleri birbirine göre bazı farklarla çok değişiktir. Bununla beraber hepsi, incelediğimiz şekillere sokulabilir. Hükümdarlık, Oligarşi, Halk Cumhuriyeti.</p>
<p>Kendine özgü bir dine dayanan (teokratik) devlet vardır. Rus çarlığı ile Osmanlı saltanatı böyle idiler. Çar kilisenin reisi, sultanlar da halife unvanını takınmışlardı. Bununla beraber, dini siyasetten ayırmış, laik hükümetler vardır.. Hükümdarlıklarda, devlet başkanlığı makamına miras yoluyla gelinir. Cumhuriyet, milletvekillerinden oluşan meclisi ve belirli zaman için seçilmiş devlet başkanı ile, milli egemenliğin korunmasının en iyi kefilidir. Cumhuriyette meclis, Cumhurbaşkanı ve hükümet, halkın hürriyetini, güvenliğini ve rahatını düşünmek ve sağlamaya çalışmaktan başka bir şey yapmazlar. Çünkü bunlar bilirler ki, kendilerini iktidara ve yetkili makamlara belirli bir zaman için getiren irade ve egemenliğin sahibi olan milletir. Ve yine bunlar bilirler ki iktidara saltanat sürmek için değil, millete hizmet için getirilmişlerdir. Millete karşı durum ve vazifelerini kötüye kullandıkları takdirde, şu veya bu şekilde, kendilerini milli iradenin karşısında bulabilirler. Millet tarafından, millet adına, devleti idareye memur edilenler için, gerektiğinde millete hesap vermek zorunluluğu, laubalilik ve keyfi hareketle bağdaşamaz. Halbuki, kuvvetinin ve yetkisinin Allah&#8217;tan geldiğini ve yalnız ona karşı, ahirette hesap verebileceğini varsayan, devleti, memleketi, miras kalmış mal mülk gibi kabul eden bir hükümdar, her türlü kayıttan kendini affedilmiş görür. Böyle bir idarede, milletin benliği, hürriyeti söz konusu bile olamaz. Bundan dolayı yetkisi sınırlı bile olsa hükümdarlık şekli demokrasiye, milli egemenlik prensibine uygun değildir. Hükümetin belirli insanların, sınıfların elinde bulunması bile millet varlığının asla kabul edemeyeceği bir husustur.</p>
<p>Bütün milletin çoğunlukla, devlet idaresine katılmasına engel olan bu &#8220;oligarşi&#8221; usulü de bir grubun kendi çıkarlarını korumak için bütün millete ait egemenliği, zorla almasından başka bir şey değildir.&#8221;</p>
<blockquote><p><strong>1929</strong></p>
<p><strong>Medeni Bilgiler ve Mustafa Kemal Atatürk&#8217;ün El Yazıları, Ayşe Afet İnan, Türk Tarih Kurumu Yayını</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsan, Asker ve Baba Atatürk</title>
		<link>https://kemalataturk.net/anilari/insan-asker-ve-baba-ataturk/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Demiral]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Oct 2019 09:14:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Anıları]]></category>
		<category><![CDATA[1929]]></category>
		<category><![CDATA[Anılarla Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Asker ve Baba Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Emekli Albay]]></category>
		<category><![CDATA[Fuat Uluç]]></category>
		<category><![CDATA[G. M. K.]]></category>
		<category><![CDATA[Gazi Mustafa Kemal]]></category>
		<category><![CDATA[Genç Harbiyeliler]]></category>
		<category><![CDATA[harbiyeliler]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[stajyer harbiyeliler]]></category>
		<category><![CDATA[tren]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://kemalataturk.net/?p=4135</guid>

					<description><![CDATA[Fuat Uluç (Emekli Albay) anlatıyor: Asker, politikacı Atatürk, aynı zamanda iyi bir de baba idi. Çocuklarla yakından ilgilenirdi.&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Fuat Uluç (Emekli Albay) anlatıyor:</p>
<p>Asker, politikacı Atatürk, aynı zamanda iyi bir de baba idi. Çocuklarla yakından ilgilenirdi. Bilhassa askeri okulların talebeleri, en çok ilgilendiği kişilerdi. 1929 yılının bir sonbaharında trenle İstanbul&#8217;dan Ankara&#8217;ya dönmekteydi. Özel tren Hereke istasyonunda kısa bir duruş yapmıştı. Birden, Ata&#8217;nın gözü, istasyon meydanında silah çatmış istirahat eden er kıyafetli gençlere ilişti. Ve bunları bir el işareti ile yanına çağırdı. Koşuştular, trenin bir adım yakınında levent (yakışıklı) vücutlular sanki birden çakılıp kaldılar. Gözleri Atalarındaydı. Bir emir bekliyor gibiydiler.</p>
<p>&#8220;Siz kimsiniz, ne yapıyorsunuz burada?&#8221; Hepsi bir ağızdan gök gürültüsünü andıran bir haykırışla cevapladılar:</p>
<p>&#8220;Harbiye stajyeriyiz Paşam, manevraya gidiyoruz.&#8221; Fazlaca mütehassıs (duygulanan) olan Atatürk; Bu kısa duraklamadan faydalanarak:</p>
<p>&#8220;Size bazı şeyler söylemek isterim!&#8221; dedi. Bir an gözlerini onların üzerinde gezdirdi ve şöyle devam etti:</p>
<p>&#8220;Madem ki, zabit olacaksınız mesleğinizin size yüklediği sorumluluğu müdrik (idrak ederek) olarak çalışın. Kendinizi geleceğe ona göre hazırlayın; Türk tarihini tetkik ederseniz, göreceksiniz ki, bu millet ne zaman yükseldi ise Türk subaylarının omuzlarında yükselmiş, ne zaman düşmüş işe sabitlerinin çizmeleri altına düşmüştür.&#8221;</p>
<p>Harbiye talebeleri Ata&#8217;nın bu nasihatini büyük bir dikkatle ve &#8220;Hazır ol!&#8221; vaziyette dinlediler. Atatürk&#8217;ün gözleri denize dalmıştı. Tekrar ağır düşüncelerden sıyrılır gibi bir hareket yaparak:</p>
<p>&#8220;Sizin bir marşınız var, onu bana söyleyin.&#8221; dedi. Gençlerin marş bitince geri döndü ve arkasında bekleyenlere bir şeyler söyledi. Koşuşmalar oldu. Atatürk, tekrar pencereden dışarıya uzandığı zaman, elinde büyükçe bir paket vardı. Tren ağır ağır hareket ederken, Atatürk gençlere hitaben şöyle diyordu:</p>
<p>&#8220;Size bir şeyler ikram etmek isterim. Kusura bakmayın, yol hâli başka bir şeyim yok. Belki hepiniz sigara içmiyorsunuz, belki bir kısmınız içiyor, bir kısmınız içmiyor, ama bu sigara benim sigaramdır. Bundan hepiniz içeceksiniz. Sayıları az olduğu için de tabirimi mazur görün, onları nefes nefes içmenizi isterim.&#8221;</p>
<p>Genç Harbiyeliler hep bir ağızdan:</p>
<p>&#8220;Sağ ol Paşam!&#8221; diye bağırdılar ve Ata&#8217;nın attığı paketi havada kaptılar. Atatürk&#8217;ün bu sözleri üzerinden 33 yıl gibi çok uzun bir zaman geçmesine rağmen, o günleri yaşayanların kulaklarında çınlamaktadır:</p>
<p>&#8220;Nefes nefes içmenizi isterim!&#8221;</p>
<p>Tren uzaklaştıktan sonra, uzun uzun Ata&#8217;nın ardına bakan bizler, ne demek istediğini çözmeye çalışırken bir karışıklık oldu ve sigaralar kapışıldı. Bunlardan üç tanesi G. M. K. (Gazi Mustafa Kemal) markalı sigara, en kıymetli hatıram olarak kaldı.</p>
<blockquote><p><strong>Anılarla Atatürk, İstanbul Görsel Yapım Prodüksiyon</strong></p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
